Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Aralık '07

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
3581
 

Doğan Kardeş Dergisi

Doğan Kardeş Dergisi
 

kitap.gittigidiyor.com


60 lı yıllardı, ilkokuldaydım. O yıllardan aklımda kalan en hoş şeylerden biri Doğan Kardeş Dergisi'dir.

Özellikle ağabeyim, okumayı çok severdi. Sanırım dergiyi almaya da o başlamıştı. Doğan Kardeş'in yanısıra Resimli Tarih Mecmuası'nı da zevkle okurdu. Ben ise, o derginin sadece fotoğraflarına bakıp, Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın tefrikalarını okurdum. Diğer yazıları okumazdım, yazı dili bana göre ağırdı çünkü.

Ama, Doğan Kardeş'i okumaya doyamazdım. Aradan 44 yıl geçmiş olmasına rağmen, dergide yayınlanmış birkaç öyküyü hâlâ hatırlıyorum.

Doğan Kardeş Dergisi'nin yayın hayatına başlama tarihi 1945. Tam 33 yıl boyunca yayınlanmış. Okuma konusunda hiç de içaçıcı bir tablo çizmeyen bir ülkede, 33 yıl yayında kalabilmek muhteşem bir şey bence.

Aslında, derginin yayınlanma fikrinin altında bir dram yatıyor; Yapı Kredi Bankası'nın kurucusu Kâzım Taşkent'in oğlu Doğan'ın, yurtdışında bir gezi sırasında, çığ düşmesi sonucu 1939 yılında ölümü nedeniyle, anısını yaşatmak amacıyla yayınlanmaya başlamıştır dergi.

Doğan Kardeş; Suna Kan, İdil Biret, Müjdat Gezen gibi pek çok ünlünün de okuduğu bir dergiymiş. Bu yazıyı yazmaya başlamadan önce, internette yaptığım araştırmalarda rastladım bu bilgiye.

Dergide okuduğum ve yıllardır unutmadığım öykülerin değerini zaman içinde anladım. Aslında, biz çocuklara hissettirmeden, sağlam kişilikli, sevgi dolu, toplumda nasıl davranacağını bilen bireyler olmayı öğretiyormuş.

Örnekse; Öykünün birinde, annesinden sürekli bir şey isteyen çocuğa, annesi; ' Sihirli kelimeyi söylersen, istediğin şeyi vereceğim ' diyordu. Sihirli kelime ' Lütfen ' kelimesiydi.

Diğer bir öyküde ise; kendisine hiç mektup gelmediği için üzülen bir karınca anlatılıyordu. Karıncanın adı Cingöz Ali Navar'dı. Karınca, adını posta kutusunun üstüne kısaltarak CANavar diye yazmış, C.A.Navar diye aralara nokta koymadığı için de, postacı gerçekten bir canavarın evidir diye posta kutusuna hiç yaklaşamamıştı. Noktaları eklediği zaman, karıncaya mektup gelmeye başlamıştı.

Noktanın önemi, bir çocuğa ancak bu kadar hoş anlatılabilir. Ya da ' Lütfen ' kelimesinin.

Şu anda zevkle yazı yazabiliyorsam, doğru dürüst cümleler kurabiliyorsam; inanıyorum ki Doğan Kardeş Dergisi'nin bunda büyük payı vardır. Tabii, diğer büyük pay da, okumayı çok seven, bana bu yönde en güzel örnek olan ağabeyimindir...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Efendim, merhabalar; Ben de Doğan kardeş dergisi okuyucularındanım. Aldığım sayıları kendim ciltlemiş ve yine kendi ellerimle bir arkadaşa emaneten vermiştim, geri de gelmedi. Şu anda hiçbir sayısı yok elimde. 1969 yılına ait sayıları arıyorum. Çünkü o yıllarda ama sayısını hatırlıyamadığım derginin birinde HAVACILIK DESTANI isimli şiirim yayınlanmıştı. 3 yıldır arıyorum , bakmadığım yer kalmadı ama malesef bulamadım. Acaba sizin elinizde dergi kaldı mı diye bir ümitle sormak istemiştim. 1969 yılı şubat-mart-nisan-mayıs ayları sayılarının birinde ama hangisinde olduğunu bile tam bilmiyorum. Selam ve saygılarımla.

Recep Altun 
 27.12.2009 23:29
Cevap :
Recep bey, ne yazık ki elimde hiçbir sayısı yok derginin. Keşke olsaydı:) Derginin söylediğiniz yıla ait sayılarını sahaflardan bulabilirsiniz. İnternetten baktım 200 tl civarında fiyatları. Keşke elimde olsaydı da size verebilseydim. Selamlar, mutlu yıllar...  28.12.2009 13:45
 

Sevgideğer Tülin, Ben MB ailesine katılalı bir ay oldu daha. Doğan Kardeş'le, beni alıp harikalar ülkesine götürdünüz. Henüz üniversite öğrencisiyken Fransızca'dan Türkçe'ye çevirdiğim üç kitap, bölümler halinde yayımlanmıştı Doğan Kardeş'te. Biri resimli romandı. Sipru. Kaybettim, dergileri yıllar içinde. On yıl önce, bir gün, bir sahafta cilt halinde buldum o sayıları. Neden heyecanlandığımı öğrenince, sahaf benden 50 YTL istedi. Cebimde 3 YTL vardı. (milyon tabi) Ben de Beyazıt'taki il kütüphanesi'ne gittim, o sayıları buldum ve 2 YTL verip fotokopi çektirdim. Şu an o üç kitap dışında on (ciddi) çeviri kitabım var yayınlanmış. Ama ille de Doğan Kardeş ! İlle de bizim kuşak ! Sevgiler, saygılar.

zelinartug 
 30.07.2008 19:42
Cevap :
Fransızca ve çeviri konusunda size gıpta ile bakabilirim:) Doğan Kardeş kadar güzel, kusursuz bir çocuk dergisi yayınlanmadı henüz ülkemizde. Gerçekten bizim kuşak çok şanslıymış. Yayınlanacağı günü dört gözle beklerdik. Şimdi dizilerin yayın saatini bekliyor çocuklar:) Diğer kitaplarınızı merak ettim doğrusu. Sevgiler Antalya'dan...  31.07.2008 9:19
 

Benimde çocukluğumdaki en önemli okuma arkadaşlarımdan biridir Doğan Kardeş dergsi. İlk blog yazılarımdan birinde de konu olmuştur. Benim en çok aklımda kalan içindeki yazılardan çok son sayfasında yayınlanan, Gökler hakimi Gordon'un uzay meceralarıdır. Bana uzayı sevdirmiş en önemli öge Doğan Kardeş dergisidir ve bu sevgi Bilim Teknik dergisiyle yer değiştirmiş bugünlere kadar da gelmesine sebep olmuştur. Bende Doğan Kardeş dergisine gönülden müteşekkir olanlardanımdır. Sevgi saygılarımla..

Ermert Revsen 
 16.12.2007 19:02
Cevap :
Bilim ve Teknik dergisi konusunda da hemfikiriz. Tabii onu ileri yaşlarda okumaya başladığım için, dergi okuma zevkini ilk kez Doğan Kardeş'ten aldığımı yineleyeceğim. Saygılar...  16.12.2007 21:19
 

Bize de alınırdı Doğan Kardeş. Öyküleri hatırlamıyorum. vardı güzel öyküler ama o zaman özendiğim çocuk sanatçıların ismi işlemişti beynime. Nevbahar ve Neveser Aksoy kardeşler, Bedri Baykam.Daha o yıllardan sanat insanı olacağı belli olan bu yaşıtım yaratıcı çocuklara nasıl özenirdim. Sanırım o özenle Alman hükümetinin bir yarışmasını kazanmıştım da sergilenmişti yaptığım suluboya. Sınırda gözlem kuleleri. Berlin duvarı ile ilgili bir yarışmaydı galiba. On yıl kadar önce FMV'nın fuayesindeki galeride açılan bir karma resim sergisinde rastlamıştım Nevbahar Aksoy'a. Tanışmıştık. o zamanlar e-mail filan pek yaygın kullanılmıyordu. Onun da kuşlarla ilgili tabloları vardı. Güvercinler. İnsanın çocukluğunda idolleştirdiği kişilerle karşılaşıp konuşması öyle güzel bir duygu ki betimlenemez. Epeyce sohbet etmiştik. Kırmızı şarap da vardı. Güzel bir açılıştı. Bana tüm güzel anıları hatırlattınız Doğan kardeş deyince. selam ve sevgiler

Ezgi Umut 
 16.12.2007 17:23
Cevap :
Aslında birkaç öyküden fazlasını hatırlıyorum ben. Odasının duvarına fresk yapan çocuğu, gökten yağan obleki, bir çocuğun ipuçları yazılmış pusulaları bularak, kendisine alınan hediyelere ulaşmasını vb. Derginin, sizi de, yarışmaya katılacak kadar etkilemiş olması harika değil mi? Sevgiyle...  16.12.2007 21:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 261
Toplam yorum
: 2348
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2110
Kayıt tarihi
: 23.07.07
 
 

1954 Antalya doğumlu ve Antalyalı'yım. Ülkemin ve özellikle bu şehrin sevdalısıyım. Sanatın pek çok ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster