Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Nisan '07

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
4371
 

Dün gece hiç tanımadığım bir erkeğe...

Dün gece hiç tanımadığım bir erkeğe...
 

Türk edebiyatı (!) ve dahi sanat sayfalarını süsleyen böyle bir şarkı sözüne de sahibiz. Biz alemiz. Değişik tatlı bir milletiz aslında...

Yaşsız kadın, eşsiz kızıl Leman Sam söylerdi. Hala da söylüyordur belki.
"Dün gece hiç tanımadığım bir erkeğe sırf sana benziyor diye, usulca sokulup merhaba dedim"

Bre bre bre....

Yani bir derdi anlatmak için ihtiyaç duyulan şarkı sözü bu kadar mı uzun olur. Bu söze mi beste yaptılar, besteye uysun diye mi bu kadar uzattılar bilemem ama asıl beni hayrete düşüren, şarkı sözündeki bu eylemin, ülkemiz sınırları dahilinde -bu duhule Şehr-i stanbul da dahil- hangi umuma açık bir mekanda mantıklı bir açıklamasının olacağıdır?

Düşünün bir erkeksiniz; yanınıza orta yaşı aşmış, hoş, uzun kızıl saçlı bir bayan gelip usulca sokularak-tan üstüne bir de, size "merhaba" diyor...

Bu eylemin gerçekleştiği mekan şarkı sözünde belirtilmiyor, dinleyicinin hayal gücüne bırakılıyor. Ben ( bir dinleyici) bu şarkıyı duyduğumda aklıma bir bar taburesinde oturan erkek geliyor ( usulca sokulunan)...

Hani daha bir mantıklı canlandırma olduğu için midir nedir? Gece, eski aşkı yüzünden perişan olmuş bir kadın, bir iki tek için bara gider gibi... mesela...
Başka bir mekan senaryosu gözünde canlanan var mıdır bilmiyorum ama misal, herhalde şehirlerarası yollardaki kavun sergilerinden koklaya koklaya kavun seçen bir adamın yanında, aniden arabayı durdurup inip de merhaba diyen bir kadın gelmiyordur gözler önüne...

Evet, diyelim barda esas kadın yardımcı oyuncumuza merhaba diyor ve ardından da "tanıdık bir yüz aradım, bakışları sen değil, tanıdık bir cümle aradım, seninkiler değil" gibi de devamı var şarkının; sonra?

Yani böyle bir sarkastik durumda, hele de barda yalnız oturan bir erkekten ne tür bir cevap alabilirsiniz...

Önce usulca sokul, merhaba de, adamın -aldığı alkolün de etkisiyle zaten- dünyasını şaşırt... Sonra bir pardon bile demeden, eski sevgiline benzemiyormuş diye yanından çek git... Bir de üstüne adamcağıza dayılan: "Ne o sözler gevelediğin, duymaya alışık olduğum bunlar değil" de...

Valla adamın ( pardon kadının) bar çıkışı ifadesini alırlar gibime geliyor. Üçüncü sayfa haberi olursun. Hiç olmadı, ertesi sabah uyandığında "burası neresi, ben neredeyim" sorularına çoktan seçmeli şık arasın.

Üstelik başından geçen bu dramatik geceyi tutup da eski sevgiline anlatma gafletine düşersen, adamın sana vereceği belki bir ikinci şansı da kaybedersin.

Çok modern, çağdaş bir iletişim şekli olarak belki -zaman değişti- kabullenilebilir ancak hala ortalarda bu masum yaklaşmaları yanlış değerlendiren insanlar yok değil. Yeni moda vodafon reklamlarında her ne kadar bir balo sahnesinde kırmızı tuvaletli cazibe, yakışıklı romeoyu dansa davet edebiliyorsa da "o ancak reklamlarda" oluyor diyeceğim...

Hani havuz kenarında yayım yayım yayılan vahşi hayat hayvanlarının Schweppes muhabbeti ütopyası gibi.

......

Bodrum- İstanbul arası karayolunda bir çift dostumun arabasının arka koltuğunda dinledim bu şarkıyı geçenlerde. Herhalde en son 20 yaşımda duymuştum. Hala dinleyip hislenenler var sanırım. 700 km lik yolda haliyle üç dört tur attı şarkı cd çalarda.

Ben kasıldım, sıkıldım dinlemekten; içim gevredi. Böyle bir yazı yazdıracak kadar dinledim yani düşünün...

Üzerinde "düşündürttü" yani...

Milas’a yaklaşırken neyse ki yerel bir radyo yayınına geçtik, sarmısaklı, yumurtalı, mevsim otları ile kavurmalı bir yemek tarifi verdiler yayında.

O yemeği yapıp yedin mi zaten, değil bir erkeğe usulca sokulmak, mahallesinden bile geçemezsin...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Valla eğlendim okurken, hayret yani:) Bir blogger (onur) sağolsun bana yorum yazmış , "Şebnem Aybar'la birlikte bu muhitin en iyisi olarak görüyorum sizi." diye. Ben beğendim yazılarınızı:)

gözdeK 
 31.05.2007 14:16
Cevap :
:))) Sağolsun Onur beni çok onore eder :)... teşekkürler yorumunuza. Uzun süredir giremiyorum blog sayfalarına, sizi okuyacağım. Sevgiler...  01.06.2007 11:54
 

Ben de yıllardır bu şarkıda kilitli kalmış kadını loş, nezih bir bar taburesinde canlandırıyorum zihnimde. Şarkının tüm sözlerini hatırlayamadım acaba bir yerinde bunu düşündürecek bir şeyler mi söylüyor, yoksa klibini mi barda çekmişlerdi? Leman Sam demişken, Şevval Sam'ın harika bir albümü çıktı, Türk Müziği sevenlere şiddetle tavsiye ederim.

Kapaparantez 
 08.04.2007 12:09
 

Çok abartmışsınız Şebnem Hanım... Niye bar taburesine takılı kaldınız ki? Aynı sahneyi bir başka yerde de canlandırabilirsiniz gözünüz de... Bu biraz niyete bağlı... Örneğin sahil kıyısında denizi seyreden bir adam!.. Düşünsenize... Adam arkadan tıpkı sevdiğiniz adama benziyor... Ve sırf ona benzediği için, “sevdiğin adamsa” zaten hiç aklından çıkaramadığın için usulca merhaba dediğini, sonra sevdiğin adam olmasa bile hayatının aşkıyla tanıştığını... Ne güzel bir duygu... olamaz mı yani... Bence olabilir... Ben çok severim… de büyülü aşk masallarını... bu şarkıda bana o büyülü aşk masallarını çağrıştırıyor.... Seviyorum yani... Sevgiyle....

Ayrıntıda gezinmek 
 07.04.2007 13:04
Cevap :
:)) tabi... Şimdi bana "neden bar taburesine takılı kaldınız" diyen birine ben de, "sizin deniz kenarına takılı kalmanız gibi bir durum zaar" diye cevap yazabilirim ama yazmıyorum ... mesela, evet bu da başka bir mekan senaryosu, saygı duyuyorum...sevgiler  07.04.2007 13:43
 

:))) bir şarkı , evet güzel bir melodisi olan şarkı. Ama bir bar yerine bir başka yerde olaylar gelişirse? o zaman bar çıkışı ifade alma olayı olmaz sanırım. Ve sonra kadın ve erkek eşitliği vardı hani, yok mu ?sadece erkekler mi çapkınlık yapıyor, sevdiğini birilerine benzetiyor ? kadınlar yapmıyorlar mı veya yapamazlar mı ? uzun sorular ve cevaplar.. ama bir şarkıdan güzel bir yazı çıkartmışsınız, gülümseterek okuttunuz :) sevgilerimle..

erol aslan 
 07.04.2007 13:01
Cevap :
:)) çok hoş diğer yorumda da başka mekanlardan bahsediliyor. Ne çok bağımlısı varmış bu şarkının hay elimi eşek arısı soksun :) Kadın erkek eşitliği....sorular...cevaplar ??? Bu kadar ciddi yazmamıştım yazıyı :) gülümsetmek hoşuma gitti...Çok da güzel gülüyorsunuz ayrıca, benim de bu görüntüye katkım olduysa ne mutlu...sevgiler  07.04.2007 13:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 136
Toplam mesaj
: 40
Ort. okunma sayısı
: 1660
Kayıt tarihi
: 10.01.07
 
 

1967 doğumlu. İ.Ü Psikoloji lisans, İ.Ü Davranış Bilimleri Yüksek Lisans eğitimi aldı. Halkla ilişki..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster