Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ekim '07

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1325
 

Engin Öğretmenler... Ali Şahan'lar...

Engin Öğretmenler... Ali Şahan'lar...
 


Cumhuriyet caddesinde yürüyorum.

Kulagıma sesler geliyor birdenbire. Büyük bir kalabalık ortaya çıkıyor. Genç delikanlılar, öğrenciler, anneler.. babalar yürüyor...

Dinlenmek için banklara oturan insanlar ayağa kalkıyor, esnaf kapılara çıkıyor.. gözlerden yaşlar süzülüyor sessizce.. herkes " Allah kahretsin bu bozuk düzene" diye söyleniyor.

Neler oluyor?

Canlarını vatana millete hediye eden 13 şehidimizden birisi olan ALİ ŞAHAN için yürüyor arkadaşları.

Yürek dayanmıyor, herkes ağlıyor... herkes lanet okuyor...

Ben de aralarına karışıyorum sessizce. ve sessizce gözyaşı döküyorum sadece. Daha önce hiç görmediğim bir

genç için. Ne farkeder ki görmüşüm görmemişim, tanımışım tanımamışım..

Onlar bizim gencecik fidanlarımız,

Yarınlarından çalıp, tehlikeli mayın tarlalarına oturttuğumuz çocuklarımız..

Analarının sızlayan burun direkleri, akıttığı gözyaşları.

Daha daha ne desem ki ben? Ne desem ki?

Lanetler ediliyor, ağıtlar dökülüyor ağızlardan,

Ama hiç kimse artık;

"VATAN SAĞOLSUN" demiyor.

Ağızlar hep bir olmuş öfke kusuyor.

O kalabalıkta yürürken...

Birdenbire

Memleketlim, çocukluk arkadaşım İDEALİST ÖĞRETMEN ENGİN EKER düşüyor aklıma.

Hatırladıkça daha çok ağlıyorum.




YIL:1992

YER: Diyarbakır ili, Silvan ilçesi Otluk Köyü, Gördük Mezrası.

Engin okuluna her gün gelen malum kişiler tarafından tehdit ediliyor.

" Bayrağını indir.. okulunu kapat!! sonun kötü olur!! "

" Bayrağımı da indirmem... okulumu da kapatmam " diyor Engin...

Kulak asmıyor bu tehditlere... oysa onların kim olduğunu biliyor... ama onlardan korkmuyor...

Eğitim fakültesinden yeni mezun olmuş taptaze, doğudaki çocuklarımıza öğrendiklerini öğretme sevdasına düşmüş inatçı bir öğretmen işte..

Bir yıl sonunda memleketine gittiğinde, yaz tatilinde sevdiği kız ARZU ile evleniyor.. (Ben bulunamadım düğünlerinde ne yazık ki)

Beraber dönüyorlar Diyarbakır ilinin, Silvan İlçesinin, Otluk köyünün, Gördük Mezrasına..

Beraber çabalıyorlar, beraber göğüs geriyorlar bu tehditlere her gün..

Ve...

Bir gün..

Bir gece..

16 Eylül 1992 gününün gecesi..

Evliliğinin tam üçüncü ayında...

Evinin kapısı gümbürtüyle çalınıyor. Engin'in misafirleri var evde. Çok sevdiği eşi Arzu'nun anne ve babası.. hepsi birden ayağa kalkıyorlar.

"Sen dur ben açarım " diyor Arzu'nun babası..

Ama Engin anlıyor..

"Ben açarım baba.. sen çekil bi şöyle kenara.. "

Kayınpederi atlıyor hemen kapının yanına..

"Kim o? " diyor tedirgin..

" Hoca aç kapıyı" diyor dışarıdaki ses..

Kapıyı açıyor Engin..

"Konuşmamız gerek" diyor malum kişiler.. ellerinde kalaşnikoflarla.. hepsi kapıda... pazarlık başlıyor..

"Benimle konuşun" diyor kayınpeder..

" İşimiz hocayla, seninle değil" diyor bozuk bir Türkçeyle kalaşnikoflu..

"Ben geleyim ne olur, beni götürün " diyor ARZU bu kez..

Anlıyor.. ağlıyor.. yalvarıyor..

Çare yok, ölüm kapıya gelmiş bir kere..

"Siz içeri girin baba.. ben gelirim az sonra merak etmeyin " diyor ENGİN..

Ama biliyor.. geri gelemeyecek.

Okul lojmanının arka taraflarında ağaçlık bir yerlerde kayboluyorlar üç kalaşnikoflu ve Engin.. sözüm ona konuşmak için..


Az sonra karanlıkları ve geceyi yırtan..
Tüm gelecek umutlarını yerle bir eden..
Dumanı tüten taze bir ocağı söndüren..
Büyük bir Aşkı henüz yaşayamadan bitiren..
Ve taptaze.. çiçeği burnunda Atatürk'çü idealist öğretmen,

OKULUNDA TÜRK BAYRAĞINI DALGALANDIRDIĞI İÇİN VE OKULUNU KAPATMADIĞI İÇİN... o üç kalaşnikoflu tarafından acımasızca..

ÖLDÜRÜLÜYOR...

Acı üzerine acı...

Engin'in ölümünden sonra, Engin'in babası Necati amca, Ve Engin'in kayınpederi... Engin'in acısı ile yaşamlarını kaybediyorlar.

Aradan geçen 15 yıla rağmen Arzu hala eşinin ÖLÜMÜNÜN üzerine evlenmemiş..

Ve siz de biliyorsunuz ki; geçen onca yıla rağmen hala hiç birşey değişmedi..

Hala.. askere gönderdiğimiz gencecik fidanlarımız ölüyor mayın tarlalarında, kurulan kahpe pusularda..

Ne zaman " dur" denecek bu teröre?

Kaybettiğimiz Engin öğretmenler.. kaybettiğimiz ALİ ŞAHAN'LAR.. ve niceleri geri gelmez elbet..

Ama ne olur,

Elimizdekilere sahip çıkalım.

Tepkisiz kalmayalım..




DİPNOT: BUGÜN ENGİN'İN ANISINA YAPTIRILMIŞ BİR OKUL VAR ÇANAKKALE ÇAN'DA.. "ŞEHİT ENGİN EKER İLKÖĞRETİM OKULU" VE ADININ VERİLMİŞ OLDUĞU BİR CADDE..

AMA ENGİN YOK !!!


resim: meb.gov.tr/sehitogretmenler

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

öyle güzel yazmışsınız ki...sanki o gün sizde vardınız.Ben Engin'in eşiyim.Şehit Engin EKER.Sizin gibi bir arkadaşa sahip olduğu için mutluyum.Teşekkür ederim

ARZU EKER 
 24.10.2007 20:26
Cevap :
Çok teşekkürler sevgili Arzu.. ben de kocaman yüreği olan bir arkadaşa sahip olduğum için mutluyum.. tanışmak isterim. en derin sevgilerimle.  24.10.2007 22:33
 

anlattığınız olayı okudum ve biliyorum 1992 diyarbakır.. yaşanmış hikayenin bir tarafıda arzu ve aileside tanıdığım insanlar.artık kabuk bağlamış bir olayı her nefeste yaşanan acıları maillerinizle perçimleyip yeniden anlatamanızı,anımsatmanızı anlamış değilim.ve sanki bu insan yaşamamış gibi bu olayı sizin kahramanlık hikayenizden öğreniyor gibi.kendiisine mail olarak göndermenizi kınıyorum,çünkü verdiğiniz tahribatı şimdi burada bu insan yaşıyorr tebrik ederim sizi..çok merak ettiyseniz afişe edebilirsiniz buradan durumunu hastanede olaydan kalan panik atak hastalığıyla uğraşıyor...

adnan sanli 
 24.10.2007 14:08
Cevap :
Merhaba Adnan bey.. ben o aileyi sizden çok yıllar evvel tanıyorum ve sizin düşündüğünüzden daha çok düşünürüm o aileyi.. Arzunun MB'a girip de bu yazıyı okuyabilecegi, aklımın köşesinden bile geçmedi. Onun bana yazdıgı maile cevap verdim sadece. Beni kınamanız yersiz... çok üzgünüm.  25.10.2007 2:13
 

ne teselli edebilir ki bizleri...engin öğretmenin, uğur'ların, necip'lerin, hunarca yok edilmesinde... yazalım... devam ... kaleminize sağlık.. jülide öncel

Ysm 
 12.10.2007 17:02
Cevap :
evet...sözler yetersiz sevgili Jülide. duygularımızı ancak yazmakla.. kağıda dökmekle çare bulabiliriz.... zaten başka birşey yapılamıyor. en derin sevgilerimle... bayramınızı kutluyorum..sağlıkla...  14.10.2007 17:21
 

Terör var, şiddet var, acı var, keder var, bir süre sonra bunları unutmak var ama ENGİN yok işte... yok ve gelmeyecek. Yüreğine sağlık canım Sema'cığım. Sevgilerimle...

Özlem Akaydın 
 10.10.2007 19:17
Cevap :
Ne çok Engin... ne çok memet, ve ne çok Ali'ler yokk artık Özlemcim. Hayatımızda artık ne ararsan var. belki de geçmişe duydugumuz Özlem bu yüzden. Teşekkürlerimle. Sevgiler.  10.10.2007 20:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 319
Toplam yorum
: 4719
Toplam mesaj
: 557
Ort. okunma sayısı
: 1337
Kayıt tarihi
: 29.10.06
 
 

"Ben; hiç yalnız kalmadım... Kalabalık bi ailede yere atılan yataklarda Yan yana, baş başa, el el..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster