Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Eylül '16

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
235
 

Hasretin acısı çöktü içime şimdiden

Hasretin acısı çöktü içime şimdiden
 

Güneşli mis gibi bir sabah Pensacola'da. Hava serinlemeye başladı galiba. Gene havalandırma kesintisiz çalışıyor ama sokak kapısını açıp çıkarken artık fırına girermiş gibi hissetmiyor insan. Bahçe daha bir oturulur olmaya başladı.

 Burcu'nun söylediğine göre eylül sonuna doğru daha bir güzel olacakmış hava. Ekim, kasım hatta aralık harika geçiyormuş buralarda.

 Sabah her zamanki gibi kalktık. Ne kadar halsiz kalksam da bizim miniğin  gülümsemesini görünce mutluluğum tavan yapıyor. Ne söylesem gülüyor bacaksız. Artık iyice düzene girdi. Sabah kalkıyor, önce alt değişiyor, gündüz giysilerini giyiyor, sonra mama yiyor, gaz çıkartma faslından sonra onu oyun alanına yatırıyoruz. Orada hareketler yapıyor, Yorulunca zaten uykusu geliyor ve feveran etmeye başlıyor. Ondan sonra uyku saati. Artık uykuları da azalmaya başladı gündüz.

 Dün gece birden içime hasretin koru düşt.ü. Bir haftadan az zaman kaldı gidişimize. Gelecek hafta bugün ülkemizde olacağız. Ama belli mi olur. 40 gün önce de bavullarımızı hazırladık, tam gideceğimiz gün Delta Airlinesin bilgisayar sistemi çöktü ve uçuşlar iptal oldu. Sanki gizli bir el bizi buralardan göndermemek için çaba sarfediyor. Benim için hava hoş, Ben yaşamımdan memnunum burada. Bizim bıcırla günler çok zevkli geçiyor. Hergün onun büyümesini, yeni yeni huylarını görmek çok zevkli.

 Şimdi yüzüne bakıyorum, zihnime  kazımak ister gibi. Zira uzun bir süre göremeyeceğim onu. Belki de hiç göremeyeceğim diyecektim, sonra vazgeçtim.

 Aklıma birden geçen günlerde gittiğimiz sahil kafesinde rastladığımız hanım geldi. Sahilde çok güzel bir kafe restoran var. Ercan Bey isminde yıllar önce gelip Amerika'ya yerleşmiş,  evlenmiş, iş kurmuş bir bey çalıştırıyor.Amerikalı eşi, yetişkin üç çocuğu ile Türk mutfağının güzel örneklerini sunan bu restoranda Ercan Beyin annesine rastladık geçtiğimiz günlerde. Her yıl muntazaman Türkiye'den gelen ve en az 4 ,5 ay kalan bu hanım efendi bugünlerde Türkiye'ye dönmek üzere. Gelecek yıl gene aynı dönemlerde geleceğini söyledi konuşmamız sırasında. Hanımım 90 yaşında olması ve koltuk değneği ile yürümesi dikkatimi çekti. O yaşta bir hanım gelecek yıl gelmeyi planladığına göre niye ben bir daha torunumu görmemeyi düşüneyim. Değil mi?

 Evet hasretin acısı şimdiden çökmeye başladı içime. Ama gelecek yıl tekrar geleceğim ve bu sefer onu daha büyümüş, hatta yürür ve ufak ufak konuşur bile görebilirim.

 Yaşam hep umut etmek değil mi?

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnşallah bir daha torununuzu görmeye gelirsiniz.Bıcır biraz daha büyür...Torun sevgisi hiçbir şeye benzemez...Sağlıkla büyüsün diyorum...

Abdülkadir Güler 
 13.09.2016 22:18
Cevap :
İnşallah Sayın Abdülkadir Bey. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Saygılarımla  14.09.2016 0:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 811
Toplam yorum
: 1052
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1010
Kayıt tarihi
: 26.04.11
 
 

Ben emekli bir iktisatçıyım. 21 yıldır bir sanatçı annesiyim. Küçük kızım klasik müziğe eğilim gö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster