Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Temmuz '06

 
Kategori
Tiyatro
Okunma Sayısı
667
 

Hala tiyatro diyenlere

Evet, tiyatro nedir? Zor ve zahmetli bir yoldur. Yalnız yürüdüğünüzü görürseniz yanlış yaptığınızdan emin olabileceğiniz bir yoldur.

Tiyatro herşeyden önce kıvrak bir dildir. Kaybolmaya yüz tutmuş bir dil. Artık konuşanı ve anlayanı pek kalmamış bir dil. Tiyatro bugün neyi anlatır? Anlatmayı becerebildiği şey nedir? Bunca yeni dil ve yöntem varken tiyatroyu geçerli kılacak şey ne?

Görüntü bombardımanında yaşayan seyirciler için doğru soru "tiyatro artık neye dönüştü" olmalı belki de. Sanki günümüz insanı için tiyatroyu seyretmekten çok yapmak tatmin edici.

Kendini bir gün sahnede görmeyi hayal edenlerden başka kaç gerçek seyircisi kaldı tiyatronun. Evrilmesi, çevirilmesi, günümüz diline tercüme edilmesi gerekiyor. Seyirciyi seyreden konumundan eyleyen konumuna getirmek ve bunun için cesaretlendirmek gerekiyor.

Zor bir süreç vesselam. Karşınıza iki çeşit kemik seyirci çıkıyor. Geçmiş burjuva terbiyesiyle, sosyal vazife olarak tiyatroya giden ve sanata saygı gereği çıtını çıkarmadan sahneyi seyreden seyirci ve günümüzün patavatsız, kendini beğenmiş, "ben sahnedekilerden daha iyisini yaparım"cı seyircisi. Eleştirel bir gözle bakan ve herşeye rağmen seyrettiğinden zevk alan kimse yok seyircilerin arasında.

Tiyatronun kendini ve seyircisini değiştirecek bir dinamiğe ihtiyacı var. Tek silahı seyircinin yüzüne bakıp, nefesini duyacak mesafede duruyor olması.

Tiyatro nerede durduğunu hatırlamalı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 79
Toplam yorum
: 359
Toplam mesaj
: 78
Ort. okunma sayısı
: 1544
Kayıt tarihi
: 24.07.06
 
 

1972 yılıydı. Doğdum. Evde hep kitap okuyan iki kişi vardı. Büyüdüm, okullar okudum. Birşey öğrenmed..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster