Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ocak '17

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
209
 

Güvenilir Üyelik Bahsi Üzerine

Güvenilir Üyelik Bahsi Üzerine
 

İnsan bir şeyler yazıp çiziktirmek istiyor ama zamanın ruhundan kaynaklı olarak mıdır nedir bilinmez pek öyle insanın içinden bir şeyler yazmak, keyfince eleştiriler yapmak gelmiyor dostlar. Yazınızı yazıp yayına veriyorsunuz bekle ki yazı yayına alınsın. Eskidenmiş bütün bunlar. Eskiden böyle miydi? MB’ye kayıt olduğum tarihe baktım da sene 2007 Ağustosun 7’si. Hepi topu birkaç ay sonra “Güvenilir Üye” olmuştum. Yazıyı yazıp da gönderdiğimde yazı daha o dakka yayına çıkıyordu. Süleyman Ekim hocamız sayesinde ana sayfada 3 adet yazının günlük olarak yayınlanması mevzuusu tartışmaya açılmıştı. “Süleyman Ekim Hoca” diyorum, zira kendisini bilenler bilir, hoca yazı makinesi gibiydi. Günde onbeş yirmi yazıya bana mısın demiyordu. Adeta anasayfayı tek başına işgal etmişti. Sebep budur ki anasayfada yayınlanacak yazılara sınır getirildi ve bir kişinin günde ancak üç adet yazısı yayına alındı. Tabi dileyen dilediği gibi yazıyordu. İsterse günde eli adet yazı yazsın, ancak üç adet yazısı anasayfada görünüyor ve okuyanın dikkatine nail oluyordu. Hatta bir ara şiir mevzuusu gündeme gelmişti. Şiirler anasayfada yayınlansın mı yayınlanmasın mı diye bir tartışma başlamış, ben saf kulunuz da yayınlanması hususunda tercihimi kullanmıştım. Sonuç pek bir vahim oldu. Yurdum insanının bu kadar şair ruhlu olduğunu nereden bilebilirdim. Ve tabi yine yazılar geri plana düşmüş anasayfa şiirden geçilmez olmuştu. E tabi güzel günlerdi. Kıyasıya tartışıyor dilediğimizi yazıyorduk.

Köprünün altından çok sular aktı tabi. O eski tartışmaların zerresi kalmadı.

Memleket referanduma gidiyor.

Hani öyle böyle bir referandum değil, bayağı bayağı memleketin gelecekte varolup olmayacağını oylayacağız, hem de OHAL koşullarında. Ne güzel değil mi? Şurada adamakıllı konu tartışılamıyor. Evetçiler ve Hayırcılar kimdir bilmiyoruz ve iddialarını hangi temel argümanlar üzerinden yürütecekler bilemiyoruz. Görünen o ki Milliyet Blog’da bu denli önemli bir husus adamakıllı tartışılmayacak. Zira herkes başına bir şeyler geleceği endişesini taşıyor. Siz bakmayın bizim Ali Açıköz Hoca’nın pempe tablolar çizmesine… Ali Hoca daha yakın zaman öncesinde Ergenekon ve Balyoz Davalarından yana vaheyla koparırken bu gün zatalleri “Kumpas” denen bir şeyin ardına takılmış gidiyor. “Ah şu Fetöcüler varya Fetöcüler. Onların gözü kör olsun” diyor Sayın Ali Hocamız. Yerseniz tabi. Acep bunca yanlış yapan, her defasında kumpasa kurban giden mevcut siyasal iktidar, şu tek adam bahsinde kati olarak doğru mu yapıyor ? Ali Hoca bu hususta ne düşünüyor ne yalan söyleyeyim çok merak ediyorumJ))))))

Neyse tabi, derdim Ali Hoca’ya takılmak değil. Ali Hoca ve aynı zihin dünyasının alamet-i farikası bu gün Evet dediğine yarın Hayır demek üzerine kurulu olduğu için onların ne dediğinin artık zerre olsun bir önemi yoktur. Derdim şu Güvenilir Üyelik meselesiydi nerelere geldik.

Şimdi dostlar bendeniz MB’nin kıdemli bir Güvenilir Üyesiydim… 2016 senesi yazı bahsi hususunda pek öyle yoğun geçmedi. Aslında insanın yazmak istediği çok şeyler olmasına rağmen hem zamanın ruhu hem de zaman mefhumu yazı yazma hadisesinin önünde türlü engeller oluşturuyordu. Epey zaman yazmadım lakin bir ara tekrar yazma damarım tuttu ve okuduğum kitaplar üzerine bir şeyler çiziktirmeye başladım. Yazıyı yayına verdikten sonra öyle eskisi gibi yazı hemen daha o dakka yayına çıksın diye bir şey yok. Bekle ki yazı Sayın Editörümüz tarafından onaylansın ve anasayfanın güzide bir yerlerinde kendisine yer bulsun. Geçen haftaydı sanırım yazdığım üç adet yazı günlerce editoryanın insafına kalmıştı. Zaten Cumhurbaşkanlığı seçimleri döneminde yazdığım ne kadar yazı varsa editorya sağolsun yazı yayına çıktığının dakkasında “Kişilik haklarına tecavüz” bahanesiyle yazılarımı gadre uğratıyordu. Hepi topu o zamanlar “Milletin Adamı” değil de “Milletin Herifi” diye yazıyordum. Milletin Herifi yazdığım için editoryanın gazabına uğruyordum. Ümit Culduz beni o zaman uyarmıştı, “Milletin Babası” dersen sorun teşkil etmez demişti de benim jeton ondokuz köşeli olduğundan ondan sonra düşmüştü.

Neyse konuyu bağlayacak olursak şunun şurasında Milliyet Blog sitesine yazılarımla katkı sunayım istiyorum ve editoryadan bu hususta esnek olmasını temenni ediyorum. Güvenilir Üyelik bahsinin de ne türden bir gadre uğradığı hususunda az buçuk bilgi verirlerse memnun olur, bu hususta kendilerine şimdiden teşekkürlerimi sunarım.

Ay Şen bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ali Beyin yazısına yaptığım yorumun aynısıydı bir önceki yorum. Bloga geri dönmenizle ve facebooktan takip ettiğim kadarıyla eski Nihat Bey yerini "radikal" Nihat beye bırakmış. Zaman ülkemiz durumu herkesi etkiliyor. Ben farklılıklarımızı konuşmak yerine "ilkeler düzeyinde" konuşmamız gerektiğini, kendimiz için bir şey isterken hepimiz için bunun geçerli olduğunu, birlikte yaşamamız için bunun gerekli olduğunu düşünüyorum. Selamlar.

DurmuşGüler 
 24.01.2017 23:51
 

Yazılarını takip etmeye çalıştığım kalemi güçlü yazarların böyle rastgele konular üzerine tartışmadan da öte kavga etmeleri hiç hoşuma gitmiyor. Ülkemiz bir biriyle kavga etme yerine farklılıkları kaldırarak birlik beraberlik sağlama günüdür. Sizler böyle yaparsanız ...Selamlar.

DurmuşGüler 
 24.01.2017 23:42
 

"Henüz" gelişmişliğimiz bu kadar..bitti (yorum)

yucel evren 
 24.01.2017 11:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1512
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1100
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster