Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Mart '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
703
 

Dünya Sultan Süleyman’a kalmadı

Dünya Sultan Süleyman’a kalmadı
 

Resim:http://www.haberciniz.biz/haber/erdogandan-anayasa-icin-tarih--781660.html


Goethe: “2000 yıllık geçmişini bilmeyen insanlar günü gününe yaşıyor demektir” diyor. Başbakan Sayın Tayyip Erdoğan’ın; “28 Şubatın 1000 yıl sürmeyeceğini, dünyanın Sultan Süleyman’a kalmadığını” söylediği konuşması bana bir öyküyü anımsattı.

“Birkaç yüzyıl önce Papa bütün Yahudilerin Roma'yı terk etmeleri
gerektiğine karar verir. Doğal olarak Yahudi toplumundan büyük bir tepki
gelir. Bunun üzerine, Papa ile Yahudi toplumundan önde gelen birisiyle karşılıklı
dini bir müzakere yapmalarını önerir.
Yahudiler kazanırsa kalacaklar, Papa kazanırsa gidecekler. Yahudiler
çaresiz kabul eder ve temsilci olarak Moiz'i seçerler. Ancak Moiz'in Papa ile
aynı dili konuşamaması nedeniyle müzakere de konuşmak yerine sadece işaret dilinin kullanılmasını teklif ederler. Papa kabul eder. Müzakere günü geldiğinde iki taraf karşılıklı yerlerini alırlar ve karşılıklı olarak bir süre bakıştıktan sonra Papa elini kaldırarak üç parmağını gösterir.
Buna karşılık Moiz tek parmağını kaldırır.
Papa parmaklarını sallayarak başının etrafında çevirir.
Moiz ise parmağıyla yeri işaret ederek oturduğu yeri gösterir.
Papa yanındaki çantadan bir parça ekmek ve şarap çıkartınca
Moiz de bir elma çıkartır.
Bunun üzerine Papa ayağa kalkarak:
"Ben pes ediyorum, Yahudiler kalabilirler" der.
Müzakere sonrasında Papa'nın etrafına toplanan kardinaller Papa'ya ne
olduğunu sorduklarında Papa;
- Ben önce 3 parmağımı gösterip Kutsal Üçlüyü işaret ettim.
Buna karşılık o bana tek parmağını gösterip her iki dinin de tek
tanrıyı tanıdığını söyledi. Ben parmaklarımı sallayıp başımın etrafında çevirerek tanrının bizim etrafımızda olduğunu gösterdiğimde o da oturduğu yeri işaret ederek tanrının onların durduğu yerde de olduğunu işaret etti. Ben kutsal ekmek ve şarap çıkartıp tanrının bizim günahlarımızı bağışladığını göstermek istediğim zaman da hemen bir elma çıkartıp bana ilk günahı hatırlattı.
Herifin her şeye bir cevabı var... Ne yapabilirdim ki?
Aynı sırada Yahudi cemaati de Moiz'in etrafını sarmış ona nasıl
başardığını soruyorlardı. Moiz:
- Önce bana 3 parmağını gösterip 3 gün içinde burayı terk etmemizi
istedi. Ben de ona bir tekimizin bile ayrılmayacağımızı söyledim. Sonra bütün
şehrin Yahudilerden temizleneceğini söyledi. Ben de, hiç bir yere gitmeyip
olduğumuz yerde kalacağımızı söyledim.
- Sonra ne oldu? diye kalabalık heyecanla sordu.
- Valla, sonrasını ben de pek anlamadım. Adam biraz hiddetlendi ve öğle
yemeğini çıkarttı. Bunun üzerine ben de benimkini çıkarttım.
Hepsi bu!”
İnsanların ne konuştuğu değil ne anladığı önemlidir. Ya seni anlayan biri ile konuş, ya da anlaşılmıyorsan sus ki, konuştuğun kişiye bir de kendini anlatmak zorunda kalmayasın!
Bu öykü aklıma geldikçe kendi kendime soruyorum; “Biz kurumlar arası çatışma var diyenlerin sözlerini yanlış mı anlıyoruz? Acaba tüm bu olanlar, yargıdaki, TSK deki, meclisteki konuşmalar davranışlar bizim anladığımız gibi mi? Yoksa anlatılan farklı mı?” Bir türlü bunun gibi birçok soruya yanıt bulamıyorum ve sorular, yanıtlar beni çok yordu, bitkin düştüm…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 222
Toplam yorum
: 475
Toplam mesaj
: 117
Ort. okunma sayısı
: 1350
Kayıt tarihi
: 22.07.06
 
 

Matematik öğretmeniyim. Liselerde okutulan MEB Talim Terbiye Kurulundan onaylı matematik ders kit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster