Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Temmuz '13

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
651
 

Eşeli

Eşeli
 

alıntı


Eşe’li;  Asıl adı Ayşe. Yöresel şive de Eşe, ve benim hitabımla Eşeli.  Eşeli bir garip köylü kadın. Yaşının çok küçük olmasına rağmen o kadar yaşlı gösteriyor ki, yaşanmışlıklar , alınan darbeler, bırakıp gitmeler ve sürekli hayat mücadelesi. Sadece köyde yaşamış, şehir hayatı hiç görmemiş. Akşama kadar taş kırmaktan, yemek yapmaktan, odun taşımaktan sürekli koşturmaktan buram buram ter kokan bu kadın. Çalışmaktan kendine bakacak vakti kalmamış. Saçları hiç tarak görmemiş yoluk yoluk ve yağlı. Sürekli çalışmaktan öyle bir vücut yapmıştır ki bir erkeği yere devirecek güçte. Ters bir şey söylemeye gelmez.

O masumiyet, o saflık, o temizlik kalmamıştı sanki, herkeste bir hırs, bir mücadele, bir çalışma. Sürekli bulundukları dünya yı değiştirme telaşı içinde. Daha çok kazanma hırsı, daha çok para ve altın. Oysa gençliğinde öylemiy di  Eşeli. Köy ortamında kendini gerçekleştirmenin, yaşamın tek düzeliğinden kurtulmanın umuduyla tutunduğu köy zenginlerinden yediği darbeler. Eşeli buna aldırmadan devam eder hayatına, daha kendini beğendirme, ispatlama, kabul ettirme peşinde koşmaktadır. Kendi güzelliğinden herkesin etkileneciğini düşünmektedir.  Gözünü bu hırsla bürüdüğü için gerçekleri görmemektedir, Eşeli. Her kendisine bakanı, onu çok beğendiği için baktığını, çaka sattığını düşünmektedir. Kandırdılar Eşeli yi , canını yaktılar. Eşeli ne olduğunu anlamadan, karnındaki bebeği ile koydular bir başına. Çaresiz kalmıştı, ne yapacağını bilemiyordu. Döndü dolaştı, geldi baba evine. Babası ve erkek kardeşleri kesinlikle kabul etmiyorlar, eve girmeye çalışırsa onu öldürmek üzere hazır bekliyorlardı. Baba oğullarına görevlerini bildirmişti. O eve girmeyecek, girmek istediği an orda öldürülecektir. Hiç kimse acımıyordu Eşeliye. Öylece durup uzaktan uzaktan merhamet bekliyordu. Bir de analık(üvey anne) vardı, annesini küçük yaşta kaybeden Eşeli, belkide analıktan çok çekiğinden kendini atmıştı dışarıya. Hemcinsine acımış olacak ki analık, kavga dövüş aldı Eşeli yi eve. Kimse konuşmuyor, yüzüne bakmıyordu. Böyle devam etti, taaki Eşeli bebeğini doğurana kadar. Bebeğini doğurduktan sonra, analık beşiği bebekle koydu kapının önüne. Napsın Eşeli birde bebeği var. Kendi hayatından vazgeçip bir dağ köyünde, köy dokturunun yanına sığındı. Dağın gelini olmuştu, genç kızlığını yaşamadan. Tuttu elinden doktor, doktorun birçok şey öğrendi. El becerisi de vardı. Hastalara o iğne yapıyor. Tedavi yöntemleri uyguluyordu. Kendini geliştirdi, yetiştirdi. Doktor öldü. Her şey Eşe liye kaldı. Değişen dünyaya kayıtsız kalmadı Eşeli.

Eşeli köyünü düşündüğünde, huzur , sessizlik, sakinlik, mutluluk olsun istiyordu, fakat bunların hiç biri aklına gelmiyordu. Babasının, kardeşlerinin kendisine sahip çıkmasını, onu korumasını, ona inanmalarını istiyordu. Sadece yaşadığı kötü günler, çektiği acılar geliyordu aklına. Babasını, kardeşlerini kör oldukları için suçlamak, onları hor görmek istemiyordu. Onlarında bilgisiz ve kör olmak istemeyeceklerini düşünmek istiyordu. Yaşadığı olumsuzluklardan kurtulamıyordu ve artık zaman intikam zamanıydı. Çok değişmişti Eşeli kimse tanıyamazdı . Bir gece yarısı gizlice girdi köye. Eşeli korkuyordu ama, intikam daha ağır basıyordu. Hiç unutmamıştı, yaşadıklarını, birkaç kişinin tutup zorla sahip olmalarını, kendisine inanmayan babasını,  erkek kardeşlerini ve analık. Köyde sanki hayat durmuştu, ölüm sessizliğine bürünmştü.  Ne bir traktör sesi, ne bir sokak kedisi, ne de bir köpek havlaması, ne akan derelerin su sesi. Yanında iki büyük bidon benzin taşıyordu. Önce tecavüz edenlerin evlerinin etrafında dolaştı, Her yere dökerek dolaştı. Babasının evine çocukluğuna geldi, baktı, sadece baktı daha fazla durmadı. Biraz daha dursa kararından vazgeçebilridi.  Evinin etrafını da dolaştı ve ateşledi.  Her yer bir anda aydınlandı, her yerden ateşler fışkırıyordu. O zaman ağlamakta olduğunu fark etti. Gözlerinden yaşlar boşanmaya başlamıştı, demek ki içindeki buzlar çözülüyordu artık ve yanaklarından ılık ılık süzülüyordu. Bir çığlık attı, ardına bakmadan yürüdü yürüdü .

GİTTİ!

 

Abbas Oğuz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İntikam biraz fazla olmuş.

Kerim Korkut 
 22.08.2013 19:58
Cevap :
Yorumunuz için teşekkür ederim, Kerim bey.  23.08.2013 14:25
 

Ne kadınmış Eşeli.Uğradığı haksızlığın peşini bırakmamış,sonunda iç rahatlığını sağlamak için yapması gerekeni de yapmış.O mücaddeleci ruh keşke bütün kadınlarımızda olsa.Son derece caydırıcı bir eylem aslında.Kanun kendini askıya alırsa,öyle anlar gelirki, insan kendine yasa yapar ve çekinmeden de uygular...Çok güzeldi,sayın Yılmaz.Elinize sağlık.Saygılarımla.

Abbas Oğuz 
 30.07.2013 13:09
Cevap :
Doğru söylüyorsunuz. Böyle devam ederse; Herkes kendi yasasını uygulayacak. Teşekkür ederim,Abbas bey. Selamlar, saygılar.  31.07.2013 10:52
 

Birgül hanımcığım etkili bir anlatımla kaleme aldığınız bu hazin öyküyü kurgu olması dileğiyle okudum. Nice Eşeli gibi kadınla aynı havayı soluduğumuzu, aynı topraklardan beslenip aynı kaynaklardan su içtiğimizi bile bile, kaleminize sağlık sevgilerimle selamlar

Cemile Torun 
 24.07.2013 23:52
Cevap :
Cemile hanım, tamamen kurgu. Tabi ki benzer hikayeler vardır. Selamlar, saygılar. Birgül  25.07.2013 12:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 137
Toplam yorum
: 368
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 2214
Kayıt tarihi
: 19.02.13
 
 

05 Ekim Ankara doğumluyum. Okumayı, yazmayı, insanları dinlemeyi seviyorum. Kişisel blogumda her ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster