Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Kasım '11

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
3503
 

Dünya'ya neden geldik?

Dünya'ya neden geldik?
 

Hayata kendi seçimimizle gelmemiş olsak da gelmiş bulunduk bir kere. Geri dönüşümüzün mümkünü olmadığına göre her ülke insanı kendi kültür-inanç ve sosyo ekonomik koşullarda yaşamak zorundayız.

Peki, yedi milyar insan insan olarak yaşayabiliyor mu?

Bu sorunun cevabı oldukca karmaşıktır. Neye göre, kime göre, hangi ideallere göre yaşamak olduğunu bilmeden bir bölüm dünya insanı, "Nefes almak yaşamaktır" ilkesiyle yaşarken, bir bölüm dünya insanı meta'yı ilke edinerek yaşamayı yeğliyor. Bir diğer bölüm duyguları ilke edinmiş, aşk ile, sevgi ile yaşamayı seçiyor..

Dünya'daki bir bölüm insan, "Güç bende, öyleyse varım" derken, bir diğer bölüm "Düşünüyorum, öyleyse varım" ilkelerini savunurken, bir başka bölüm, "Seviyorum, öyleyse hem güçlü hem de varım" diyebilmekte.

Oysa, sevgi de güç de tek başına, insan gibi yaşamamıza yeterli olamıyor. İnsan gibi yaşamamızın olgusu doğa ile bütünleşmekten geçer.

Hangimiz doğadaki bitki örtüsünden haberdarız? Doğada kaç binlerce bitki çeşidi olduğunu sayabiliriz?

Ya canlılar?..

Evren üzerinde ne kadar canlı yaşadığını, kaç çeşit böcek, kaç çeşit kuş, yırtıcı hayvan yaşadığını, nasıl beslendiklerini, ömürlerin ne kadar olduğunu bilen var mı?

Med-cezirler, yağmur, depremler nasıl ve neden meydana geldiğini merak ediyor muyuz?

Hayır!.. Kocaman hayır!..

İnsan, toprağa dokundukca ancak insan olabilir. Tabiatı-doğayı tanıdıkca insan bütünlüğünden söz edilebilir ancak.

Sadece yemek için, uyumak için, egolarımızı tatmin etmek için dünya'ya geldiğimizi düşünüyorsak büyük bir yanılgı içinde olduğumuzu söylemek gerekir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir de tıpkı benim gibi, ille de doğru önemlidir diye tutturanlar var. "Doğruyum, öyleyse düşünüyorum ve seviyorum, demek ki hem çok güçlüyüm, hem de gerçekten varım" diyenler var. Asıl “doğru” önemli olduğu için zaten ne sadece sevgi, ne de sadece güç, insan gibi yaşamamıza yeterli olamıyor. İlim gerekiyor, fen gerekiyor... "bütün"ü, hayatı, insanı, insanın kendini... yani "doğruyu" gerçekleri önce hem "bilmesi", sonra da hemen ayrıca, "yapması" gerekiyor. Fakat insanın sadece kendinin doğruyu bilmesi, doğru olması, doğruyu yapması da yeterli olmuyor. Çünkü başkaları da bilmedi mi, onlar anlamıyor ya da yanlış anlıyor, iyilikten maraz doğuyor! Demek ki insanın sadece kendinin değil, başkalarının da iyi ve doğrularda olması gerekiyor. Onun için de, "iyi ve doğru" olan insanlar, "daima" yanlışlara karşı durur ve ille de doğru da doğru diye tutturup, insanlara doğruyu anlatmaya çalışır, ola ki onlar da iyi ve doğru insanlar olmayı "belki" başarabilirler diye. Selam ve saygılarımla...

Filiz Alev 
 30.11.2011 3:33
Cevap :
Güzel şeyler eklediniz bloğuma..katkılarınızdan dolayı teşekkür ederim..selamlar..  30.11.2011 15:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2315
Toplam yorum
: 1109
Toplam mesaj
: 80
Ort. okunma sayısı
: 445
Kayıt tarihi
: 03.07.07
 
 

25.05.1960 doğumlu. Üniversite terk. Müzik, seyahat ve tiyatro sever. Antalya Devlet Tiyatrosu'nd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster