Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ekim '11

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
338
 

Eğil dağlar, Tozanlı'yı aşam ben

Eğil dağlar, Tozanlı'yı aşam ben
 

21 yaşından büyük bir insanın yakınları(babası, annesi, eşi ve çocukları dâhil) sağ iken bu kişinin üzerinde söz sahibi olamayacakları gibi öldükten sonra da hakları yoktur. 40 yaşında bir adam ölmüş. Doktorlar organlarını ihtiyacı olanlara verelim demişler. Karısı vermem diyor. Karısı kim oluyor ya! Uygun görüyorsan alacaksın! Ölmüş adamın ciğeri, dalağı üzerinde karısının söz hakkı mı olurmuş? Hem alıp da köpeklere mi vereceğiz! Yakınlarından izin istenmesi çok saçma. Ölmüş birinin organlarının ihtiyacı olan bir hastaya nakledilmesi doğru bir hareket. Bunun için izin almak gerekmez. Ancak bunu sadece devlet yapmalıdır.

Ülkemizde ve dünyanın her yerinde mutlak doğru ve haklılık taşıyan bir durum, ilgili kişilerin sözde hakları çiğneniyormuş diyerek burada insanlar ve halk tarafından bir nevi doğrular çiğnenerek “hak gaspı faşizmi” uygulanmaktadır. Haklarınızın korunması ya da alınması sorun yaratıyorsa haklarınızı vermem! Senede bilmem kaç kişi organ nakli olamadığı için ölürken birilerinin saçma düşüncesi ve inadı yüzünden ölen yakınlarının hayat kurtaracak organları toprak altında çürüyemez. Böyle bir durumda bağış ve gönüllülük şartı aranması doğru değildir.

Halkımız devlete karşı koyun gibidir ama istediklerini verdiğin sürece. Siyasi irade yapmak istediği çoğu şeyi halkın tepkisinden korkarak yapamıyor. Devlet abuk sabuk kanunları uyguluyor, testereyle adam keseni 10 yılda dışarı çıkarıyor lakin bazı kesimler tepki gösterir diye ülkenin yararına olan işler yapılamıyor. Tamam, halk güçlüdür; karşısında kimse duramaz ama devlet daha güçlü olmak zorundadır.

Devletin halktan çekinmesi çok büyük sorun. Eliniz kolunuz bağlanır, hiçbir şey yapamazsınız. Ak Parti hükümeti biraz da halka dokunmadığı için üç dönemdir iktidarda. Halkımız, devlet kaldırımlarımızı yapsın, bize de üç kuruş maaş versin, bu bize yeter diyorsa bu düzen iyidir. Devleti suçlayan adamın devlet baraj yapmak istediğinde protesto etmesi büyük çelişki. Sen izin vermiyorsun ki adamlar çalışsın. Elli dönüm orman zayi olacak diye baraj yaptırmıyorsun. Ağaç bu, kökü bizde. Buradan söküp şuraya dikersin. Doğa katliamını gerekçe göstererek ülkenin ihtiyacı olan yatırımlar engellenemez. Baraj yapmayalım karanlıkta oturalım o zaman. Sevgili Türkiye halkı sizler hangi akla hizmet ediyorsunuz? Bu ülkenin elektrik ihtiyacının ne kadar olduğunu biliyor musunuz? Yol almanız için yoldaki taşları kaldırmanız gerekir. Bu hükümet cesur değil. Ne kadar çalışıyor gözükse de ülkeyi ileri götüremez. Halka rağmen bir şey yapılamaz ama halkın da ne yaptığını bilmesi lazım.

Ya böyle şey olamaz! Türkiye’de yapılmak istenen şeylerin bir kısmını bizzat halk engelliyor. Yalnız burada ince bir nokta var. Mayyipler yutar ama Korkut’a yediremezsiniz! Engellenmeye çalışılan bu işlerde millet ve memleket düşmanları ile bazı menfaat guruplarının çıkarları var. Sevgili halkım! Bilmeden anlamadan onların peşine düşüp gidiyorsunuz.

Bir zamanlar rüşvetten hapse düşmüş siyasilerin köylerine dönüşte kurban kesilerek karşılandığını duyuyorduk. Adam para çalmış, sen kurban kesiyorsun! Şimdilerde yine siyasi olaylara katılmış, cinayet işlemiş bazı kimseleri sahiplenip yüceltiyorsun. Adam katil, ona gösterdiğin saygının onda birini senin için yıllardır kafa patlatan Korkut’a göstermiyorsun. O katil bozması sözde vatanseverler, bu topraklarda yüzlerce yıldır var. Devam edin. Onlar bir şekilde şurada burada akıbetlerini bulurken, senin cebinde onların cenazesine gidecek paran bile olmayacak.

Halkın çoğunluğu istiyor diye bir şey doğru olamaz. Halk da yanlış yapabilir. Adaleti beğenmiyorsunuz. Vicdanınızda insanları yargılıyorsunuz. Peki, sizler pek mi masumsunuz? Elbette hükümetin uygulamalarına halkın karşı çıkacağı durumlar vardır. Ama her yapılana karşı çıkılmaz. Bunları iyi ayarlamak lazım. Ülkenin gelişmesini istemeyenler hükümetin uygulamalarına işte baraj yapılır doğa katlediliyor, eğitim, sağlık ücretsiz olmalıdır gibi aldatıcı yaklaşımlarla karşı çıkıyorlar ve halkı da peşlerinden sürüklüyorlar. Onların amacı başka, senin derdin başka. Bir şeye karşı çıkmadan önce iyi anlamak lazım. Zam da olur. Baraj da yapılır. Eğitim için harç da olur. Sağlıktan para da alınır. Eğitim parasız olsun diyenler eğitimin maliyetini biliyorlar mı?

yılmaz çetingöz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kerim Bey iyi akşamlar.Zengin içerikli yazılarınızı okuyorum.Oysa ben bildiğiniz okuyuculardan değilim:Her şeye karşı çıkarım kendimce, nasıl?Aykırı olmak güzel bir olay bence.Çünkü yarım yüzyıldan beri 'doğruları' değil de 'yanlışları' göre göre bugünlere geldik.Sizin 'doğru' olarak gördükleriniz sinsice eritilmiş 'altın tepside sunulan ağu' olmasın? Şair diyor ki:Bir hinlik var senin beni sevişinde! Özellikle 'sağlık'konusundaki keşmekeşi bir gün yazacağım.Soru:Bir protez için üç yıl ömür biçebilir mi bir Devlet?Soru:Atına odun yüklemiş Karkınlı Samet Karkın sizce mutlu mudur?(Fotoğrafı ben çekmiştim Karkın Köyü yolunda).Her şey gönlünüzce olsun...

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ 
 25.10.2011 18:40
Cevap :
Ya siz nerdesiniz Allasen! Etrafıma bakıyorum herkes akıllı, içim sıkılıyo.Sayfanızı açamadım,donuyor.Bilgisayara kafa attım yine olmadı.Ben de sizi okuyum konuşuruk...  26.10.2011 11:56
 

Devam 2. Yazınızda ağacın kökü bizde diyorsunuz. Biraz durdum bir tebesüm ettim. Çünkü bir olay aklıma geldi. Afyon bölgesinden geçerken yaklaşık 25 yıl önce ekilen çamlara hep bakarız. Eşim biz okurken dikildi der. Daha boyumu aşmadılar ama büyüyorlar. Ormanlar yok edilrken kolay dikilirken zor oluşuyor. Tıpkı bir insan gibi. Emek ve zamanla. Gelelim eğitim ve sağlık konusuna. Bir insanın en önemli değerlerinden ikisi. Diğeri ise korunma ve hukuk. İnsanlar çalışırken ve kazancının vergisini verirler. Vergisini verdiği kazancını harcarkende vergi verirler. Bırakında sağlık ve eğitim gibi yaşamsal değerlerinide parasız alsınlar. Bilinçli bir salık politikası ve bilinçli bir toplumda harcamalar kendiliğinden kısılır. İlaç yazdır,çöpe at. Gereksiz ilaç yazımları v gereksiz tetkikler. Bunlar engellenirse maliyetler yük olmaktan çıkr ve zevkle verilir. Eğitime gelince parası ola okur olmayan cahil kalır mantığı yanlıştır.Yazılacak konu uzun. Lakin yazı yazdığım mekandan ayrılmam lazım.

hssensoz 
 24.10.2011 22:43
Cevap :
Ben kendimi tatmin etmek ya da insanların kültürünü artırmak için yazmıyorum.Ülkem için bir sistem peşindeyim. Elbette enerji konusunda dedikleriniz yapılmalı.Orman da zor yetişiyor.Ama her işte bu tür girişimde ohoooo tarzında itiraz etmek yanlış.Yapılacak şeye bir bakmak lazım.Saygılarımla beyefendi.  25.10.2011 7:05
 

Devam 1. Ortgan bağışını ilk kısımda işledim. Gelelim enerji konusuna.Devlet doğruları yapma zorunluluğu olan kurumdur. Rize bölgesinde son yağışlar ve hataların devlet yetkililerince bildirilmesi. Karadeniz kıyılarını bir gezin derim. Yapılan yol denizle insanları tamamen ayırmış. Ne doğru olmuş ne dersiniz. Bana göre yapılabilecek en büyük çirkinlik. Enerji tabiki çok önemli. Devlet önce para ödemeden elektrik kullanan insanları engellesin. Ben parasını ödemeyen kaçak elekrik kullananların parasını daha fazla ödememeliyim.Devlet önce bu eşitsizliği çözsn. O zaman çok fazla çözümler olur.Doğal gaz alım ve dağıtım ihaleri konuları var. İlgili kilşiler gerçekten gerçekleriçok iyi yazıyorlar. Tavsiyem bu yazıları takip ederseniz, doğru çözümleri fazlası ile görebiliyoruz.Siyaset adamım siyaseti olursa, o siyaset olmaz onun adı peşkeş olur. Enerji konusu çok derin bir konu.Nükleer enerji alternatifleri vardır ve ülkemde uygulanabilir. Daha rüzgar enerjisini tam kullanamıyoruz. Devamı var

hssensoz 
 24.10.2011 22:31
Cevap :
Ben aklı başında belli bir yaşa gelmiş insanın kendisi için verdiği karara uyulması gerektiğini düşünüyorum.Devlet sadece kişinin vasiyetini yerine getirecek.Bu bir kanun olarak düzenlenecek ve devlet gereğini yapacak.Ancak tabiiki yakınlar bu sürece dahil edilecek ve olumsuz yöntemler olması halinde mahkeme yoluyla itiraz edebilecekler.Yazıda bunlar yok tabiiki.  25.10.2011 7:00
 

Yazınızı okudum.Bir süre yorum yapayım mı, yapmayayım mı diye düşündüm veyapmaya karar verdim.Önce organ bağışı. Bedenim Allah(c.c) bana bir emaneti ve bunun hakkında kararı taktir edersiniz ki ben vereceğim. Organ bağışına karşı değilim ve sağlığımda bağışladım. Uygun yerde ve uygun zamanda bir ölüm olayım olacak mı bilmiyorum. Uygun şartlarda bu ilgili birimlere bildirilecekmi ve zaman sınırı olan bu nakil işi gerçekleşecek mi. Basit bir konu dğil. Önemli olan toplumun bilinçlendirilmesi. Peki okuma oranı %4-5 olan bu toplumda bilinçlendirmek ne kadar mümkün. Kısacası eğitim şart. Eğitim,eğitim ve yine eğitim. Şunu bilinmes de şarttır.Bedenim bana ait. Benim bedenim devletin değil bu nedenle devlet bedenim hakkında karar veremez. Aile kavramına gelince. Aile önemli bir birliktelik. Acı ve tatlı bir paylaşım. Kişi karar vermediği noktada bırakında devletten önce aile karar verebilsin. En önemlisi kişinin bilinçli bir şekilde hayatta iken karar verebilmesidir.Hayat kurtarma zevkiDevam

hssensoz 
 24.10.2011 22:16
Cevap :
Merhaba beyefendi.Çok büyük zahmetlerle eleştrilerinizi ve kendi düşüncelerinizi yazmışsınız.Elinize yüreğinize sağlık.Benim yazdıklarım uç öneriler ve buraya gelinceye kadar sizin bellirttiğiniz şeylerin zaten dikkate alınması gerekir.  25.10.2011 6:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3210
Toplam yorum
: 10404
Toplam mesaj
: 272
Ort. okunma sayısı
: 786
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster