Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Efsane FB 1907 Baterist Metin

http://blog.milliyet.com.tr/efsanefb1907

22 Eylül '08

 
Kategori
İftar Sofraları
Okunma Sayısı
3681
 

Dört Çeşit Sofra

Dört Çeşit Sofra
 


Osmanlı sofraları, dört ayrı başlık altında toplanırdı ve her sofranın da kendine özgü, birbirinden farklı kuralları vardı... Bunlar, Aile Sofrası, Misafir Sofrası, Toplu Yemek Sofraları ve İmarethaneler'di...


Aile Sofrası...

Bu sofrada, "Kuşluk Yemeği" ve "Akşam Yemeği" olmak üzere günde iki defa yemek yenirdi. Yere yayılan sofra örtüsünün üzerine, tahta bir yer sofrası konurdu ve onun da üzerine bir sini yerleştirilirdi. İlk yemek, büyükçe bir bakır kâse ile siniye konulan çorbaydı...


Besmele ile başlanan yemekte pek konuşulmaz, yüksek sesle gülünmez, ağız şapırdatılmaz ve yemeği beğenmeme durumu kesinlikle beyan edilmezdi. Ekmek koparılarak, yemek aynı kaptan çalakaşık usulü yenirdi. Çorbadan sonra ailenin maddi olanaklarına göre bir et yemeği, yanında pilav, ardından soğuk bir yemek ya da börek, son olarak da tatlı veya meyve sofraya gelirdi...


Yemeğin sonunda baba şükür duası eder, herkes tuzluktan bir tutam tuz alarak ağzına atar ve anneye ya da yemeği pişirene teşekkürler edilirdi. Yemeğin ardından evin genç kızı kahve yapar, sofrayı kaldırdıktan sonra yerde ekmek kırıntısı kalmamasına bilhassa çok dikkat edilirdi.


Misafir Sofrası...

Bu sofrada ise yakın arkadaşlar, akrabalar, komşular ya da Türk Kültürü'nün önemli kavramlarından biri olan "Tanrı misafiri" bulunurdu. Davetlilerin yakınlığına göre erkek ve kadın sofraları ayrı ayrı ya da aynı odalarda olabilirdi. Bu sofralarda misafirlere, "tatlı yiyelim, tatlı konuşalım" düşüncesinin bir göstergesi olarak öncelikle, birer kaşık bal veya reçel sunulurdu...


Tıpkı Aile Sofrası gibi, Misafir Sofrası'nda da çorbanın ardından, ailenin maddi durumuna bağlı olarak et çeşitleri, börek, pilav, tatlı veya meyve sıralaması ile devam edilirdi. Yemek bittiğinde sofranın en yaşlısı dua eder ve yemeği hazırlayana teşekkür edilirdi.


Toplu Yemek Sofraları...

Bu sofralar asker ocağı, tekke, dergâh ve zaviyelerde, okullarda, kervansaray ve hanlarda kurulurdu. Bu sofraların giderleri genellikle vakıflardan karşılanırdı. Yemek vakti bir yemek görevlisi herkesi yemeğe çağırır, çağrıyı duyan sofradakileri bekletmemek için ellerini yıkayarak hemen yemekhaneye giderdi...


Belli bir hiyerarşiye göre oturulan bu sofralarda Aile Sofraları'ndaki kurallar aynen geçerliydi ve bu sofralar doğal olarak erkek sofralarıydı.


İmarethaneler...

Bunlar, yoksullara parasız yemek vermek amacıyla açılmış olan hayır kurumlarıdır. Bu geleneğin kökeni İslâm'da yer alan fitre ve zekât gibi dini vecibelere dayanır...


İmarethanelerin giderlerini zenginlerin oluşturduğu vakıflar karşılardı. O dönemde yalnızca İstanbul'daki imarethanelerde, günde en az 4-5 bin kişiye yemek verilirdi. Bayram ve şenlik günlerinde ise bu rakam daha da artmaktaydı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Demek ki o zamanlardan sofra kuralları belirliymiş ve çok da doğru konulmuş :) Sevgiler.

Baterist Kızı Melisa 
 22.09.2008 18:43
Cevap :
Her şeyin iyisi ve doğrusu eskidenmiş, bozuluyor gitgide... Sevgiler...  24.09.2008 1:00
 

Çok güzel bir konu sağol arkadaş... Benim mesajıma cevap yazmamışsın?

Alyoşa-Sevmek Güzeldir. 
 22.09.2008 18:34
Cevap :
Sen de sağol arkadaşım, bir sorun yok umarım... Teşekkürler, sevgiler...  24.09.2008 0:58
 

OSMANLI MUTFAGI icinde GECMiS BiR TAKIM HiKAYELERi COK UFAKDA OLSA BAZI ANILARIMIN icinde..! (1893-1961) DEDEMLERiN EVi TAM 12-ODALI icinde BUYUK BiR AVLU ve iCiNDE HAMAMI,BUYUK BiR MUTFAK BiR OGUNDE 35-50 KiSiYE AYNI ANDA YEMEK VEREBiLECEK KAPASiTEDE,BiR OTURUSDA 16-KiSiYE AYNI ANDA SERViS YAPILABiLECEK BUYUK BiR YEMEK ODASI...(Masa ve sandalyeleri ile) FAZLA MiSAFiR OLUNCA YERLERE KURULAN OZEL SiNi YER SOFRALARI...HALA GOZUME CANLANIR BU OSMANLI USULU SOFRALAR..! ORNEK BiR MENU *CORBA*ETLi YEMEK*PiLAV veya MAKARNA*SALATA*ZEYTiNYAGLI YEMEK* TATLI veya MEYVA BU YEMEKLER KESiNLiKLE ALKOLSUZ OLURDU..! CUNKU RAHMETLi DEDEMiN 5-VAKiT NAMAZI VARDI.(Cok muhafazakardi) ANCAK COK SIKDA GiYiNiRDi,KOSTEKLi CEP SAATi ile .:-)))) SEVGiLER ve SELAMLAR..! (01-FB-ADANA/TR)

Necip Köni - Adana / TR 
 22.09.2008 2:28
Cevap :
Necip Bey, ne kadar güzel anlatmışsınız o dönemleri... Yorumunuzla yazıya renk vermişsiniz, ışık tutmuşsunuz, eksik olmayınız... Teşekkürler ediyorum efendim, saygılar, sevgiler...  24.09.2008 0:57
 

Osmanlı Döneminde anlattığınız bu yemek çeşitleri, varlığını halâ kırsal kesimlerde sürdürüyor. Çocukluğumu anımsattığınız için teşekkürler. Kaleminiz daim olsun.

Ayten Dirier 
 22.09.2008 0:27
Cevap :
Hoşgeldiniz Ayten Hanım... Sizin tarifleriniz de benim iştahımı kabartıyor bilesiniz :-)) Ben teşekkürler ediyorum alâkanıza, saygılar, sevgiler...  24.09.2008 0:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1907
Toplam yorum
: 4304
Toplam mesaj
: 437
Ort. okunma sayısı
: 2901
Kayıt tarihi
: 28.07.07
 
 

03 Şubat 1967 İstanbul doğumlu, romantik bir müzisyenim işte... Müzik, bateri, spor, Fenerbahçe, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster