Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ocak '09

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
1116
 

Erkekler ne ister?

Erkekler ne ister?
 

Alıntı


Sözüm ona “modern dünyanın” insanının bunalımından bazı notalar devşirelim mi? İnsan derken sadece erkekleri anlıyor değiliz, lâkin merkeze koyacağımız nüvenin çekim gücünden faydalanmak hakkımız olsun.

Hepinizin e-posta kutusuna “erkek veya kadınlar ne ister?” başlıklı yazılar düşmüştür. Mesela kadınların hayatının cilt bakım “istasyonlarında” veya alışveriş merkezlerinde geçmekte olduğunu söyleyenler çoktur. Erkeklerin ise eline kumandayı vermenizin ve onu rahatsız etmeden işinize bakmanızın yeterli olduğu iddia edilir.

Acaba erkekler söylendiği kadar sığlar mı gerçekten?

Hemcinslerim adına konuşmak haddim değil, doğru, ama ben de bir erkeğim ve en azından dinlediklerim adına konuşmayı denemek istiyorum.

Sözgelimi, bir erkek penceresinden ne istediğimi sormuş olunuz. Beş para etmez bir siluet olduğum için bu soruya cevap veremem. Ama siz, bu soruyu, gerçek bir Türk Erkeği’ne sordunuz ise, onlardan dinlediklerimle cevaba geçeyim. Sormadıysanız yazının devamını okumayabilirsiniz.

Onlar, birer erkek adam olarak, en genel ifadesiyle bir Asena isterler!. Yani illa da istemek lazımsa ve onlara sordu iseniz isterler Asena’yı.

Peki… Asena kim?

Bir kere edep… Önce edep!

Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre edep: Toplum töresine uygun davranma. İyi ahlâk, incelik, terbiye.

Sonra karakter, kişilik, değerlere bağlılık, sarsılmaz bir iman.

Oturmuş paradigmalar ister onlar. Ya da oturmaya müsait olmalılar, gelişmeye dönük bir arayış olmalı. Doğru seçim için akıl ve meseleleri çözmek için irade ve zeka.

Liderlik ruhu ve cesareti de olmalı. Uçurumun kenarına kadar gelip aşağıdaki şehre bakabilmeli ve gerçeği haykırmalı oradan.

Yüksek zirvelerde birlikte dolaşılabilmeli onunla. Bazen sonbahar ormanlarında, bazen karlı dağlarda ve bazen nehirlerde, göllerde. Pınarlardan su içmeliler birbirlerinin avucundan.

Kapris denen şeyden tümüyle arınmış olmalı. Arkadaş değil dost, sırdaş olmalı. Birlikte yürüyebilmeli, koşabilmeli veya dinlenebilmeliler.

Birlikte yemek yapabilmeli, aynı tabaktan yiyebilmeli ve aynı bardaktan içebilmeliler.

Birlikte üşüyebilirler, ama üşütmemeliler!

Ve birlikteyken ışık olmak zorundalar. Doğru bilgiyle bilgilenip insanları bilgilendirmeliler. İpe sapa gelmez şeylerle ömür tüketenler Asena olamazlar. Onlar zaten bu yazıyı da okumazlar.

Birileri bu yazının ideolojik olduğunu sanabilir. Türk kültür ve tarihi hakkında kırıntı seviyesinde bile bilgi sahibi olmayanlar için böyle bir sonuca ulaşmak çok kolaydır. Zaten yazının muhatabı da değil onlar.

Asena adaylarıdır muhatabımız. Ayrıca Asena adayları ortaya çıkıp “ben adayım” da demez!

Onlar, sahip oldukları nitelikleri fark edip değerlendirmek zorundalar. Elinde hazine bulunduran birinin onu kullanmayı akıl edemeden açlıktan ölmesi acı bir şey midir? Değildir. Bu, olsa olsa ahmaklıktır!

İşte böyle şeyler. Yazı uzadı biraz… Dahası var ama kesmek gerek.

Biz, bitirmeden “kadınlar ne ister”, ona bakalım biraz…

Kadınlar, Asena istemeyen erkek isterler. Onların birer çocukları olur, vücutları bozulmasın diye. Onlar kendi erkekleri dışında herkese güzel görünürler ama evde öyle değildirler. Onlar, saçlarını süpürge ettiklerini düşündükleri erkeklerini ancak yokluklarında severler. Hayatta iken ve varlarken, erkek yüktür onlara… Dilleriyle adam döverler pek güzel ve yaşarken öldürürler ustaca.

Erkeklerin hiç mi suçu yok? Diye soranlara olsun son sözümüz…

Var elbette. İki kaşa ve bir gülüşe kanan erkekler en suçlu! Evlenmek şart mı? Kadınsız yaşanmaz mı? Bal gibi yaşanır, Asena’yı bulana dek…

Ama önemli olan, gerçek olsa da olmasa da, o kaş ve gülüşün dışarıda arandığını düşünen (!) ve dert eden kadınların bu sözde arayışa karşı önlem almama ısrarıdır.

Ve sanırım, erkekler, ne kendilerine eş ve ne de çocuklarına ana seçmekte hünerli.

Asla anti-feminist olmayan bu yazının ana teması, modern insanın, insanlıktan sıyrılmaktaki ahmakça ısrarı ve kendini insan yapan değerlere zalimce düşmanlığıdır.

Ne yapmak gerektiğini bazen hatırlayıp, buna rağmen akıntıda sürüklenmeyi seçen insan, akıntı yolu üzerindeki girdaplarda tarifsiz acılar çekmeye mahkûm olacaktır.

Güzel olan sevgili değil, sevgili olan güzeldir, denmiştir.

Ve aşık demiştir ki, güzelliğin beş para etmez, bu bendeki aşk olmasa.

Kadınlar! Güzelleşin…

Bir gün, aynadaki güzelliğiniz size ihanet etiğinde veya çirkin cesediniz omuzlandığında, nasıl da ihanet edilebildiğini göreceksiniz. Kendi kendine ihaneti insanın, modern çağın özeti gibi olacaktır.

İnsan, dışından ibaret değil! Dış sadece bir paket! Söyleyin, paketin içinde ne var?

Ölür ise ten ölür, canlar ölesi değil, demiş bir diğer aşık. CAN’dan ne haber?

Cevizin kabuğunu kırıp özüne inemeyen, cevizin hepsini kabuk zanneder. (İmam-ı Gazali)

“Güneşe arkanı döndüğünde sadece gölgeni görürsün, ben onlara güneşi gösterdim aptallar parmağımı gördüler. “ (Halil CİBRAN)

Bu yazı bitmez… Keselim. Çünkü özüme bakmam gerek…

Haaaa.. Kadınlar… Onlar şimdi güzellik uzmanlarına emanet. Kaportacı da denir mi? Ya da cilt ütücüsü? Neler diyorum ben…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Güzel bir ata sözümüz vardır; "Güzellik duvar nakışıdır, güneş onu soldurur." Hayatın muayyen bir döneminde gençlik, yüz güzelliği, vücut güzelliği hüküm sürebilir. Fakat kayaları bile kuma çeviren zaman, güzelliği de çok çabuk yıpratır. Güzelliği en büyük vasıf , güzelleşmeyi hayatın anlamı sananlar zamanın bu tahribatı karşısında ne de bedbaht olurlar. Yüz ve vücut güzelliği tatlı bir bahar edasıyla geçip giderken, yaşanılan hayattan ve tecrübelerden ruhu, her gün yeni bir renk ve yeni güzellikler kazananlar bahtiyar ve bahtiyar edenlerdir. Yazınız inşaallah genç hanımlara düşünme vesilesi olacaktır.Dost sevgilerimle...

Güz Hüznü 
 06.01.2009 12:35
Cevap :
Allah razı olsun dost... Dualarda yer bulmak ümidi ile.  06.01.2009 12:55
 

Herkes özüne baksa nasil güzellesecek dunya.. selamlar..

Beyhan BiÇKİN KOZANOGLU 
 02.01.2009 20:30
Cevap :
Çok doğru söylemişsiniz. Teşekkürler. Saygılarımla kardeşim.  03.01.2009 12:33
 

...yazınız ilk bakıldığında bazılarının gözüne (siz ne kadar açıklama yapsanız da) anti-feminist bir düşünce içeriyormuş gibi görünecektir...Medeniyet adı altında medeniyetsizliği, kadın-erkek eşitliği adı altında adaletsizliği yaşadığımız bu çok modern(!)zamanda, hizmetin İNSANa değil eşyaya yapıldığı, hırsın alıp başını gittiği,zulmün arttığı, herşeyin şekle indirgendiği, gönüllerin üşütüldüğü dünyamızda elbetteki Kürşad'a ihtiyaç vardır.Ama Kürşad'ı doğuracak ve yetiştirecek olan da Asena'dır...Asaletin, zerafet ve nezaketin yegâne temsilcisi, huzurlu ailenin as kurucusu Asena'nın kim olduğunu hatırlattığınız için, teşekkür ederim ederim..Selamlar.

Güller_Açarken 
 02.01.2009 14:15
Cevap :
Aleykümselam. Teşekkür ederim. Saygılarımla.  02.01.2009 18:01
 

erkekler; kendine güvenen, başarılı ve güzel kadınlardan korkarlar bence. onları kendilerine eş yapmak istemezler. eşini tatmin edememe korkusu sarar erkeği. daha ziyade sözünü geçirebileceği bir kadın ister yanında... yanılıyorsam söyleyin=)) ben sadece yaşadıklarımdan yola çıktım. bir erkek gözüyle bakamam tabi... bir çok yorumunuza bir kadın olarak katılmamama rağmen haklı olduğunuz konular da var. ne demişler erkekler marstan kadınlar venüsten.. o yüzden bu tartışmanın sonu hiç bir zaman gelmeyecek=)) saygılar....

Ayças 
 02.01.2009 12:53
Cevap :
Teşekkür ederim. Saygılarımla.  02.01.2009 18:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 84
Toplam yorum
: 288
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1618
Kayıt tarihi
: 28.04.08
 
 

Elektrik mühendisi, "öğretimci", 2 çocuk babası, aslen Kuzey Kafkasyalı, Türk ve Türk'e dair olan..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster