Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Temmuz '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
49
 

Gazze'de İnsan Haklarının korunması için İsrail ve Filistin silahsızlandırılmalı

Gazze'de İnsan Haklarının korunması için İsrail ve Filistin silahsızlandırılmalı
 

Filistinin Paylaşımı


1948 den bu yana süren İsrail Filistin Savaşında kim haklı ?

Herhangi bir siyasi konu, onun sebebi tarihi olaylar bilinmeden, sebep sonuç ilişkisi kurulmadan, dar açıdan bakılarak yorumlanmamalı.

Birinci dünya savaşında, 1914-16 arası Ingilizler ile Osmanlılar arasındaki Ortadoğu’ savaşlarında, aynı Almanlarla Fransızların arasında olduğu gibi bir yenişememe ( stalemate ) dengesi oluşmuştu. 

Ingilizler bir taraftan Mekke Şerifi Hüseyin Bin Ali ye, diğer taraftan da Israil in kurucularına, aynı Filistin topraklarını vaad ederek (Decleration of UK Foreign Secretary Arthur James Baldwin  to Baron Rothschild Zionist Federation of UK and Ireland) avantaj sağlayarak savaşı kazanmayı bilmişlerdir.

Ingilizler, savaş bütçesinden ve yahudilerden elde ettikleri finansman ile Lawrance of Arabia'nın Araplar şeyhlerini maaşa bağlamışlar, kurdurdukları 30.000 kişilik ordu Arap İsyanını başlatmış, Osmanlı ordusu Hicaz’da hezimete uğratılmış, Filistin bölgesi İngiliz mandasına geçmiştir.

Buraya hadar savaş hukuku geçerlidir. Haklı / Haksız bakılmaz. Kuvveti ele geçiren başarılı olmuştur.

Bölgede o tarihten itibaren yaşananların esasını anlamak için, egemenliği elde eden gücün, kontrol  ettiği bölge halkına karşı eşitlik, insan hakları hukuku içerisinde davranıp davranmadığı ( bugünün evrensel hukuk kavramları çerçevesinde ) incelenmesi gerekir.

İngiltere, Birinci Dünya Savaşı bittikten sonra  yahudilere vaatlerini fFlistinlilere rağmen, 1922 den 1925 e kadar süren uluslararası platformlarda ikna yoluyla hukuki temele oturtmuştur. Osmanlılardan devir alınan bölge, Ürün Krallığı ile Filistin olarak İngiliz Mandası egemenliğinde ikiye bölünmüştür. İngiliz mandası Filistin bölgesine yahudi göçmenlere de yerleşme hakkı verilmiştir.

1900 lere girerken % 80 arap % 15 hıristiyan, % 5 yahudi den oluşan 250 bin kişilik bölge nüfusu, İngiltere destekli Ziyonis hareketi tarafından örgütlenen büyük bir göç hareketi ile kısa sürede 700 bin e ulaşmıştır.

1948 yılında, İkinci Dünya savaşında avrupa kıtasında yaşanan yahudi soy kırımının da etkisindeki dünya kamu oyu ile, filistin topraklarında yerleşmiş yahudi nüfusuna İngiltere ve ABD kontrolundaki Birleşmiş Milletler de Israil Yahudi Devletinin kurulmasına izin verilmiştir.  Aynı topraklarda yaşayan Filistinli nüfusun hakları, yok sayılmış, topraklarından sürülmelerine göz yumulmuştur.  Bağımsızlık ilanının ertesi gün çıkan Arap İsrail savaşında, ABD desteğini alan İsrail, askeri gücünü kanıtlamış, bölgeye hakimiyetini sağlamlaştırmış, 1 Milyon üzerinde Filistinli Arabı göçe zorlayarak yeni işgal topraklarla birlikte oluşturduğu milli sınırlarında  yahudi nüfus konsentrasyonunu % 80 üzerine çıkartmıştır.

Kırılma noktası, tarihi / vaadedilmiş ana vatanlarında yaşama hakkını  20 asır sonra geri kazanan bir dini / etnik topluluğun, bu hakkını aynı toprakta beraberce yaşadığı arap nüfusunu yok sayarak, dini /etnik esaslara dayalı bir yahudi ulus devleti kurmasına dünya savaşından egemen çıkan İngiltere ve ABD tarafından izin verilmesidir.

İsrail devleti kurulduktan sonra, topraklarında egemenliğini ve güvenliğini sürdürmek üzere her türlü silahlı tedbir alma hakkı yasallaştırmıştır.  Yahudi Ulus devleti kurulmadan önce aynı topraklarda yaşıyan Müslüman Filistin halkının bağımsız devlet kurma hakkı 60 yıldır engellenerek, egemen İsrail devletine karşı savaşan teroristler olarak tanımlanmaya çalışılmaktadır.

2000 yıl öncesinin egemen güçleri tarafından zorunlu göçe tabi tutulmuş İsrail halkının kaybettikleri haklarının korunmasını iki dünya savaşından sonrasının egemenleri İngiltere, ABD ve Birleşmiş Milletler tarafından gerçekleştirilmiştir. Halbuki, yahudi devletinin egemen güç olarak işgal altında tuttuğu topraklarından milyonlarca Filistinliyi göçe zorlaması, gitmeyip varoluş mucadelesi verenleri de 2 -3 yılda bir çıkan savaşlarda öldürerek zulum yapmasınına medeni dünyanın daha fazla göz yumması kabul edilemez.

İsrail'in menfaati, tüm tarihi Filistin topraklarının ABD ve UN aracılığıyla silahsızlandırılmalıdır.

Filistin halkının kendi topraklarında insan haklarına uygun yaşam şartlarda yaşaması ABD ve BM tarafından garanti altına alınmalıdır.

Israil Yahudi Devleti anayasası değiştirilerek tarihte önerilen “ International Federation of Palestine - Uluslararası Filistin Federasyonu  “ olarak iki bölgeli federasyon şekline dönüştürülmelidir.

Eşitlik ve İnsan haklarına dayalı federal devlet modeli  UN tarafından geliştirilerek silahlı iç çatışma yaşanan ( suriye / ırak / ukrayna dahil ) tüm bölgeler için uygulanmalıdır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 396
Kayıt tarihi
: 23.01.12
 
 

İlgi Alanı; Doğrudan Demokrasi / Sanayi /Teknoloji Sanayici, girişimci; otomotiv, mühendislik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster