Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mart '07

 
Kategori
Rüyalar
Okunma Sayısı
1248
 

Gerçek bir rüya prensesi tanımak ister miydiniz?

Gerçek bir rüya prensesi tanımak ister miydiniz?
 

Bahçede hafif zorlandığını gösteren, sakin ve kibar yürüyüşü ile iş yerini arayan bakışları, bana yerimden kalkıp karşılama isteği getirdi.. Kapıda karşıladığımda ise Son derece zarif, asaletli duruşu ve gülümseyişi , beni derinden etkilemişti.. ''Hoşgeldin '' dedim..

Karşıma oturduğunda ise, birbirimizi sevgi titreşimleri içinde incelemekle, meşgulduk İlk sessizliği bozan ben oldum.. Bana mail yazdığın günden beri, seni merak ediyorum ..Evet ;Bu zarif genç kızla, mail yolu ile tamamen tesadüfi gözüken bir şekilde tanışmıştık..

Her zamanki yoğun günlerimden birinde, maillerimi kontrol ederken, bir mail almıştım e-mailde Acaba siz benim liseden arkadaşım olabilir misiniz? Adı ve soyadı sizinki ile aynıydı diyordu Heyecan verici olmalıydı, ama ben soyadımı mahkeme kararı ile bir kaç yıl önce değiştirmiştim .İlginç olan ise onun söylediği semtte, ben ilkokul okumuştum..

Hemen yanıt yazdım. ''Hayır değilim'' diye kendi adımın, sonradan değiştiğini ve mesleğimi yazdım.. Böylelikle arkadaş olduk.. Bir müddet sonra bana, muhteşem bir rüya denemesi gönderdi. Yazısını çok beğenmiştim.''Kaleminiz çok güzel, yazdıklarınız oldukça ilginç, başka denemeleriniz var mı?'' demeden önce maili, bir kez daha okudum..Bir bisiklet kazası sonucu, beyin travması geçirdiğini, bu kazanın ise rüyada olduğunu yazıyordu..Öyle iç içe muhteşem bir yazıydı ki, gerçek mi? yoksa rüyamı? gizemini taşıyordu ..

Sonunda rüya olduğuna karar verdim ..Ona mail yazdım..Çok güzel bir yazı gerçekmiş gibi bir rüya, bir kurgu olmuş, çok beğendim diye yanıtladım .Bir gün sonra bana gelen mailde rüya değil, gerçek olduğunu yazıyordu..Aklıma okuduğum bir yazı gelmişti..

''Çinli bir bilge rüyasında kelebek olduğunu görür, ama uyandıktan sonra rüyasında kelebek olan bir adam mı, yoksa kendini adam olarak düşleyen bir kelebek mi olduğundan emin olamaz. ''

Yazdığı kişi kendisiydi.. Bunları ona bakarken, hızla düşünüyordum .
Bir müddet sonra, beni ziyaret etmek ve tanımak istediğini yazdı..Sevinçle kabul ettim, ama nasıl bir durumdaydı soramadım. Birileriyle gelmesini bekliyordum Öyle ya, önemli bir olay yaşamıştı..Hastanelerde eskiden görev yaptığımdan biliyordum. Çoğunlukla ciddi sağlık problemleri, kalıcı olabiliyordu..

İşte şimdi karşımdaydı.Tahminlerimin ötesindeydi . Zarif, şık bir şekilde.Çay ikram ettiğimde, sohbete samimi şekilde başlamıştık bile. Cesur ve kendine özgüvenli, güler yüzünde ışıltıları olan bu genç hanımdı, içimi ısıtmıştı. Konuşurken çantasından, minik mor bir kutu çıkardı. ''Bunu ben rahatsızlığımdan sonra ilk yaptığım boyama idi, size getirdim'' dedi. Seramik boyamıştı.Çok duygulanmıştım.

Bunları yazarken düşüyorum da , yazmayı denersem, bir kitap olacak yaşamlarla birlikteyim ..İşte bu yaşamlardan biri de , bu genç hanım. En güzel yanı, Düşünce ve yaşam'' eğitimlerime katılıp, gün geçtikçe daha da kendini bulmasıydı. Artık ayağındaki o hafif zorlanma da yok olmaya başlamıştı .

Yürüyüşe başlamış, anlamlı bakışlarını gizleyen gözlüğünü çıkarmıştı..Onda olan farklılık göze çarpıyordu.. İlk başlarda, kazanın verdiği yeniden yaşama dönüşüyle birlikte, zihninde olan ''herşey olağan'' düşüncesini, yavaş yavaş değiştirmeye başlamıştı. Tabii ki bu düşüncenin değişimi gerekiyordu ..Duygusal tepkileri oldukça azdı. Bu değişimde grup çalışmalarının ve özellikle grup arkadaşlarının da, büyük payı var..

Grup eğitimlerimin yararlarından biri de bu oluyor. Herşey olağan aslında, herşey yaşanıldığı kadar olağan.. Yine de bu dünya henüz bu olağanlığa, rüya prensesi kadar hazır değil. Bu adı içimden ben taktım ona. Rüyadan uyandım demişti..Çok yakıştığını düşünüyorum

Rüya prensesi, aşırı pozitif duyguları ve sadece yaşamda olmanın anlamı, diğer tepkilerini alıp götürmüştü.Sıkı sıkıya yaşamda olmanın öneminden daha önemli bir şey olmadığına inanıyordu. Ama bir anlam katmalıydı, yaşam sevinçleri ve hüzünleri, heyecanları ile bir mücadele idi. Pozitif olmak demek , olağan ve günün getirdikleri ile yaşamak değil, hedeflerin belirginleştiği, hayallerin oluştuğuydu.

Şimdi Rüya prensesi, artık tepkiler veriyor, herşeyi farkında olmadan değişti..Belki de, kazadan önceki hali değil, olması gerekmiyor. O artık olgun bir genç hanım , evrimi ve yaşam yolculuğu devam ediyor..
Ölümle bir selamlaşıp, yoluna devam ederken, kesişen yollarımız sonucunda , '' benim bir misyon''um olmalı dediği ilk günleri düşünüyorum da.. ''Yaşama yeniden döndümse bir anlamı olmalı.''diyordu..Bu düşünceside yavaş yavaş oturuyor..Geçtiğimiz haftalarda hemen hemen yaklaştı..

Misyonunun kendi gibi olanları, bitkisel yaşamdan( kendisi hala kabul etmiyor)gerçek yaşama döndürebilmek, olabileceğini düşünüyor ..''Rüya görüyorsunuz uyanın demek için..''


Rüyaların prensesine, şimdi buradan da sesleniyorum ..''Haydi ..Sen yıllar önce uyandın.Artık rüya ülkesini çok sevenleri de uyandır! Onlara da, bir merhaba diyebilmemiz için...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok etkileyici... Belki olağanlık bir zırh olmuştur? Gerçek dünyada gerçek acıların onu acıtmasından korkmaz, sadece bilemez:( Çok teşekkürler:)

EbRu BatuR 
 22.03.2007 9:03
Cevap :
Yaşam ne kadar gerçek ya hepsi bir rüya ise:) ben teşekkür ederim  22.03.2007 19:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 113
Toplam yorum
: 183
Toplam mesaj
: 48
Ort. okunma sayısı
: 4904
Kayıt tarihi
: 11.09.06
 
 

Kişisel gelişimde, düşüncelerin kullanımını sanat gibi gördüğümden, 1986yılından itibaren çok sevdiğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster