Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Kasım '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
365
 

Dubai bir zamanlar dutluktu...

Aşırı borçlanmaya dayalı büyüme modelinin iflasına Dubai sayesinde yakından şahit oluyoruz. Ödemelerini Mayıs-2010'a kadar ertelediğini ilan eden emirliğin başlattığı sarsıntı bayram telaşı arasında kayboldu.Finansal krizi, olmayan varlıkları kredi piyasasında türev ürün olarak satarak başlatanlara benzer şekilde El-Maktum mali gücünün çok ötesinde bir yükün altına girmiş. Krizin yeni safhası böylece başlamış oldu. Türkiye piyasası yaşananlara Salı günü tepkisini gösterecek. Ben, dolar kuru ve faizde yukarı yönlü, borsada aşağı yönlü hareket bekliyorum. Yakın zamanda mali sıkılaştırma tedbirlerine ek olarak sert parasal önlemler gelecek.

Şimdi zurnanın zırt dediği yere gelelim. Ne zamandır fakir gibi kazanıp, zengin gibi harcadık. Dubai Emirliği, bilinen en temel iktisat kuralından muaf olmadığımızı bizlere bir kez daha hatırlattı. Bireyleri israf edercesine tüketmeye çağıran neo-liberal ekonomik politikalar iflas etti işte. Üretim altyapısını verimli kılmayıp, eğitimli insan kaynağı yaratamayanlar buhranı daha şiddetli hissediyorlar. Çünkü bilimsel bilginin varolup, özgürce üretildiği toplumlar gerçek tedbirleri almaya muktedir.

Krizin anavatanı olan ABD'nin ise bu süreçte gelişmiş ülke sayılıp sayılmayacağı tartışılır. Başta Hazine ve FED olmak üzere önemli kurumlar gereken basireti gösteremediler. Bu fırtınadan en fazla etkilenen diğer ülkenin İngiltere olması mali derinliğinin ötesinde yükümlülük altına girdiğini gösteriyor. Her iki devlet de 11 Eylül Saldırıları'ndan sonra Irak ve Afganistan işgallerine birlikte karar verdiler. Savaş ekonomisinin getirdiği ağır yük, borçları ve durgunluğu had safhaya ulaştırdı. Üretimlerini adilce paylaşamadıkları gibi aşırı borç yükü yeni enstrümanlar yaratma ihtiyacını doğurdu. Batan firmaların zehirli varlıklarını mortgage kredileri üzerinden sokaktaki vatandaşa verilen para oluşturuyordu. Millet borçlu, devlet borçlu hep beraber batamayız deyip, tedbir paketlerini Eylül 2008 tarihinden itibaren yürürlüğe koymaya başladılar.

Bu fırtınalı sularda savrulan Türkiye gemisi başıbozukluğun en somut örneğini sunuyor. Olmayan varlıkları halka satanlara benzer biçimde, ekonomik krize çare bulamayan siyasiler içi boş açılımları bizlere okutmaya çalışıyorlar. 2006 yılından beri geliyorum diyen durgunluğu uyutmaya kalktıkça sorunlar daha da içinden çıkılmaz hale geldi. Derin darbenin tsunami etkisi henüz yaşanmadı.2010 yılında bu dalgayı bekleyebilirsiniz. İnşallah, yanılmak üzere...

www.radikal.com.tr

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

inşallah yanılırsınız son cümlenizde dediğiniz gibi...

akkin 
 30.11.2009 13:21
Cevap :
Zaman haklıyı gösterecek.2010 yılının daha zorlu geçeceğini tahmin ediyorum.  30.11.2009 19:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 93
Toplam yorum
: 47
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 458
Kayıt tarihi
: 09.06.09
 
 

21-07-1973 tarihinde İstanbul'da doğdum. M.Ü. İletişim Fakültesi Radyo-T.V. Bölümü'nden 1995 yılı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster