Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Kasım '14

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
126
 

Gerçek aşklar

Gerçek aşklar
 

Aşk - Dr. Ulusoy


İsterseniz yaşanmış hikayelerle başlayalım. Birinci hikayemiz; Bir yılını dahi doldurmamış gencecik yeni evli çift. İkisi de birbirine çok yakışıyor. Vajinismus problemleri var. Çalıştık ve deneyimi yaşadılar. Gelin görün ki, zar muhtemelen yarım ay veya daire şeklinde idi ve deneyimlerinde kanama olmadı. Zarların yaklaşık 4/10 nunun deforme olmayacağını her gelen hastama başında eğitim süreci dahilinde veririm. Buna rağmen tedaviden sonra erkekte buna dönük sıkıntı hissetim. Tekrar açıkladım, literatür bilgileri, kaynakları ve resimlerle anlattım. Tamam dedi yarım ağızla… Aradan 3 ay geçmedi ki elime mahkemeden bir kağıt geldi. Tedavi süreçleri ile ilgili bilgi isteniyordu. Özellikle zar konusunda. Erkek, sözde çok sevdiği eşini zara takılı düşüncesi nedeniyle boşuyordu.

İkinci hikayemiz; 25 yıllık vajinismus hastamız, geçmişte tedaviler denenmiş ama başarısızlıkla sonuçlanınca 25 yıl su gibi akıp geçmiş. Erkeğin mesleğini sordum, “bisiklet tamircisiyim” dedi. Ama eşimi çok seviyorum. İlişkimiz ve çocuğumuz olmasa da ona derinden duyduğum, kalben hissettiğim sevgi nedeni ile hep bağlı kaldım ve onu hiç üzmedim. O sırada eşi de bu cümleyi gözyaşları içinde onaylıyordu.

Sizlere iki uç örnek verdim. İkisi de severek evlenmişlerdi. Birisi sevgisini kısa sürede zara değişmiş, diğeri her şeye rağmen sevgisini koruyup, kollamış ve büyütmüştü.

İki sevgi arasında bir ölçüt farkı var. Günümüz gençleri, sevgiyi “bir anlık hoşlanma, fiziksel yapı, toplumsal kademe, maddiyat, yanında güvende hissetmek, sevdiği yemeklerin, sevdiği müziklerin aynı olması, seyahat ve tatil alışkanlıklarının benzer olması” gibi unsurlarla ölçebiliyor. Bunları ölçüt olarak aldığınızda ise evliliklerde takip eden yıllarda sorunlar ve anlaşmazlıklar ortaya çıkıyor. İncir çekirdeğini dahi doldurmayan sebeplerden ötürü tartışmalar, kavgalar ve boşanmalar meydana geliyor. Burada biten sevgi mi? Çiftlere göre sevgi. Ama gerçekte binanın temelinde olması gereken sevginin olmadığı, dış unsurların sevgi olarak görüldüğünü, değerlendirildiğini fark ediyoruz.

Gerçek sevgi ise ikinci hikayedeki sevgidir. Bunun temelinde; Mevlana’nın Şems’e duyduğu sevgi vardır aslında. “Kalben, merhameten, tüm düşünce ve duygular üzerine iki ruhun bir bedende birleşme halidir.” Ve bu sevgi öyle güçlüdür ki, Şems gittiğinde, Mevlana günlerce, haftalarca, aylarca gözyaşı dökmüştür. İçinden bir parçanın kopup gittiğini hissetmiştir. O’nu her yerde aratmıştır.

Gençlere, seviyorum dediklerinde şunu sorarım, partnerin; hayvanları seviyor mu? İnsanları seviyor mu? Yolda kalmışa, zorda olana yardım ediyor mu? Çiçeği, böceği, börtüyü seviyor mu? Merhameten ve kalben içindeki aşkı çevresine, doğaya, insanlara ve tüm canlılara aktarabiliyor mu? Bunları görmeye çalış. Görmeye çalışmak da yetmez, O’nu olaylarla ve hikayelerle sına… Merhamet ve kalbi duygu içeren olay ve hikayelere ne tepki veriyor, geri çekil bir gözlemle.

Bunları yapabiliyorsa, o genci sev, öyle sevki, onu “bisiklet tamircisi” gibi her şeye rağmen yaşam boyu hiç bırakma. Çünkü “O, Seni Çok Sevecektir.” Bu sevgi binanın temelinde varsa bir önceki saydığın sevgi diye nitelediklerin bu temelin üzerine katları oluşturacak ve sağlam bir bina inşa edeceksin.

Mevlana’nın Şems’e duyduğu sevgiyi aranızda hissetmezsen, oradan uzaklaş. Çünkü, O sevgili en ufak sorunlarda senden uzaklaşacaktır. Sözlerini, düşüncelerini anlamayacaktır.

Çocuklarımıza, gençlerimize, gerçek kalbi aşkları, sevgileri yaşanmış hikayeler üzerinden anlatın… Mitoloji Uzmanı J. Campbell’in de vurgu yaptığı gibi, günümüz gençliğinin en büyük eksiği hikayelerdir. Hikayeler yaşanmış, deneyimlenmiş olaylardır. Kişi zora düştüğünde, sıkıntı yaşadığında zihni bu hikayeler üzerinden çözüm bulur. Bir anlamda hikayeler yaşamın yol gösterici haritalarıdır. Hata yapmamamıza ya da tekrar tekrar aynı hatayı yapmamıza engel olurlar…

Mevlana, Şems’ini kaybettiğinde hıçkırıklara boğularak gözyaşlarını aylarca tutamadıysa, sen de senin için gözyaşı dökecek sevgiliyi bul… 06.11.2014 – Dr. Ulusoy – Kuşadası, 19.27 

 

http://www.vajinismustedavisi.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 135
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 238
Kayıt tarihi
: 22.10.06
 
 

DR. MURAT ULUSOY, 1969 Nazilli doğumluyum. İlk, orta ve lise eğitimimi Nazilli'de tamamladım. 199..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster