Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Eylül '18

 
Kategori
Efsaneler
Okunma Sayısı
255
 

Eli Bebekli

Eli Bebekli
 

Bilim dünyasında “taşa dönüşme”, “taşlaşma” gibi adlandırmaların yanında yaygın olarak “taş kesilme” terimiyle karşılanan bu anlatılar; mitoloji uzmanlarının “ilkelin ilk üniversitesi” olarak tanımladığı ve sözel kültüre bağlı halkın söylem dünyasında oluşan ve doğaüstü güçlerin “ödül” ve “ceza” kurumunun bir yansıması olarak kabullenilen bir inanışın öyküleridir.

Bu öykülere göre, doğada bulunan ve insanda merak veya korku uyandıran veya sıra dışı oluşlarıyla haklarında bilgi edinme gereksinimi duyuran, doğal ama sıra dışı oluşumlar, doğaüstü güçlerin ama çoğu zaman Tanrı’nın ödül veya ceza olsun diye “taşa çevirdiği” insanlar veya diğer canlılardır.

Bu öyküde, bir zorluktan kurtulmak için Tanrı’ya yalvararak “taş ya da kuş kesilme”yi isteme dileğinden “taş kesilme” isteğinin yerine getirildiği bir Anadolu kadınının “taş kesilme” efsanesi anlatılmaktadır.

Önce efsanenin geçtiği coğrafyaya bir göz atalım: Kırşehir ili Kaman içesi Ömerhacılı yerleşim birimi, güneyindeki 1630 m. yükseklikteki Baran dağının eteklerine kurulmuş tipik bir Anadolu köyüdür. Fiziki olarak plato görünümündedir. Ömerhacılı’nın tarihini incelediğimizde; Milattan 2000 yıl kadar önce Asurlular, Hititler, Urartular ve Frig’lerin bu topraklar üzerinde hüküm sürdüğü anlaşılmaktadır.

Bütün Anadolu gibi Ömerhacılı da çeşitli medeniyetlere beşiklik etmiş bir yöremizdir. 1071 yılında Alpaslan’ın Bizanslılara karşı yaptığı Malazgirt savaşından sonra 1077 yıllarında kurulan Anadolu Selçuklu Devleti topraklarına katılmıştır.

1528 yılında Kırşehir ve çevresinde Kalender adında bir tarikatçının başlattığı isyanlardan sonra, yöre halkının birbirlerine destek olmak ve birbirlerini kollamak ve korumak amacıyla birleşerek köy yerleşim birimine geçtiği sanılmaktadır. 1954 yılında belediyelik olan kasaba halkının çoğu Ankara’da olmak üzere diğer vilayetlere yerleştiği görülmektedir.

Kırşehir’in Kaman ilçesine 15 km. uzaklıkta olan Ömerhacılı kasabasına girmeden yolun sol tarafında bulunan Baran Dağları üzerinde biri büyük, biri küçük kucak kucağa duran iki tane dik kaya göze çarpmaktadır. Bu kayaların etrafında da irili ufaklı birçok kaya bulunmaktadır. Bu kayalarla ilgili derlenmiş iki ayrı efsane bulunmaktadır.

Yöre halkından çiftçilikle uğraşan Süleyman Aytok’tan 26.05.2006 tarihinde aldığı bilgileri derleyen Saliha Şal’a göre ; Kaman’da namusuna düşkün çok güzel bir kadın yaşamaktadır. Bir tane çocuğu olan bu kadını seven, fakat beraber olamadığı için ona düşman kesilen bir adam vardır. Bir gün, kocasının yokluğunu fırsat bilen bu düşman, çocuğuyla beraber tarlaya giden kadını yolda sıkıştırır. Kovalamacadan sonra uçurumun kenarına gelen kadın, “Allah’ım, ya beni taş et, ya da kuş et!” diye Allah ’a yalvarır. Duası kabul gören kadın, orada çocuğuyla beraber taş kesilir.

Yine yöre halkından Ömerhacılı Belediyesi Yazı İşleri Müdürü Doğan Adıgüzel’den 10.05.2006 tarihinde aldığı bilgileri derleyen Gülşen Selçuk’a göre: Baran Dağları üzerinde yer alan Kuş Kalesi’nde yaşayan beyin arazisine, izinsiz girmenin cezası ölümdür. Köyden bir gelin, çocuğu ve kaynanasıyla bir gün Baran dağlarına odun toplamaya çıkar ve farkında olmadan beyin arazisine girer. Beyin adamları onları görünce, kovalamaca olur ve sonunda kaynana öldürülür. Gelin bir taraftan kucağında çocuğuyla kaçarken, bir taraftan da yakalanacağından korkarak “Allah’ım, beni bu zâlimlerin eline düşüreceğine ya taş et, ya da kuş et! ” diye dua eder. Duası kabul olunan gelin, orada taş kesilir.

Çok uzaktan bakıldığında gerçekten kucağında bebeği ve etrafında koyunları olan bir kadını andıran kayaya yöre halkı “Eli bebekli” adını vermiştir.

Recep Altun

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhabalar hikaye ilginç, daha önce duymamıştım.Teşekkürler paylaşımınız için. Buna benzer ama çok daha vahim olan bir olayı gözümüzle tanık olduk. Antik Roma kenti Pompei ‘yi geçmiş yıllarda görmüştüm ailece gittiğimiz gezinin bir durağı idi. Görüntüler korkunçtu. Pompei’nin Allah tarafından cezalandırılmış olan bir şehir olduğu söyleniyor. Örneğin İmparator Caligula, kendi kız kardeşine aşık olmuş ve en büyük günahı işlemekteymiş. Pompei şehrinin eğlence merkezlerinden birisi ve kumar oynanan bir yer olduğu , şehirde kölelerin de farklı köleler tarafından öldürüldüğü ve geceleri dövüşlerin düzenlendiği söylenir. Aslında vahşetin ve insanlık dışı her türlü şeyin yaşandığı bir şehirmiş Pompei. Vezüv yanardağı, öyle bir şiddetle patlamış ki, şehrin tamamını 6 ila 8 metre aralığındaki lavlara gömmüş. Şehir tamamen yok olurken, insanlar ve etraftaki diğer her şey taş kesilmiş.

SAHAFÇA 
 30.11.2018 18:07
Cevap :
Merhabalar Sahafça, Hoş Geldiniz. Blog sayfama yapmış olduğunuz ziyarete ve "Eli bebekli" için kaleme aldığınız yorumunuza çok teşekkür ederim. Eli bebekli taş efsanesini duymanız zaten mümkün değil, çünkü bu benim memleketimde Ömerhacılı adında bir köyün tepesindeki kayalıklarda oluşmuş bir şekil. Siz de bilirsiniz ki, gerçekte böyle bir şey asla ne yaşanmış, ne de oluşmuştur. Ülkemiz genelinde o kadar çok taş efsaneleri var ki, hemen hemen taş efsanesi olmayan bir ilimiz hemen hemen yok gibidir. Antik Roma kenti Pompei'nin yanardağ patlaması sonucu yaşadığı tarihi bir gerçek olmalı. Ama benim paylaştığım şey tamamen bir taş efsanesi. Selam ve saygılarımla.  01.12.2018 0:53
 

Çok ilginç gerçekten...

Kerim Korkut 
 17.09.2018 17:13
Cevap :
Merhabalar Kerim Korkut, Hoş Geldiniz. Blog sayfama yapmış olduğunuz ziyarete ve değerli yorumunuza çok teşekkür ederim. Ben artık sizin gibi blog sayfamı güncel tutamıyorum. Aylardır yoktum geldim, yazdım ama sizden başka da yorum yazan olmamış. Zaten kimseden ne sayfamı ziyaret, ne de okuyup yorum yazma beklemiyorum. Gelenlere de kapımız açık ve başımızın üstünde her zaman yerleri vardır. Selam ve dualarımla.   18.09.2018 2:57
 
 
Toplam blog
: 111
Toplam yorum
: 472
Toplam mesaj
: 29
Ort. okunma sayısı
: 441
Kayıt tarihi
: 12.01.12
 
 

Lise mezunu, bir kamu kurumu emeklisiyim. Her konuda okumayı, yazmayı, araştırma yapmayı seviyoru..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster