Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Eylül '11

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
547
 

Dost musun, adam mı?

"Dostumun dostu dostumdur."

Bu güzel bir duygu, sevdiğiniz insanın sevdiğine sevgi göstermek sevginizi zenginleştirir.

Bu söze farklı bir açıdan geri dönmek üzere başka bir konu açalım:

İnsanlar arasındaki iyi ilişkilerin temelinde çıkar dengesi yattığına inanıyorum.

Bu çıkar dengesini, altruizme karşı ileri sürülen, yaptığımız iyiliklerin altında kendi incelmiş çıkarlarımız vardır şeklindeki yaklaşıma bağlamıyorum. Bu ayrı bir konu. Çünkü bu tüm insan eylemi için sözkonusu edilen bir sav.

Çıkar dengesi dediğim şeydeki çıkar lafı, çok daha düz anlama yakın olarak  çıkar anlamına gelir.

Ama dikkat, onu, kurnazca ulaşılmak istenen çıkardan da ayırıyorum.

Toplumsal yaşantılar makul çıkar birlikleri üzerinde kurulur aslında. Zamanla kültür yaratır, bu nedenle tinsel ve manevi çıkarlar da oluşur.

Sivil toplum düzleminde kullanılan çıkar birlikleri diye bir kavram vardır. Belli bir konuda, ortak çıkarları ya da ona yakın anlamda yararları olan kişiler bir araya gelirler. Bu gayet makul ve normaldir.

İşte bizim, kişisel arkadaşlıklarımız, ilişkilerimiz, hatta sevgili ilişkilerimiz de bu tür çıkar birlikleridir.

Sevginin, iyi ilişkinin kaynağında bu vardır. Biz çıkarımız, yararımız (siyasal, sosyal, kültürel, dini, milli, kişisel vs.) olan kişilere sempatiyle bakarız, onları severiz. Onlara sempati duyduğumuz için yarar elde etmeyiz. Ya da onları sevdiğmiz için sonradan onun sağladığı sevgi olanaklarını yaşamayız.

Biz yararımız olan insanları severiz ve sempati duyarız.

Bu nedenle dostumun dostu dostumdur lafı, o üçüncü kişiyle de bir çıkar birliği kurulmadıkça, safsata olur. Ortadaki kişiyle diğer iki kişinin çıkar birliği farklı olduğu için, bu çıkar birliği diğer iki kişiyi iyi ilişkiler içine sokmaz, bunun dışında mutlaka yeni bir çıkar birliği kurulmak zorunda. Bu olmadığı takdirde, kıskançlık, tartışma, dedikodu süreçleri başlayacaktır.

Bu tür ilişkilere baktığımız zaman, çeşitli mekansal zorunluluklar taşıdığını görürüz.

Okulda, işyerinde, mahallede, apartmanda vs. insanlar ilişkilerini kurarlar. Çıkar birliklerinin zeminini bu mekanlarda bulunma nedenleri oluşturur. O her ne ise, onun etrafında dostluklar ve ilişkiler kurulur. Birbirlerine yarar sağlayarak orada bulunma nedenlerini ifa ederler.

Yaşadığınız bir şeydir, hayatınızdaki çeşitli kopuşlar olduğunda, geçmişteki mekanlarda kalan ilişkilerinize karşı bir uzaklaşma, yabancılaşma ve soğuma hissedersiniz. O kişilerle bir süre sonra, zar zor görüşmek istersiniz, görmek, sesini bile duymak istemezsiniz, çünkü size bir anlam ifade etmez artık. O ilişki tüketilmiştir.

O ilişkinin tükenmesinin nedeni o mekansal zorunluluklardan gelen çıkar ilişkilerinin artık bitmiş olmasıdır.

Bu türden kurulmuş ilişkilerde insanlar çıkar birliğinin içindeki kalan kişileri korumak adına -çünkü orda hala bitmemiş bir çıkar var- diğer kişilere haksızlık yaparlar. Dikkat, yapabilirler değil, yaparlar!

Bu zorunlu, çünkü yabancı biri sözkonusu, ondan bir çıkarınız yok, ama öte yandan, can dostunuz(!) yakın arkadaşınız(!)  var, ondan çıkarınız var, bu çıkar çatışması içinde kurulu bir durum içinde olduğunuz için, üçüncü kişiye, çıkar ilişkinizi korumak adına, bir tercih durumu oluştuğunda haksızlık yaparsınız.

Hayat sadece bu kadar değil ama. İlişkilerinizi çok daha evrensel değerler, ilkeler temelinde yürütmeyi seçebilirsiniz. Çıkar birliğine dayalı ilişki kurmanız kaçınılmaz olsa da, çünkü toplumsal yaşantı bunu gerektirir, bu evrensel değerler ve ilkeler ile bağdaştırarak bu llişkilerinizi yürütebilirsiniz.

Birini seveceğiniz zaman, size sağlayacağı yararlar için değil de, onun sahip olduğu değerler için seversiniz.

Böyle biri, sırf tanıyorum, arkadaşım diyerek onun haksızca lehine olacak, ama hiç tanımadığı birinin, sırıf tanımıyorum diye, haksızca aleyhine olacak bir eylemi yapmayacaktır.

Gerçek insanlık budur, arkadaşını dostunu kollamak değil, doğruyu, hakikati, evrensel değeri korumaktır.

Kişisel çıkarlar sizi sürdürür, laylaylom iyi ilişkileriniz olur belki, ama evrensel çıkarlar -ki artık çıkar olmaktan çıkar- olmazsa ruhunuzu öldürür.

Böyle bir insan olmanın gerekli ve yeterli koşulları nelerdir? Onu geçelim şimdi.

Ben bir insanın adam olup olmadığına, arkadaşına ne kadar önem verdiğine göre değil, arkadaşına kıyasla arkadaşı olmayan birine ne kadar adil davrandığına göre karar veriririm.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 466
Toplam yorum
: 945
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 955
Kayıt tarihi
: 21.10.07
 
 

Ankara'da yaşıyorum. Çeşitli güncel konularda, zaman zaman "Neden olaya böyle bakılmıyor?" diye d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster