Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Aralık '12

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
139
 

Feyzullah Aktan'dan; Doğruydu Ama Yarımdı

Feyzullah Aktan'dan; Doğruydu Ama Yarımdı
 

Belgelemek Yarınlara Borcumuzdur.


Metin Fındıkçı’nın yayıma hazırladığı, Sanat Dükkânı Yayıncılığın SERENDİP markasıyla bastığı; değerli yazar, duayen yerel gazetecilerimizden Üstat FEYZULLAH AKTAN’ın yaşam eseri… Bedelini, çektiği büyük acılar ve bir ömürle ödediği DOMUZ DOLABI, kendisiyle birlikte oradan oraya sürüklenen belgeleri derleyip toparladığı ibret vesikası.
Zaman geçtikçe, olayı yazması gerektiği konusundaki baskıların hiçbirisi içinden gelen baskıların önüne geçememiş alında! Kendisi demese de eserin bütününe baktığımızda bu içsel motivasyonu “görmemek” olası değil! İyi ki de öyle olmuş aslında; yoksa bu eser bu denli dokunmazdı belki yüreğimize!…
Kırklareli Olayı’na kıyıdan kenardan sokulmuş ya da sokulmak istenmiş ya da Olay’ı ondan bundan dinlemiş olanlar doğrusunu öğrensin istemiş eserinde… İyi de yapmış Üstat, nereden bilecektik ki her devrin bukalemunlarını!
Yalnız kendi adına değil, tarih boyunca şerefli milletimizin geçirmiş olduğu buhranlarda ahlâken zayıf adamların büyük rolleri olduğunu… Bu tiplerin her devrin ikbal sahiplerine kolayca sokulmasını becerdiklerini, onların zayıf taraflarını işlemek suretiyle -bir yığın acı ve gözyaşı pahasına- saltanat süren tipik cemiyetler kurduklarını... Bu kadar insanın şerefiyle oynadıklarını, mesleğinden ettiklerini ve yıllarca cezaevlerinde süründürdükten sonra onların beraat etmelerine ve öne sürülen delillerin tamamen “yalan” olduğu meydana çıkmasına rağmen hâlâ birtakım kutsal görevlere umarsızca devam ettiklerini, “ahlâka ve dürüstlüğe ne kadar bigâne olduklarını”...
Üstat sonradan öğrenmiş ki anılan dönemin kirli işlerini soruşturmakla görevlendirilmiş olan kişi, meğer o dönemin baş tetikçilerinden biriymiş!
Eee… Ne var bunda diyebilirsiniz:
İşleri düzeltmek iddiasıyla gelenlerin önüne konulan “çuvallar dolusu” belgelerle birlikte, o yalan yanlış belgeleri hazırlayanlar karanlık dönemin kirli işlerini soruşturmakla görevlendirilmiş yeni dönemin “müfettişi” olarak da gelirse; buyurun buradan yakın!?
İşte size DOMUZ DOLABI…
Yani domuz dolaplarının figüranları, bütün tetikçiler…
Öykülerin sonunda “iyi insanlar” kazanmıyor hep…
Gerçi, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararını bozarak, kararı verenlerin “suratlarına çarpan” bozma kararı Feyzullah Aktan’ı aklamış ama içini rahatlatmamış izleyen yıllarda… Yani, o çuvallar dolusu karalama belgeleriyle ilgilenilmemiş bile… Bir yanlıştan dönülmemiş izleyen yıllarda “kara çalıcılar” da cezasız kalmış, yaptıkları yanına kalmış umarsızca… En çok da bu yaralamış Üstadı.
*   *   *
Melisan da okudu bir solukta kitabı (eşim).
Sabahın köründe kapıları yumruklandığında tanımadığı, anlamsızca bakan adamları ve arkasından bakan iki polis memurunu… Ev dediği topu topu küçük bir odayı, ev sahipleriyle aynı sundurmaya açılan arası açık tahta kapıyı… Ortada serili yer yatağı, bir köşede tahta bavulu, içinde birkaç çamaşır ve birkaç kitap bulunan çeyiz sandığını. Öbür köşede, sofra olarak da kullanılan yuvarlak kalaylı tepsiyi, içinde bir küçük tencere, birkaç tabak, kaşık ve çay bardağı ile su bardağını.
Üstelik gürültüye uyanan ev sahipleri ile üç kızlarını, yeni doğum yapmış ve bebeğini kaybetmiş olmanın halsizliği ve üzüntüsü içindeki eşi Ümmü Anne’mizi, bu yaşananlara bir anlam veremeyişlerini, soran gözlerle öylece baktıklarını…
Ve.. Feyzullah Aktan’ın “tam iki yıl, yedi ay sonra ancak aklanıp dönebildiğini…”
*   *   *
Lüleburgaz’da bir yazar, olayın içinde bulunanlardan birinden aldığı bilgilerle yazı hazırlamış. Bu yazı kendi gazetesi ÖNDER’de yayımlanmış. Ancak Üstat bu yazıyı (son derece demokrat bir duruşla) yayımlamış ama şaşırmış, biraz da bozulmuş. Yazılanlar doğruydu, ama yarımdı çünkü.
Bu yazı, olayın içinde bulunanın beraatiyle, Feyzullah Aktan’ın mahkumiyetiyle bitiyordu. Oysa bu kişi, o ilk kararda beraat edenler arasında bulunuyordu, davanın sonunu takip etmemişti bile…
Bunu da görünce AKTAN, oradan oraya sürüklenen belgeleri derleyip toparlayarak yazmaya karar vermiş, iyi de yapmış.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 269
Toplam yorum
: 141
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 989
Kayıt tarihi
: 19.11.12
 
 

Evli, 2 evlat babası, 1965'te doğdu, inançlı, müziksever, insansever, yurtsever, iyi yüzer, ünive..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster