Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mayıs '15

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
673
 

Duygularla yaşamak

Duygularla yaşamak
 

Bazen birine delice kızmak istersiniz hatta küsüp sonsuza kadar konuşmamak. Bazen bunu yaparsınız, çok da kolay bir şekilde üstelik. Çünkü o kişiye ya hiçbir şey hissetmiyorsunuzdur ya da duygularınızı suistimal etmesine tahammülünüz yoktur.
 
Bazen de biri denk gelir;
 
Önce aşkınız sonra sevgiliniz daha sonra arkadaşınız ve en sonunda sırdaşınız olur çıkar. İlk olarak kendinizi size keşfettirir, bilmediğiniz duyguları haberi olmadan öğretir ve sonunda duygularla yaşamaya başlarsınız. Artık yaşamak zorunda olduğunuz iki dünyanız vardır; biri akıl diğeri duygu dünyası ……! Duygu dünyasında yaşamak zordur, acı verir. Sonunda akıl dünyasındaki insanları anlamakta güçlük çekersiniz, onlarda sizi anlamakta….. arada sıkışıp kalırsınız. Bu durum sizi  akıl dünyasından yavaş yavaş uzaklaştırıp kendi kabuğunuza çekilmenize neden olur. En büyük değerleriniz ve elinizde kalan sadece duygularınızdır artık. Karşınızdaki kişi sizin gibi duygularla yaşamayı bilmese de duygularınıza saygı gösterdiğini ve sizi anladığını düşünürsünüz ya da öyle olduğuna inandırırsınız kendinizi. Bu sebeple ne yaparsa yapsın kızamazsınız ve küsemezsiniz!
 
Bu durumun tek sebebi  vardır; Saygı Duymak!!
 
Kişiye değil, hissettirdiği duygulara!!!                                                                                                                               
Bu sebeple kaybetmekten korktuğunuz’ kişi ‘ değil ‘duygulardır’….! Bir daha böyle hissedememekten korkarsınız, böyle sevememekten…..
 
Hepimiz mükemmeli isteriz. Oysa ki mükemmel olan kişiler değil duygulardır. Duygular bizi üzmez, kırmaz, aldatmaz, yanıltmaz sonsuz mutluluk verir…. ta ki onları keşfetmemizi sağlayacak yanlış vücutları bulana kadar..  hayal ve gerçek karşılaştığında umduğunuzu bulamazsanız üzülür, kırılır, yanılır ve aldatılırsınız….
 
Ve merhaba olumsuz duygular!
 
Olumsuz duygular üzer sizi fakat erdem sahibi olabilmek için gereklidir. Sizi yani yüreğinizi büyütür, korkusuz ve cesur olmanızı sağlar. Bu sebeple herşeyi göze alırsınız ve yapmak istediğinizi yaparsınız. Başkalarının ya da karşınızdaki kişinin sizin için ne düşüneceğinin zerre kadar önemi yoktur. Önemli olan sadece kendi doğrularınızdır!
 
Kendi doğrularınızla yaşamaya başladığınızda ise yalnız kalmaya mahkumsunuzdur…!
 
Ta ki doğrularınızla bire bir örtüşecek kişi karşınıza çıkana kadar…… Bu kişi bizim ruh ikizimizdir.. Ve gerçekte değerlerimizin ne olduğunu anlayana kadar karşımıza çıkmazlar…Çıktıklarında ise ya geç kalmışsınızdır ya da tam zamanıdır…!!!
 
Okuyan herkese ‘’tam zamanlı vuslat’’ dileği ile:)
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bir heykeltraş titizliğinle duygulara şekil verilir uzun yıllardır hayatındaysa gözün kapalı yaparsın omuzunun hayatın karşısında nasıl düştüğünü görür az kaldırırsın çünkü onu yenik görmek istemezsin zamanın hoyratlığı alışkanlığı değmişse size arada derede yaparsın öyle beş dakikanı bile tam ayırmadan başkalarından arta kalan zamanlarda içine diktiğin binlerce heykelini yıkarsında arada insan sanatçı eliyle sevmeli yetiştirmeli güzelleştirmeli dokumalı ince ince sevdasını beceremiyorsa siktirip gitmeli zamanı gelmiştir bırakın yüzünüze çizgileri hayat çizsin hoyrat seviyorum diyen başkalaşmış insan suretleri değil...

yeşim meço 
 29.05.2015 15:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 49
Toplam yorum
: 32
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 259
Kayıt tarihi
: 24.07.14
 
 

HAYATA DERKENAR! ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster