Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Aralık '09

 
Kategori
Yemek - Mutfak
Okunma Sayısı
3256
 

Goralılıyım ben Goralı ...

Goralılıyım ben Goralı ...
 

Goralı, Fındıkzade/İstanbul Foto: Ertan Yurderi


Ben eski bir Goralı meraklısıyım...

Biz taaaaa eskiden beri GORA'lının ne olduğunu çok iyi bilenlerdeniz yani... Hemen aklınıza Cem Yılmaz'ın GORA filmi gelmesin öyle...

O filmdeki gibi Goralılı değilim yani...

Goralılı olmak için pardon en iyi Goralı'yı yemek için öncelikle Fındıkzadeli olmak gerekir şu zamanda... Eh biz de 1965 yılından beri Fındıkzadeli olduğumuza göre... Goralı'yı iyi bilenlerden ve iyi yiyenlerden sayılırız...

Yıllar öncesine şöyle bir döndüğümde okul harçlıklarımızın kuruşlu olduğu dönemlerde sabah evden çıkmadan önce anne veya babalarımızdan aldığımız kuruşlarımızı gün boyu harcamaz, okuldan çıktıktan sonra Fındıkzade semtinin okullar ve yurtlar çevresinde pıtırcık gibi açılan Goralı dükkanlarına koşar dururduk...

Goralı yemek bir ayrıcalıktı bizim için... Daha Türkiye'de Fast-Food alışkanlığı yokken, yani midelerimiz ve ağızlarımız daha Amerikan Mcdonalds Hamburgeri'nin tadını bilmezken, bizler ilk fast-food alışkanlığımızı buralarda gideriyorduk... Sonra ilk hamburgerci olan Kızılkayalar Taksim'de büfe açtı da oralara gidip hamburger yeme alışkanlığına sahip olduk.. Neyse konuyu Kızılkayalar'ın hamburgerine getirmeden yeniden Goralı'ya dönelim... O da başka bir yazı konusu olsun...

1945 yılında Ankara'nın Sakarya semtinde açılan Goralı Ailesi'ne ait ilk dükkanda yıllarca porsiyon sosis satan Şefik Goralı günün birinde bu rutinten bıkınca, "Bir de sandviç'i deneyelim" demiş ve bugünkü Goralı'nın ilk temellerini atmış bu yıllarda...

Aynı yıllarda dükkanda yetişen kardeşi Ferit Goralı da askerlik yıllarının ardından İstanbul'a yerleşince bu aile markası İstanbul'a taşınmış... Daha sonra da Fındıkzade'de ilk Goralı dükkanını açmış... Ardından da pıtırcık gibi Goralı dükkanları açılmış.. Ancak şu an Fındıkzade'de tek, hakiki bir Goralı dükkanı kaldı o yıllardan bu yana...

Gora Makedonya'cadan gelme bir ad... Makedonya'da bir yaylanın adı...
Goralı da o yaylada yaşayanların ortak adı...

Neyse gelelim Goralı'nın sırrına... Goralı'nın nasıl bir sandviç olduğuna... Bunun sırrını Goralı ailesi pek vermek istemiyor yıllardır... Ancak yerken sandviç'i şöyle iki yana açtığınızda Goralı'nın içindeki malzemeyi görebiliyorsunuz.. Ne var ki içinde demeyin... Hemen söyleyelim... Öncelikle ailenin sır gibi tuttuğu bulgur, kıyma ve baharattan yapılma özel bir köfte... Sosis... Salatalık turşusu... Amerikan salata (bezelye hariç, yani havuç, patates, mayonez vb.) ile salam bu köfteyle birlikte mikserden geçirilerek püre haline getirilir. Sandvice önce sosis ardından bu püre konulur, üzerine turşu ilave edilir. Alın size müthiş lezzetli Goralı Sandviç... Yanında da içecek olarak isteğe bağlı olarak ya ayran içiyorsunuz, ya da kola...

Lise yıllarımda ben ve okul arkadaşlarım bu Goralı dükkanına uğrar aramızda "kaç tane Goralıyı bir anda yiyebileceğimiz" konusunda yarışmalar yapardık arada sırada... Bir keresinde hiç unutmam bir arkadaşım arka arkaya 11 adet Goralıyı yeme gafletinde bulunup, mide fesatına uğramıştı da, gülmekten kendimizi alamamıştık... Eh biz de onunla yarışacağız diye 5 - 6 adet Goralıyı da midemize indirmiştik elbette...

İşte yolunuz bir gün İstanbul'da Fındıkzade semtine düşerse, Kızılelma Caddesi üzerinde olan bu Goralıcıyı ziyaret edin mutlaka... Hem bu leziz Goralı'nın tadına bakmış olursunuz, hem de hayatta olan son Goralı ailesinin fertlerini de bu dükkanda tanıma fırsatını bulmuş olursunuz...

Hepsi şen, neşeli ve Goralı yemekten tombul tombul olmuş çocuklar..

Belki de bir gün Milliyet blog yazarları olarak burada buluşup bir Goralı yeme yarışması bile yapabiliriz...

Hepinize bol Goralı, pardon bol afiyetli günler...

Ertan Yurderi

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Goralı'nın görünümü çok değişmiş. Evvelden daha basit bir büfeydi. Sosisliyi her büfe satıyordu. O zamanlar Fatihten Fındıkzade'ye rus salatalı "goralı" yemeye giderdik. Ama, Goralı daha önce, kaymaklı ballı sandviçiyle tanınmıştır.

mamut 
 22.12.2009 21:41
Cevap :
Ben kaymaklı-ballı sandviçleri hazırladıkları zamanlara denk gelmedim... Benim için büyük kayıp sayılır... Ancak şu an Fındıkzade - Kızılelma çevresine açılan birkaç Rumeli tatlı ve börek salonunda çeşitli sandviçler, Makedonya usulü börekler ve çörekler mevcut... Tatları ise leziz ötesi ... :)  23.12.2009 0:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 111
Toplam yorum
: 82
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 1003
Kayıt tarihi
: 15.10.07
 
 

Kocaeli doğumlu. Yüksek tirajlı gazetelerin bilgi işlem ve yazı işleri bölümlerinde çalıştıktan s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster