Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Temmuz '15

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
146
 

Eski sayılmanın sınırı nedir; bir şey zaman ve kullanım durumuna göre ne kadar sürede eski olur?

Eski sayılmanın sınırı nedir; bir şey zaman ve kullanım durumuna göre ne kadar sürede eski olur?
 

Öncelikle söyleyelim burada “eskime” yi kastetmiyoruz. Zaten “eskime” ile “eski” farklı şeylerdir. Eskime yıpranma, eski ise üzerinden zaman geçmesi anlamındadır.

Kaba tabirle yeni olmayan her şey eskidir. “Yeni” malum ilk defa ortaya çıkan. Ayrıca eskiden bilinmekle/kullanılmakla beraber yeni geldiğini/taze olduğunu anlatmak için de “yeni” deriz.

Bir şeyi satın alıp kullanmaya başladığınızda ikinci el yani eski olur. Belki sadece elinizi dokundurmuş, kapağını açmışsınızdır. Fiyat olarak fark eder, talep olarak fark eder. Eski bu anlamda acımasız bir sürecin başlangıcıdır. İnsanın yaşlanması gibi. İnsan da yaşlandıkça eskir. İnsanın eskimesi cebindeki nüfus kimliğinin eskimesiyle eşdeğerdir.

Aslında bir şeyin satın alınıp kullanılmaya başlanması ile eski sayılması acımasız bir yargıdır. İkinci el olabilir ama eski diyemezsin. Bir de bu eski tabiri rastgele kullanılıyor. Eski bir bina. Kaç yıllık? 5 yıllık. 5 yılda eski oluyorsa bina 20-30 yılda yıkılır herhalde. Hayır. 10 yıllıkken eski.20 yıllıkken eski. 30-40-50 yıllıkken eski. Eskinin ölçüsü yok yani. 10 yıllığa da eski diyor,50 yıllığa da. 1-10 yaş arası yeni, 10-30 yaş arası kullanım ve 30+ eski, böyle bir ölçü konabilir mesela. Adamın 10 yıllık evini 50 yıllık evle her ikisine de eski diyerek karıştırmamış oluruz.

Tarihi olaylar hafızalardan silinmeye başladığı andan itibaren eski sayılarak tarihleri yazılmalı. Yıl önemli tabii ki; 100 yıl önce olmuş bir olay güncelliğini koruyor diye yeni olamaz.

Kişiler eskimiyor nedense. Aslında eskimesi lazım. Adamın tabloları tedavülden kalkmış, besteleri unutulmuş hala sanatçı; artık eski sanatçı olması lazım. Sanat eskimezmiş yok öyle bir şey, her şey eskir.

Ve adetler, töreler, inanç, düşünce ve anlayışlar… En çok bunların eskimesi lazım; çünkü değişim kurallarına tabiler. Ama maşallah hepsi yerinde duruyor. Belki 10 bin yıl önce icat edilmiş ahlak kuralları aynen duruyor. Geçmişte kalan her şey eskir.

Eskimenin ölçüsü yenisi ya da farklı alternatifleri çıktığı için kullanılması gereksiz olmaktır. Bazen mal yıpranmamış da olabilir ama üzerinden zaman geçmiş, modası geçmiş olması onu eski yapar. Eskiyi kullanırız ama eski olduğunu bile bile. Sanat eserleri eskimez anlayışı var. Bal gibi eskir. Mona Lisa tablosunu eski o nedenle bana hitap etmiyor diyerek beğenmeyenler vardır. Tanrı ve kutsal kitaplar da eskir. Kuran ilk çıktığında kim bilir insanların algısı nasıldı? O zamanın insanları ve bu zamanın insanlarının Tanrı algısı aynı değildir. İnsanların algısı bakımından 1500 önceki Tanrı ile bugünkü Tanrı farklıdır.

Derdimiz eskimenin bir ölçüye literatüre kavuşturulması. Eski tabiri hiç kullanılmasın. 57 yıllık ev mesela. Onun eski ya da yeniliğine sahibi ya da kullanan karar versin. Keza insanlara yaşlı demek yerine direk yaşı söylensin. Halime Kuzey 65 yaşında.

NAHİDE ÇELEBİ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

AMAN NE YAPIN BE KARDEŞ, HELE BAYANLARIN YAŞI HİÇ SÖYLENMEZ.ÖRNEĞİN BENİM YAŞIM 99 .SELAM VE SEVGİLER.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 14.07.2015 7:48
Cevap :
99'u tersine mi çevireceğiz yoksa...  14.07.2015 20:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 5719
Toplam yorum
: 14429
Toplam mesaj
: 282
Ort. okunma sayısı
: 640
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster