Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mart '14

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
154
 

Düşüncemin telleri 009

Düşüncemin telleri 009
 

alıntı


****
Sade ve yavaş yaşamanın manevi tadı bir başka oluyor aslında. İnsan gereksiz tüketimlerden kurtulunca ruhuna yaklaştığını hissediyor. Ancak dikkat edilmeli; sadeleşirken vazgeçişleri geri çağıran depresyon en büyük tuzak olarak insan iradesini bükmeye başlıyor. “hayat benden ibaret değil, ben de hayatın kahramanı değilim” diyerek, yeni yaşam biçimini sakinlik özgüveniyle onurlandırmak gerekiyor.
***
"Ne köyün delisi, ne köyün efesi; olacaksan ol adamın efendisi"
***
 Cinsel duyumlu aşk iki kişinin bir elmayı aynı anda şehvetle ısırmasıdır. 
***
Siyasetin ağırlıklı emeği, bireysel umutlara, cemaatlere, inanç toplumlarına sempatik görünme çabasını millet varlığını yüceltme amacına bağlama sanatını icra etmektir. Ancak demokrasi yolu birdir; demokrasi, milletin mülkiyetinde olan egemenliğin hiçbir kurum, kişi ve topluluk tarafından ipotek edilemeyeceği ilkesini özümsemiş insanların sağduyu aklıyla ilerler.
***
 “Geçmişten aldığım ders şudur: insanlar geçmişten ders almıyorlar”. (Hegel)
 
Doğrudur; çünkü geleceği hatırlarken geçmişi bilgi yapmayı unuturuz. Çoğumuz umudun gerçekliğinden ziyade hayalini severiz. (M. Soyek)
***
 Aldanmış, aldatan iradeyi affettiğinde bir daha aldanmış olur.
***
 İnsan bazan öyle yorgun ve bezgin düşer ki, çok arzuladığı şeyler bile boş görünür. İşte o boşluk, her şeyin hiçbir şey olduğu zaman dışı bir varoluş keyfi yapılabildiğinde her şeyimizle dinlenip durulanarak yeni gerçekliğimizin hayalini kurabiliriz.
***
 “Özgürlüğün dilediğin gibi yaşamandır; eğer yaşayamıyorsan özgür değilsindir”. (Mehmet Dişli)
Ben de bu yüzden özgürlüğümü kısıtladım; çünkü tam dilediğim gibi yaşarsam yapayalnız kalacağımı hissediyorum. (M. Soyek yorumu)
***
İlkelerin ve inançların gücü insanı ayakta tutarken, düşünce ve bilginin azimli emeği hayalleri gerçek yapacak başarıya yürütür.
***
Kalbin kendine has nedenleri vardır ki, akıl hiç bir zaman anlayamaz. (Blaise Pascal)
Ruhsal varoluşun kendine has öyle sezgileri vardır ki, akıl bunları mantıkla kavrayıp çürütemez. (M. Soyek yorumu)
***
Öğüt, tazeyken zamanında yenmemiş bir ekmeği başkasına bayat yedirme denemesi gibidir. (Özdemir Asaf)
Öğüt, deneyimin bilgisini aktaran iyi niyetin ifadesidir; deneyim bayatlar belki; fakat bilgi bayatlamaz. Dolayısıyla öğüt ekmeği bayatlasa da küflenmez. (M. Soyek açısı)
***
 En mükemmel iş henüz yapılmamış iştir. Yapılanın başarısı iyinin işine yarasın; yapılacak olan da yapılmıştan daha iyiyi amaçlasın yeter.
***
Kimse kendini değiştirmeyi düşünmez ve herkes dünyayı kendine benzetmek isterken, hayatın değişkenlik tıyneti güzel ve iyinin biçimlerine huzur içinde nasıl dönüşebilir ki?
***
Yalnızlığı koluna tak git; fakat asla başına saltanat tacı yapma.
***
Sözü ağza gelen kaba biçimiyle dilin namlusuna sürmek ne delikanlılık ne dürüstlüktür; sadece patavatsızlıktır.
***
 Her beynin bilgiyi algılama biçimi ve düşünme biçimi farklıdır. Bu yüzden, “Düşünüyorum, öyleyse varım” diyen René Descartes kendi kimlik varlığını beyniyle özdeşleştirmiştir.
***
Aşk, güvenin elinden tutup uçurum kenarında gözü bağlı yürüyebilmektir.
***
 Sevginin samimiyeti kusurlarının sigortasıdır.
***
 Sevginin onur madalyası, sevgiyi hak ediş ölçüsüyle tartmadan verenlerin hakkıdır.
***
 “Hz. Ömer demiş ki..” derler: “Sana kötülük yapanı ona iyilik yaparak cezalandır”
 
Bence, cezalandırma niyetiyle yapılan iyilik kötülüklerin anasıdır. (M. Soyek yorumu)
***
Başarının dürtüsü:
Birinin yaptığı işi ben de yapabilirim.
Eğer işi yapacak kimse yoksa ben yapmalıyım.
 
Tembelin bahanesi:
İşi yapacak biri varsa bırakın yapsın.
Eğer işi kimse yapamıyorsa ben nasıl yapayım ki? 
***
Muharrem Soyek

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hey gidi günler heyyyyyy! bu güzel adamı rahmetle ve saygıyla anıyorum....Selamlar.

Abdülkadir Güler 
 15.03.2014 0:15
Cevap :
Uzay Yolu uyarlamalı filmde, sorunları canlı bilgisayar gibi duygusuz mantıkla çözümlemeye çalışan Mr. Spak'ı duygusal mantığı ve şakaları ile delirtiyordu. Film bana, "düşünüyorum öyleyse varım" sözündeki insan gerçekliğinin sırf mantıkla düşünmekten ibaret olmadığını hatırlatmıştı; mantığın çıkardığı düşünce ve düşüncenin kurduğu mantıkla ruhumuzu, yani duygusal varlığımızı inkâr etmeden varsak insan sayılırız.  15.03.2014 12:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 375
Toplam yorum
: 2804
Toplam mesaj
: 236
Ort. okunma sayısı
: 1542
Kayıt tarihi
: 04.08.08
 
 

Parasız yatılı Darüşşafaka Özel Lisesi'nde iki yılı hazırlık sınıfı olmak üzere yedi buçuk yıl ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster