Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Sonsuzluk (Osman Özeker)

http://blog.milliyet.com.tr/yasev

04 Eylül '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1284
 

Diyarbakırda araziye uydu

Diyarbakırda araziye uydu
 

Başbakan Erdoğan’ın Diyarbakır Mitingi günlerdir bekleniyordu.

Başbakan CHP ve MHP liderlerini gittiği şehrin coğrafyasına göre konuştuklarını, Tunceli de farklı, İzmir de farklı konuşmalar yaptıklarını söyleyerek eleştirmiş, kendisinin ise her coğrafyada aynı şeyleri konuştuğunu ifade etmişti.

Başbakanın Diyarbakır mitinginden önce MHP Genel Başkanı Bahçeli de Erdoğan’ı coğrafyaya göre farklı konuşmakla suçlayarak;

“Konya da, Kayseri de ifade ettiğin Türk milleti vurgusunu, üniter yapıyı, tek dil, tek bayrak söylemlerini Diyarbakır’da da söylemesi” gerektiğini, ancak, Erdoğan’ın buna cesaret edemeyeceğini ifade ederek, “bunları dillendirirse ben haksız olmaya razıyım” diyordu.

Dün herkesçe beklenen Diyarbakır mitingi gerçekleştirildi.

Başbakan Tayyip Erdoğan, Diyarbakır’da tam anlamıyla araziye uydu ve diğer kentlerde altını çizdiği birçok söyleme dün hiç değinmedi. “Türk milleti” diyemeyen Erdoğan, anayasa paketini önemli gördüklerini belirterek, 2011 yılı için bu paketin çok önemli olduğunu, demokratik özerkliğin kapısını açacak yeni anayasa sözü vererek MHP’nin tezini de ortaya koymuş oldu.

Sayın Erdoğan bu mitingde yine “Türk Milleti” kelimesini kullanmadı, üniter yapıya, tek bayrağa, tek dile de bırakın dokunmayı “teğet” bile geçemedi.

Diyarbakır’da Musa Anterden, Şivan Perver den, Ahmet Kayadan bahseden Başbakan, Diyarbakır Cezaevinin de kapatılacağını anlatarak Diyarbakırlılara mesaj vermeye çalışmış, 12 Eylülün Diyarbakır’daki izlerini sileceklerinin müjdesini vermiştir.

Başbakanın dünkü Diyarbakır mitinginde “açıkça” söyleyemese de, vurgulamaya çalıştığı;

Bu anayasa değişikliyle her şeyin bitmediğini, 2011 seçiminden sonra daha geniş tabanlı bir anayasanın temellerinin atılacağını, bu referandumla kapının açılacağını, Kürt açılımı ile ilgili yol hartasının çizilmeye devam edileceğinin mesajlarını vermeye çalıştığı anlaşılmaktadır.

Tayyip Erdoğan Diyarbakır mitinginde Ege de, İç Anadolu’da ve ve Karadeniz’de konuştuğu gibi konuşamadı. PKK'ya lanet okuyamadı. Genel Af istemediğini söyleyemedi. Ama PKK'lı Şivan Perver'i ve Ahmet Kaya'yı övdü. Kürtçe dil konusunda attıkları adımlardan bahsetti, özet olarakda Diyarbakır halkının hoşuna gidebilecek ne varsa anlatmaya çalıştı.

Bütün bu çabalar, dünkü mitingde söylenenler elbette ne BDP yi, ne PKKyı memnun etmiş gözükmüyor, Diyarbakır halkına Sayın Başbakan ne kadar mesaj verebildi, yörenin halkını ne kadar ikna edebldi onuda referandum günü göreceğiz.

Diyarbakır ve Güneydeğoğu halkı Pazar günü sandığa gider ve özgür iradesini kullanabilirse bu biraz da başbakanın sayesinde olacaktır.

Ancak, halk sandığa gitmez ve sandıkları boykot ederse boykot kararına uyarsa bu duruma da fazla şaşırmamak gerekmektedir.

Referandumla ilgili en kritik bölge olarak Güneydoğu Anadolu gelmektedir. Bir tarafta PKK ve BDP baskısı, diğer tarafta ise AKPnin çabaları yöre halkını sıkıntıya sokmuştur.

Referandum nedeniyle PKK tarafından “silahların 20 Eylüle kadar susturulduğunun açıklanması, Abdullah Öcalan, Murat Karayılanın “devletle görüşüyoruz” açıklamaları referandumla ilgili “gizli bir pazarlık” ihtimalini güçlendirmekte, son anda “el altından” evet oyu verilmek üzere BDP in tabanına mesaj vereceği birçok kesim tarafından dillendirilmektedir.

Başbakan Erdoğan’ın “ne pahasına olursa olsun” referandumdan “evet” çıkmasını istemesi, bu uğurda sanatçılara, sivil toplum kuruluşlarına, sporculara dahi baskı yapması ise demokrasimiz adına “üzülünecek davranışlar” olarak kayda geçecektir.

Dün yıllardır hayranlık duyduğum, sevdiğim eski GSli milli futbolcu Hakan Şükür de bu oyuna alet olması beni epey üzdü. İçimden bir ses “keşke Hakan bu siyasete alet olmasaydın” diyor.

Referanduma yaklaşık bir hafta kaldı ve liderler mücadeleye devam ediyor. Ancak AKP lideri Erdoğan ise tüm toplumu baskı altına almaya, her kesimi rengini belli etmeye zorlamaktadır. Kısacası bu referandumda iktidarın baskıları ve zorlamaları dikkatlerden kaçmamaktadır.

Birçoğunuz iyi bilirsiniz. Türk halkı asla zorlamalara ve baskılara fazla tahammül edemez. AKP iktidarının bu baskı ve zorlamaları geri teperse de hiç kimse şaşırmamalıdır.

Sonsuzluk (Osman Özeker) 04.09.2010

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Osman bey, yazınızı zevkle okudum ama en son değerlendirmenize katılamıyorum malesef! Türk insanı cahil, cahilin de en büyük özelliği "korkak" olmasıdır. Yeni "korku"lara dayanamamasıdır. Nasıl 2007 de TÜSİD ülkede istikrar bozulur dedi de millet "korktu" gitti tüm oyunu AKP'ye verdi ya.. İstikrarı korudu ya.. bunun da böyle olmayacağını kim garanti verebilir? Bakarsın 12 eylüle kadar, ingilizce olarak "aman öcü!" diye bir şeyler deniverir, şu senin bir şeyler beklediğin halk, yine "korku"yla başlar kaçacak delik aramaya.. Kurtuluşu da "evet"te buluverir:)) Olmaz diyebilir misin? Dileğim inşallah sen haklçıkarsın!Selamlarımla

Halil Güven (Sökeli) 
 07.09.2010 16:07
Cevap :
Halkın tercihi. artık yapacak fazla bir şey yok.Herkes kendi bacağından asılacak.ancak korkakların vebalinide herkes çekecek.  12.09.2010 14:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 286
Toplam yorum
: 233
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 3010
Kayıt tarihi
: 11.07.08
 
 

1949 Konya Ereğli doğumlu olup, halen İzmir'de oturmaktayım. A.Ü. Eğitim Fakûltesi mezunuyum  Ata..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster