Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mart '07

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
1515
 

Ermeni - Türk ilişkilerinde tarihi gerçekler ve soykırımı iddaları…( 8 )

Ermeni - Türk ilişkilerinde tarihi gerçekler ve soykırımı iddaları…( 8 )
 

Ermeni Meselesinin Çözümünde Öneriler ve Öncelikler:

Yazı dizmi 8. bölüm olarak bitirirken, ATATÜRK’ün “Yurta Sulh Cihanda Sul” ilkesine bağlı olan bir anlayışla neler yapılmalı ve nelere öncelik verilmelidir şeklinde kısa bir değerlendirmeyle noktalamak istedim. Yazıya olumlu olumsuz tepikiler veren, yorum yazarak katkı sağlayan herkese teşekkur ettikten sonra konumuza dönmek isterim.

Türkiye Ermeni sorununda o dönemin tarihine bakış açısı olarak, geçmişi hayallerin kozasından soyarak, gerçekçi bir yaklaşımla, ilmi ve ciddi prensiplerle, tarafsız tarih olgusunu sorgulayarak kararlar vermede geç kalmamalıdır. Gerekiyorsa diplomatik nezaket kuralları dışına çıkılarak gerçekleri dile getiren ciddi ve prensipler içeren tavrını koymalıdır. Devlet: toplum ve toplumlar arası ilişkileri düzenleyen, iç ve dış tehlikelere karşı güç ve iradesini kullanarak, devlet olmanın gereği neyse yerine getirmelidir.

1)- Yine Türkiye, Batının Emeryalist emelleri neticesinde Ermeni-Türk meselini yarattığını her fırsatta dile getirip yüzlerine çarpmalıdır. Çünkü batı tarihi gerçekleri enaz bizim kadar iyi bilmekte ve batı tarihi gerçeklerin ve ikiyüzlüğünün suratına çarpılmasından pek hoşlanmaz.

2)- Türk Devlet haklı olduğu davasında sözde soykırımı iddalarını savunanlara karşı, kendini savunma konumundan çıkıp, daha aktif politiklar geliştirmelidir. Türkiye’nin onca iyi niyetli yaklaşımlarına rağmen, Ermenistenın uzlaşmaz tutumunu sürdürdüğü sürece ve soykırımı olmadığı gerçeğini kabul edinceye kadar ikili ilişkilerin geliştirilmesinden yana olmadığımız açıkca ilan edilmelidir.

3)- Sözde Soykırımı Yasasını kabul eden ülkelere Türk halkının duyarlılığı anlatılmalı ve söz konusu ülkelerle ilişkiler ciddi anlamda sorğulanmalıdır. Türkiye’nin tüm girişimlerine rağmen, haksızlık edip top yekun bir milleti suçlamayı iç siayaset malzemesi yaparak, halklarının duyarlılığını dikkate almak zorunda kaldıkları mazeretiyle, soykırım yasasını parlementolarına getiren devletlere karşı, Türk devleti de halkının duyarlılığını dikkate almalıdır. Diplomaside misillemenin geçerli bir kural olarak kabul gördüğünden hareketle, yasayı kabul eden ülkeler arasında geçmişinde insan hakları alanında sabıkası bulunan ülkeler varsa aynı yöntemle misilleme yapılmalıdır.

4)- Her şeyden önemlisi kongrelerden soykırım yasası geçer endişesiyle, Türkiye’nin lehine lobi hizmetileri yürütmesi için yabancı lobi şirketlerine bağiş adı altında verilen paralara ve o şirketlerle olan ilişkilere son verilmelidir. Para koparmak için esasta onların bazı şeyleri tezgahladıkları zaten bilinmektedir. Burada kasıt X düşünce kuruluşlarının onurunuza verdikleri kokteyl ve yemekli toplantılardır. Yurt dışında bulunan Türk dernek ve kuruluşları kısıtlı imkanlarıyla gönüllü olarak lobi çalışmalarını zaten yapmaktalar. Şayet gönüllü yürütülen faaliyetler yetersiz kalıyor ve bir bütçe ayrılması sözkonusu ise...Ermeni lobisinin yaptığı gibi direkt gazete ve televizyonlara ilanlar vererek kamuoyu oluşturulması daha kolay ve daha faydalı olacaktır.

5)- Sözde Soykırımı konusunda herkesten önce Türk halkı bilgilendirilip aydınlatılmalıdır. Konuyla ilgili, okullarda tarih derslerinde, basın ve yayın organlarında televizyonlarda belgeseller, çocuklar için çizgi filimleri ve çeşitli envanterler hazırlanıp tarihi doğrular anlatılmalı ve böylece halkın olaylara bakış açısı duygusal tepkiler değil, bilinçli ve aklı-selime oygun tepkiler olmalıdır.

Yazı dizimi neler yapılmalıdır önerisiyle bitirirken, Yukarıda da belirttiğim gibi “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” diyen Atatürk’ün huzurunda en çok ziyaretçi çeken Anıt Kabire, yabancı misyonlarında ziyaret ettiği mekan olan Atanın huzuruna, uygun görülürse arslanlı yola, yol boyunca tarihte masum ve mazlum olmuş milletler anısına anıtlar dikilmesidir. Her halde bundan daha iyi ve daha güzel bir misilleme olamaz!.. Çünkü hiç bir dünya lideri Atatürk kadar barışcı, Atatürk kadar sulh’cu olamamıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

psikolojik savaşı iyi vermeliyiz. Yoksa kaybedeceğimiz çok şey var.

Serkan Dilek 
 16.03.2007 17:39
Cevap :
İlginize teşekkür ederim. Gerçekleri önce kendi indsnımıza anlatmalıyız ülke çıkarları açısından uyanık olmak zorundayız. Saygılarımla  17.03.2007 1:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 65
Toplam yorum
: 50
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 2844
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Sosyal Bilimler Fakültesi Sosyoloji bölümü  terk. Hollanda'da ikamet etmekte. Hollanda'da ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster