Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ağustos '09

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
33077
 

Gelin ve kaynana manilerinden bazı örnekler ( 3 )

Türk halk edebiyatında ve Türk dünyasında maniler coğrafyasında konularına göre manilere bölümlere ayırırken birde dünden bugüne kuşaktan kuşağa bizimle birlikte gelen ve bizimle birlikte yaşayan Gelin ve Kaynana manileri de ayrı bir yer tutmaktadır. Yaptığım inceleme ve araştırmalarda hemen hemen Anadolu’nun her yerinde gelin ve kaynana ile ilgili halk edebiyatımıza girmiş ve hala canlılığını devam ettiren sözlü manilere rastlanmaktadır.

Ben bu konuyu incelerken halen masamın üzerinde bulunan değerli araştırmacı yazar Ünal Şöhret Dirlik’in FETHİYE’DE SÖYLENEN MANİLER adlı kitabının 58, 59, 60 ve 61. sayfalarında “Gelin ve Kaynana” manilerine yer verdiğini görüyorum..Sevgili kadim dostum Ünal Şöhret Dirlikten izin alarak bu kitabından da birkaç örnek alıntı yaparak sizlere sunmak istiyorum; ha şunu da eklemeden geçemiyorum. Bazı arkadaşlarımız böylesine bir araştırma ve incelemeyi yaparken her şeyi kendine mal eder gibi alıntı yaptığı kaynaklara veya kişilere yer vermiyor. Edebiyat dünyamızda bu tür aşırmalarda ayıp oluyor. Onun için ben özellikle kaynak göstererek dip notlarıyla bunları yapmayı onur sayıyorum. Şimdi sevgili araştırmacı dostum Ünal Şöhret Dirlik’e kulak verelim:

“ Kaynana gelin geçimsizliğinin temeli çok eskilere dayanır. Bu yüzden bizim toplumumuzda kaynanalara çok maniler söylenmiştir. Kaynananın oğlunu çok sevmesi ve bu sevgiyi gelinle paylaşmak istememesi başta gelen sebeplerdendir. Evlendirinceye kadar gözünün içine bakarak büyüttüğü, akşam sabah bir arada olduğu, yemeğini yapıp çamaşırını yıkadığı oğlu, gelinin gelmesi ile birlikte anasına karşı ilgisini azaltmıştır. Ayrıca kaynana, kendisi gelin olduğunda kaynanasından kötü davranış görmüşse acısını ilkel bir düşünce ile gelininden çıkarmaya çalışır. Hiçten bazı bahanelerle geliniyle çekişir. Oğlu ile birlikte gelininin çok iti atlı olmalarını ve sözünden çıkmamalarını ister. Yanlışlıkla yapılacak en ufak bir davranış onunun kalbini kırmaya yeter.( 13)

Ne gelinler vardır ki; kaynasıyla ana- kız gibi geçinirler. Ne kaynanalar vardır ki gelinine toz bile kondurmak istemezler. Onu olduğu gibi kakuleden kaynanalar vardır toplum yaşantımızda.

Tabakası aynalı

Şu oğlana varmalı

Oğlan pek güzel amma

Anası olmamalı ( Halk Türküsü).

Şimdi sevgili araştırmacı- yazar meslektaşım Ünal Şöhret Dirlik’in konu ile ilgili Gelin ve Kaynana mânilerinden birkaç örnek sunmak istiyorum:

Ak tavuk almadın mı?

Kümese salmadın mı?

Kör olası kaynanam

Sen gelin olmadın mı?

Aşa odanın kilimi

Tut kaynanadilini

Mademki çok kötüydü

Neden aldın gelini?

Avluda dibek taşı

Verdiğin bulgur aşı

Teneşirde yıkansın

Kaynananın kel başı

Bağda erik kaynana

Dişin gedik kaynana

Oğlun yemiş getirdi

Sensiz yedik kaynana

Bağdan kamış kaynana

Oğlun çavuş kaynana

İşte oğlun geliyor

Evden savuş kaynana.

Bağda büber kaynana

Oğlan kibar kaynana

Ben gelin geldiğimde

Yatta geber kaynana.

Bahçalarda sarımsak

Kaynanaya bir sorsak

Kaynanalar olmazsa

Oğlanlara sarılsak.

Bahçalarda lahana

Kestim koydum dığana

Dokuz köye söz olur

Senin gibi kaynana..

Dam başında kediler

Miyav miyav dediler

Kör olası kediler

Kaynanamı yediler.(14)

Buraya kadar kaynanalar için söylenen bir kısım manilere yer verdik. Birde kaynanaların veya halkımızın gelinleri için söylenen manileri vardır. Bunlardan da birkaç örnek vermek istiyorum.

Bahçemiz çapa ister

Çapacı para ister

Çapacı şöyle dursun

Şu gelin sopa ister.

Duvak takın başına

Getirin binek taşına

Gelin babası ile

Kardeşi yan başına

Maşa bacaklı gelin

Eli bıçaklı gelin

Oğlan benim sen elin

Aşyağını kemir gelin.

Eli bıçaklı gelin

Eteği saçaklı gelin

Oğluma horamı geçtin

Yengeç bacaklı gelin

ELİ etekli gelin

Basma yelekli gelin

Selam vermeden geçti

Hain yürekli gelin( Halk Türküsü)

Geline bak geline

Kına yakmış eline

Gelin kurban olayım

Saçlarının teline( Halk Türküsü)

Karpuzları dil gelin

Ara sıra gül gelin

Ben gibi bulamazsın

Kıymetimi bil gelin.( 15)

13-Fethiye’de Söylenen Manilyer / Ünal Şöhret Dirlik-Dirlik Yayınları Ofset Basımevi/ Denizli- 2001(s.58, 59, 60)

14 -15 a.g.e. Ü.Ş.Dirlik.s.75, 76)

GELİN ve KAYNANALARDAN
KARŞILIKLI MANİLER

Türk halk edebiyatımızda gelin ve kaynana manilerini işlerken birde halkımız arasında gelin ve kaynanaların meydana gelen olası çekişmelerden dolayı kadrşılıklı olarak birbirlerine söyledikle maniler vardır. İşte Tokat Folklorundan derlediğimiz Gelin/ Kaynana manilerinden birkaç örnek :

Aldı Gelin:

Rafta hedik kaynana

Dişleri gedik kaynana

Oğlun çerez getirdi

Sensiz yedik kaynana

Aldı kaynana :

Tereye petek koydum

İçine ipek koydum

Gelinimin adını

Zincirli köpek koydum.

Aldı Gelin:

Rafa fincan ben koydum

İçine mercan koydum

Kaynanamın adını

Kuyruklu sıçan koydum.

Aldı kaynana:

Bulgur verdim serçeye

Pisler bürük peçeye

Bizim gelin benziyor

Dağda uyuz keçiye.

Aldı Gelin :

Kapılar dayanıyor

Karyolam boyanıyor

Çok söyleme kaynana

Efendim uyanıyor.

Aldı kaynana:

Eli elekli gelin

Kolu kolçaklı gelin

Oğlanı ben doğurdum

Şişe bacaklı gelin. (16)

Anadolu’da gelin kaynana arasında söylenen karşılıklı maniler vardır, Yukarıda Tokat yöresi manilerinden örnekler sunmuştuk, şu yazıyı hazırladığım zaman postacının getirdikleri arasında birde İstanbul’da yayımlanan DÜNYA’DA KİLİS BÜLTENİ vardı.Şevket Ayçin’in derlediği “Gelin kaynana karşılıklı manilerden” birkaç örnekte buradan alıntkı yaparak sunmak istiyorum.Sevgili hemşehrim Şevket Ayçin’ne buradan selam ve saygılar gönderiyorum.:

Kaynana :

Lahanayı haşlar gelinim

Kavgaya başlar gelinim

Oğlanı sana yedirmem

Bağrına daşlar gelinim.

Gelin :

Aha sana hedik kaynana

Dişleri gedik kaynana

Oğlun çerez getirdi

Sensiz yedik kaynana.

Kaynana :

Horozun saçı ipik

Gelinin saçı didik

Konuş gelinim konuş

Benim oğlum kılibik.

Gelin :

İrafa fincan koydum

İçine mercan koydum

Kaynanamın adını

Kuyruklu sıçan koydum.

Kaynana:

Dama koydum masayı

Ben çekemem tayası

Benden size vasiyet

Almayın boyu kısayı.

Gelin :

Çarşıdan aldım lahana

Kıydım koydum sahana

Hiç ömrümde görmedim

Böyle cadı kaynana..( 17)

Kaynana :

Bahçe, çaya istiyo

İşçi para istiyo

Düşük çeneli gelin

Çamdan sopa istiyor.

Gelin :

Oyna hopla kaynana

Hortlak kaynana

Oğlun beni istiyo

Çatla, patla kaynana.

Kaynana:

Gözlerin patlak gelin

Çenesi hırtlak gelin

Seni mezar kaçkını

Suratsız hortlak gelin,

Gelin:

Kaynanam kara basar

Oşt desem beni boğar

Boğduğunu aramam

Köyü başıma yığar.

Kaynana:

Nediyon emirgelin

Toplusu demir gelir

Oğlanı ben doğurdum

Çatlada geber gelin

Gelin .

Kapılar dayanıyor

Karyolam boyanıyor

Çok söyleme kaynana

Efendim uyanıyor.

Türk halk edebiyatımızda sadece gelin kaynanana arasında bu çekişmeli karşılıklı maniler söylenmiyor, ayrıca görümceler arasında da söylenen maniler vardır;bunu da bir maniyle bağlayalım:

Akşam yedim dürümce

Ben istemem görümce

Görümceler dilli olur

İki elli zilli olur. (Malatya/18)

Gelin, kaynana konusunda söylenen maniler elbette bunlardan ibaret değildir.Türk halk edebiyatımızda sözlü olarak yer alan gelin kaynana manileri elbette çoktur, örnek olarak ancak birkaçını sizlere sunmaya çalıştım.

16-Türk Kültüründe Manilerin yeri/ Turgay Aydın Hürsöz Gazetesi/ Aydın 2000

(s. 177/ Tokat Manilerinden örnekler)

17-Dünya’da Kilis Bülteni/ sayı: 81-Nisan Mayıs İistanbul 2001.

18-Türk Kültüründe Manilerin yeri/ Turgay Aydın.

Hürsöz Gazetesi/ Aydın /2000

Kaynana ve gelinler için söylenmiş maniler elbetteki sadece bunlardan ibaret değildir. Anadolu’da yaşayan halkımız arasında yapılan sohbetlerde kimi zaman şaka ve latifeler arasında yine kaynayayı çekiştiren başka manilerde vardır Kaynanalara taş atılırken veya çekiştirirken görümcelerde bu taşlamalardan nasibini alıyor. İşte gümüşhane yöresinden derlediğimiz Kaynana manilerinden birkaç örnek daha :

Kaynanalar yılandır

Hep sözleri yalandır

Tak ipi boğazına

Mahle mahle dolandır.

Kaynanam dibek gibi

Görümcem şebek gibi

Oğlunu da sorarsan

Çekilmiş ipek gibi

Kaynanam kazan karası

Görümcem Allah belası

Oğlunu da sorarsan

Baklavanın ortası.

Kaynananın iyisi

Derin olsun kuyusu

Kefenin arasından

Görünür munzurisi.(19)

Ak karpuz kara karpuz

Kaynanalar çok arsız

Arsız olursa olsun

Oğlum durmuyor yarsız

Ak tavuk almadın mı

Kümese salmadın mı

Ah cadı kaynana ah

Sen gelin olmadın mı

Hop hop kaynana

Güp güp kaynana

Ben oğlunla yanyana

Sen dışaerda kaynana

Kaynanam evde durmaz

İşe elini vurmaz

Bir köşede oturur

Çenesi de hiç durmaz

Çarşıdan aldım lahana

Kıydım, koydum sahana

Hiç ömrümlde görmedim

Böyle cadı kaynana

Kaynanayı ne yapmalı

Kaynar kazana atmalı

Yandım allah dedikçe

Altına odun atmalı

Masa üstünde pekmez

Bu pekmez bana yetmez

Gelinin dediği laf

Benim kulağıma gitmiez.

Portakalındilimi

Tut kaynana dilini

Şimdi oğlun gelirse

Kırar kambur belini(20)

Gelin, Kaynana Manileri üzerine araştırmamızı yaparken birde Aydın / SÖKE yöresinde araştırıp bulduğumuz manilerde vardır. Bunların bir kısmını öğretmen meslektaşım şair ve öykü yazarı Oyhan Hasan Bıldırki’nin hazırladığı DİL ÇEREZLERİ adlı kitabından seçtiğimiz birkaç maniyi sunmak istiyorum:

Sağlık afiyet sıhhat

Gaynanayı galdır at

Gaynanasız gelinler

Aman anham ne rahat

Gız gelin dır dır etme

Fazla ileri gitme

Vakitsiz horoz gibi

Gece yarısı ötme.

Çarşıda et kaynana

Başında bit kaynana

Oğlun bekler mutfakta

Dışarı git gaynana

Sokakta geziyorsun

Oğlumu üzüyorsun

Güzel desem değilsin

Maymuna benziyorsun.

Çiçek gibi her yanım

Sen hizmetçi ben hanım

Evden kovardım seni

Şayet isterse canım

Başı saçaklı gelin

İpten kuşaklı gelin

Dün geldin adam oldun

Leylek bacaklı gelin.

Sinilerde şekerim

Üstüne bal ekerim

Biber gibi sözünü

Oğlun için içerim. (21)

İrafa çiçek koydum

İçine kepek koydum

Kaynanamın adını

Yal yemez köpek koydum

Kaynanam kara masti

Beni oğluna kesti

Kestide ne öğrendi

Akşam bağrına bastı

Köprünün altı kazık

Kaynanam öldü yazık

Kaynanama yanmıyom

Bir topkefene yazık

İki sahan yanyana

Ben istememem kaynana

Kaynananın dilleri

Öldürür gelinleri.

Sen tavuk olmadın mı?

Kümese girmedin mi?

Kör olasın kaynana

Sen gelin olmadın mı?

Sokakta geziyorsun

Oğlumu üzüyorsun

Sende ne güzellik var

Maymuna benziyorsun

Sakız gibi her yanım

Sen hizmetçi ben hanım

Evden kovarım seni

Eğer isterse canım

Oğluma çatacağım

Seni boşatacağım

Sırtına tekme vurup

Sokağa atacağım

Yüzüm beyaz ay gibi

Kaşlarım da yay gibi

Oğlun bana ev aldı

Koskoca saray gibi.

Kız gelin dır dır etme

Beni bırakıp gitme

Vakitsiz horoz gibi

Gece yarısı ötme. ( * )

Çarşıda et kaynana

Başında bit kaynana

Biz oğlunla yan yana

Dışarı git kaynana. (22)

Kaynaklar:

19- Gümüşhane’nin Kültür Öğeleri / Hasan Pir Gümüşhane 1996.

20-Antalya Yöresinden derlenen Maniler. Gönderen Musa Seyirci İl Kültür Müdürü.

Antalya İl Yıllığı / 1974.

21-Dil Çerezleri/ O.Hasan Bıldırki. Söke 1999.

22-Sıvas Folkloru Aylık Folklor Dergisi/ İsmail Hakkı Acar

Say: 16 Mayıs 1974- Sıvas.


( * ) IV.Uluslararası Türk Mediniyetlerinde Sözlü Kültür Geleneği Sempozyumunda sunulan bildiriden bir kesit.

Abdülkadir Güler 6-8 Kasım 2006. Fethiye.

gülsen tunçkal bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne hoş manilerdi hocam, tebessümle okunan. Edip kaleminize sağlık saygılarımla, iyi pazarlar..

gülsen tunçkal 
 31.08.2014 14:58
Cevap :
Köşeme hoş geldiniz Gülsen Hanım. Sizinle onurlandım. Teşekkürler....  31.08.2014 20:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1419
Toplam yorum
: 1823
Toplam mesaj
: 141
Ort. okunma sayısı
: 537
Kayıt tarihi
: 27.06.09
 
 

1946 Mardin ili, Kızıltepe ilçesi’nin Esenli köyünde doğmuştur. İlk ve ortaokulu Kızıltepe’de bit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster