Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Nisan '18

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
81
 

Güç Savaşları

Günümüzde insanlar, ülkeler hatta eşyalar arasında bir güç savaşıdır gidiyor. İnsanlar birbirlerine diş geçirerek gücünü gösterme, ülkeler hangimiz daha güçlü kimyasal silahlara  ve orduya sahibiz diye güç gösterme, eşyalarsa, kendini madden var etmeye çalışan, fikrini değil de görünüşünü besleyen kişilerce  bir güç savaşı içinde. Nazi Almanya’sındaki tutuklular arasında bile güçlü güçsüz’ün bulunduğu, çalışamayacak kadar zayıf olanların kurban seçildiği ve nihai gidecekleri yerin gaz odaları olacağı acı bir gerçekti.Yirminci yüzyılın önde gelen ve varoluşçu terapinin temsilcilerinden olan, Avusturyalı Psikiyatrist Viktor E. Frankl, “Savunma mekanizmalarım uğruna yaşamak istemeyeceğim gibi, sadece tepki oluşumlarım uğruna ölmeye de hazır değilim. Öte yandan insan, kendi idealleri ve değerleri için yaşayabilme, hatta ölme yetisine sahiptir”. diye düşünüyordu. Yani uğruna yaşamayı sürdürdüğün veya seni bu uğurda harcayacak her şeye karşı güç savaşı verebilirsin diyordu aslında.

   Peki nedir bu güç savaşı, neden olur? Konusunda uzman pskiyatristlere göre tüm olayın özü özgüven meselesi. Önce kendine güven, sonra karşındakine. Kendine güvenemeyen insan karşısındakine nasıl güvensin? Güç varsa güven de vardır, güven varsa güç de. Evet, bu ikisi birbirini besler. İlişkiyi kuran iki taraf da (hayııır, iki birey de! Çünkü taraf yok, bu olay bir birliktelik, bir ortaklık. İki insanın sevgi bağıyla, saygı ve güven ortamının huzurunda bir araya gelmesi.) kendi başına güçlü ve güven duygusuna sahip olmalı, kendi gücünün farkında olmalı. Diğer kişinin de bunlara sahip olduğunu bilip ona sevgi ve ilginin yanında saygı ve güven de beslemeli.

 Onun içindir temennimiz ülkeleri yönetenlerin aralarında verdiği güç savaşları uğruna ölmesin masum insanlar…

Eşyalar eskir, ölür ama o çok gitmek istediğin yeri görememek uğruna   aldığın  o pahalı,  yeni gömleğin  seni deneyimlerinden mahrum bırakabilir. Yaşamımızın amacı kendimizden bir şaheser yaratmak, hep daha iyisi olmaya çalışmak değil mi? Bunun için sadece kendimizle vermeliyiz savaşı. Bir sonraki gün bir öncekinden daha iyi ve üretken bir insan olabilmek adına…

Aşağıdaki masalı yazmak, tam da bunları düşünürken geldi aklıma. Biz iki ayaklı canlılar bazen dört ayaklı canlılardan öğreniyoruz asıl doğru olanı, aşağıdaki masalı okurken hayvan isimlerine takılmayın . Çünkü aşağıdaki sadece bir masal. Siz gerçek hayattaki güç savaşlarında kendiniz olmaya bakın.

 Hep bir güç savaşı vardı aralarında. Hep bir ben daha bilgiliyim, ben daha naziğim, ben daha güçlüyüm, ben daha yenilmezim kavgası. Bu durum bir süre sonra ormanda kutuplaşmalara, taraf tutmalara kadar gitmişti. Filin daha güçlü ve yenilmez olduğunu söyleyenler, gergedanın zebradan daha asil olduğunu savunanlar, zürafanın hepsinden daha üstün olduğunu düşünenler... Artık her gün kavga vardı ormanda. Huzur kalmamıştı. Bu durumu fark eden bitkiler rahatsız olmuştu. Onların kavgaları yüzünden yağmur yağmaz, güneş açmaz olmuştu. Böğürtlen çiçeği bile tüm sakinliği kaybetmişti. Yukardan olanları izleyen kartal, bir öneride bulundu; "Bence halatın bir ucundan gergedan ve zürafa diğer ucundan fil ve zebra tutsun.Halatı kim kendine çekmeyi başarırsa aynı yarışı kalan diğer ikisi için de yaparız" demiş. Kabul görmüş bu öneri fakat hiçbiri , ikili olarak yarışmayı; gücü paylaşmayı kabul etmemiş. O zaman demiş ormandaki diğer hayvanlar; Önce fil ve gergedan daha sonra zebra ve zürafa yarışsın. Bu olur işte, demiş güç savaşçıları. Kartal önce gergedan ve filin yarışsın demiş. Onlara: "Halata bütün gücünüzle asılacaksınız. Kim çizgiyi aşar da öbür tarafa geçerse, o güçsüz olduğunu kabul edecek," diye ilave etmiş. Yarış başlamış, başlamış başlamasına da saatler geçmesine rağmen ne fil ne de gergedan çizgiyi aşmıyor, halatı çektikçe çekiyorlarmış. Sonunda olan halata olmuş. Fil ve gergedan da ; yarışmak için bekleyen zebra ve zürafanın üstüne düşüp hep birlikte yuvarlanmışlar yârdan aşağı. Neyse ki hiçbirine bir şey olmamış. Sonunda anlamışlar ki ; hepimiz güçlüyüz ama biz birlikte daha güçlüyüz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 152
Kayıt tarihi
: 25.09.17
 
 

Bu dünyayı gücünün güçsüzlüğünde saklı olduğunu fark edebilenler ile  inandıklarıyla, hissettikle..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster