Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Neslihan ERDOĞDU Serbest

http://blog.milliyet.com.tr/kariyerkoc

08 Mayıs '08

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
1949
 

Gençler için ne yapılabilir?

Gençler için ne yapılabilir?
 

BİR YOLU OLMALI


Önceki hafta Manisa’nın bir ilçesinde belediye tarafından organize edilen bir dizi seminer programının ilkini gerçekleştirmek için Manisa’daydım…

Seminer başlığımız “Meslek Seçiminin Önemi ve Tercihler” hepimizin bildiği gibi ÖSS sonrası tercihlerle gençler gelecekte yapacakları meslekleri de bir ölçüde seçmiş oluyorlar…

Katılımcıların ÖSS ye girecek öğrenciler olacağı bilgisiyle hazırladığım sunum öğrencilerin 9. sınıf olduğunu görmemizle değişikliğe uğradı.

Aslında ben daha çok sevinmiştim..Çünkü 9.sınıf alan seçimin yapıldığı bir anlamda tam olarak mesleki yönelişin en keskin gerçekleştiği bir dönem olduğu için öğrencilere çok daha yararlı olacağımı düşünmüştüm…

Gerçek şu ki, büyük şehirlerde gördüğümüz kendini ve geleceğini umursamayan ve ciddiye almayan bir kesim Anadolu’da da yeşermekte..Benim çalışmalarıma katılmış olanlar bilirler sıcak, sempatik ve kucaklayıcı bir tarz ile gençlerin sıkılmadan dinleyebildiği bir aktarım yaparım..Dün de öyle oldu ancak, kendilerine ve geleceklerine yabancı olan gençleri yakalamak için benim sunum becerim bile yeterli olmadı.

Üzülerek gördüm ki gençler git gide kendilerine ve geleceklerine yabancılaşmakta, bu ciddi bir kaynak ve insan kaybına neden olacak gözükmektedir.

Bilinçlendirme projeleri ve çabaları ile ne kadarına ulaşabileceğimizi bilmiyorum…

Daha çok çaba göstermek gerektiği de kesin ancak zaman zaman umutsuzluğa kapılmakta olduğumu da söylemeliyim..

Bu anlamda çok şeyi farkında ve yaşamış biz yetişkinlerin çok daha etkin, özverili çabalarla bir şeyler, hızla bir şeyler yapmamız gerektiğini düşünüyorum.

Gençleri kaybetmeden yakalamanın bir yolunu hep birlikte bulabilmek umuduyla…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

çok güzel bir konuya değinmişiniz tbr. ederim.Gençler ah bu gençler diyemeden edemiyorum.herşey o kadar çoğaldıki teknoloji alanında,vs. düşünebiliyormusunuz, köylerde elektirik olmazken artık bilgisayarlar oluyor. yani şehir,köy hepsi bana göre birbirine bağlantılı.köylüler şehirleşme, şehirliler avrupalılaşma çabası içersinde. aslında şu var biliyormusunuz . kısaca söyleyim. Bolluğun getirdiği bir doyumsuzluk, bir tatminsizlik, bir memnuniyetsizlik .sevgilerimle..

fugen 
 30.05.2008 12:51
Cevap :
Haklısınız, olanaklar artarken mennuniyetsizlikler artıyor.... Saygılarımla..  30.05.2008 18:10
 

Saygıdeğer öğretmenim, Bir insan düşünelim; hayattan ve yaşamaktan sıkılmış, gözünde hiçbir şeyin değeri yok ve kendini hayatın akışına bırakmış olsun. Gençlerimiz, geleceğini, ülkelerinde değil, dışarıda aramaktadırlar. Caddelerimiz, İngilizce tabelalardan geçilmemektedir. Konuşurken illaki yabancı kökenli kelimeleri kullanmak, aydın! Olmanın bir göstergesi sayılmaktadır. Yabancı marka giyimlerin de, kalitemizi yükselttiğine inanılır. Mutlaka her Türk'ün İngilizce öğrenme zorunluluğu vardır. Medeniyetin beşiği batıdır. Onlar gibi konuşmalı, giyinmeli ve yaşamalıyız. İşte bunların sonucunda sizin işaret ettikleriniz. Ortada ne Türk gibi olmak vardır, ne de Türkiyeli. Acı ancak gerçek budur. Millet olabilmek; kültür değerlerinin zenginliği ve kök salmışlığı ile mümkündür. Bir Çinli, Bir Japon, Bir Alman, Bir İsrailli, bir Koreli ülkesi ile gurur duymaktadır. Peki, bizim gençliğimiz? Tarihi ile gurur duymaktamıdır? Sevmediğiniz bir okulda başarılı olabilirmisiniz? Saygılarımla.

Canmehmet 
 08.05.2008 15:43
Cevap :
Yüreğinize sağlık...Görüşlerinize katılıyor, biz yetişkinler olarak ne yapabilirizi bulmaya çalışıyor , çabalıyor ve çok üzülüyorum.....Saygılarımla...  08.05.2008 16:38
 

İnsanı sayı ve hayatı da matematik sanan yaklaşımların huzurdan nasipsiz olduğu için insandan kopuk sonuçlar doğrucağını en iyi siz bilirsiniz. Kendi bloğumu sırf bu gerçek üzerinde yazmak ve paylaşmak amacıyla açtım. Fırsat bulursanız okumanızı öneririm. Çünkü bulunması gerektiğinden bahsettiğiniz yol zaten var. Bütün mesele, yönlendirici olanalrın pozitivist bakış açısıyla insanı makinalaştırmaya inanmış olmaları. İNSAN başka bir şeydir! Ayrıca deterministik yaklaşımın papucu çoktan dama atılmadı mı? Pozitivistler şimdilerde KAOStan bahsederken bizim de bloğumuzda sıkça ve değişik yöntemlerle vurgu yaptığımız gerçeğe doğru hızla ve büyük bir kuvvetle çekilmiyorlar mı? Kendini ve gerçeğini kavramaya yönlendirilmemiş insanın hedef sahibi olması imkansız. Ayrıca bu yönlendirmeyi yapacak olanların da tutarlılığı (kendi iç dengeleri keşfetmiş ve anlamlandırmış olmaları) gerekiyor. Bir yorum boyutunda anlatılması zor şeyler bunlar. Ama beni anladığınızı biliyorum. Saygılar sunuyorum.

Mehmet Arda 
 08.05.2008 9:09
Cevap :
Gençlerimize gerçeklerini kavratabilmek bizim gibi bir avuç "farkında"nın nasıl yapabileceğini gerçekten bulmak istiyorum..yani bunun için doğal sürecin işlemesinin yetmediğiniigençlerin ve ülkemizin git gide zora girdiğini görüyor ve panik oluyorum... Küçük ve sınırlı etkilerden daha güçlü bir yönteme ihtiyacımız var.... Kökten ve radikal bir tavır lazım:)))galiba.. Saygılarımla...  08.05.2008 10:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 157
Toplam yorum
: 153
Toplam mesaj
: 46
Ort. okunma sayısı
: 825
Kayıt tarihi
: 10.09.07
 
 

HAYAT YÜZ ÇİZGİLERİ YÖNÜNDE İLERLER.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster