Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ağustos '07

 
Kategori
Dilbilim
Okunma Sayısı
867
 

Hatasız yazmak...

Hatasız yazmak...
 

Ben lise mezunuyum.Okuma ve yazmayı öğrendiğim günden beri hatasız yazmaya çalışırım. Böyle yapmamın başlıca nedeni, anadilime duyduğum sevgi ve saygıdır.

Yanlış yazılmış bir metin okuduğum zaman rahatsız oluyorum. Bazı blog yazarı arkadaşların dediği gibi, yanlış yazanı uyarmak, ukalalık etmek gibi geliyor. Uyarmadığım zaman da, okuduğum metinler bana zevk vermiyor.

En çok yapılan hata, dahi anlamına gelen eklerin bitişik yazılması. Az önce okuduğum bir blogda ' Gerçekte olsa ' yazıyordu.' Gerçekte ', aslında ' Gerçek de ' anlamında kullanılmıştı.

Başta da belirttiğim gibi, dilbilim uzmanı ya da Edebiyat öğretmeni değilim, lise mezunu bir ev hanımıyım. Elbette ben de, farkına varmadan hatalı yazmışımdır. Uyarı alırsam sevinir, düzeltirim hemen.

Dahi anlamına gelen eklerle ilgili, yıllar önce radyodan dinlediğim çok güzel, anlamlı bir örneği yazmak istiyorum sizlere...

Uzakdoğu'da bir müzeyi dolaşmaya gider adamın biri. Müzeyi bir rehber gezdirir adama. Heykellerin yanından geçerken, rehber, adama anlatmaya başlar ;

Bakın, bu Buda, bu da Buda , bu da Buda...

Aynı anlatımı, büyük-küçük harf ayrımı gözetmeksizin ve dahi anlamını vurgulayan ' da ' ekini ayrı yazmaksızın yazayım sizlere, farkı anlayacaksınız.

Bakın, bu buda, buda buda, buda buda...

Hangi cümleden daha çok hoşlandınız? Ya da, anlatılmak istenen konuyu, hangisinde hemen anladınız?

Soru ekleri ve ki bağlacı da çok önemlidir yazı yazarken. Pek çok kişi de, ki bağlacını yanlış yerde kullanıyor. ' Bahçede ki ağacın üstünde kedi vardı' gibi... ' Bahçede ki, kendisini çağırdığımızı duymuyor ' doğru kullanımdır.

Dahi anlamını vurgulayan ' de ve da ' ekleri, ek aldığı kelimenin ses yapısı ne olursa olsun ' de ve da ' diye kullanılır.' Gerçek te olsa ' diye yazılmaz, ' Gerçek de olsa ' diye yazılır.

Soru eklerini yazmaya bile gerek yok aslında. ' Geliyor musun? ' ' Geliyormusun? ' Söylerken bile minik bir duraklama, ayrı yazmamız gerektiğini anlatmalı bize...

Hem ' dahi ' anlamı, hem de soru eki varsa, bu kez iki kez aralık vermek zorundayız kelimemizde. ' Onda da mı para yokmuş? ' örneğinde olduğu gibi...

Ana dilimizi seviyorsak, doğru kullanmaya özen göstermeliyiz. Şu anda adını anımsayamadığım ünlü biri ; Dilim, Vatanımdır ! demiş. Ne hoş ve çarpıcı bir cümle, değil mi?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Tülin Aksoy, Tango yazımla ilgili düşüncelerimi paylaştığınız için önce teşekkür ederim. Blog yazılarınızı zaman zaman okuyorum.Dil konusunda yazdıklarınızı da bugün okuma olanğı buldum. Giderek yozlaşan, yanlış kullanan, yazım kurallarına uymayan, sözcüklerini doğru seçmeyen bir kuşak yetişiyor. Bu konuda yazarlar,şairler,yazın ve kültür emekçilerine elbette büyük sorumlulukdüşüyor. Bu bilinçli, tutarlı, duyarlı duruşunuzu kutluyorum. Gönlüm Milliyet Blog yazarlarının da aynı duruşu sorumlulukla, görev bilinciyle yerine getirmeleri. Bunun için gerekli ve doğru kitapları okumak, özeleştiri yapmak, tartışmak, yazım klavuzunu yanımızda bulundurmak gerek diye düşünüyorum. Türkçe'yi ses bayrağı gibi yücelten Dağlarca ustayı bir kez daha saygıyla anıyorum. Sevgi ve saygıyla... Oğuz Tümbaş

OĞUZ TÜMBAŞ 
 03.08.2008 11:55
Cevap :
Ben de size teşekkür ediyorum, bana güç veren yorumunuz için. Bazen klavye hatalarımı sonradan farkediyorum. Yazım da yayına alınmış oluyor. Düzeltmek de zaman aldığı için öylece bırakıyorum. Bu bile beni nasıl rahatsız ediyor, anlatamam. Eski bloglarımda da noktalama işaretlerinden sonra aralık vermemişim hiç. Bu vesileyle bu akşam beni çileden çıkaran bir hatayı yazayım size; ATV'de geçen altyazıların neredeyse hepsi yanlıştı. Yanlızız, yanlız yazıyordu. Gözlerime inanamadım. Yalnızlığın yalın olma durumu olduğunu bilmeyen biri nasıl altyazı yazar ekrana? Yanlışı da yalnış diye yazar bu beceriksizler. Yalnız aptallar yanlış yapar diyesim geliyor:) Esenlik dileklerimle...  03.08.2008 22:07
 

Merhaba, istediğiniz kadar kuralları insanların kafasına sokmaya çalışın, onlar istemediçe bunları yaşamlarına sokmayacaktır. Dilde de aynı durum söz konusu... Paylaşımcıların yazılarındaki hataları gördükçe dürtüyor beni öğretmen yanım:) de öyle yazılmaz o cümlede... ki ekini hatalı ayırmışsın diye mesajlar göndermemek için zor tutuyorum kendimi ve size şu noktada katılıyorum ki dili doğru ve güzel kullanmanın eğitimle çok da ilgisi yok. İnanın öğretmenlerin arasında bile yanlış konuşup yanlış yazan o kadar örnek var ki; isyan edesim geliyor, onlara diploma veren eğitim sistemine. Tabii bu noktada, dili doğru kullanmak hevesi ve bilincini yaratmak ise ancak kişinin yanlışlarının farkında olması ve düzeltme yolundaki çabaları çok önemlidir bence.. Fazlaca ahkam keserek canınızı sıkmak istemem ancak bu konudaki duyarlılığınız için size teşekkür ederim. Herkese saygım var ama daha dilin basit kurallarını yazılarına yansıtamayan kişilerin yazıları benim için hiç de etkileyici değil..

gulden 
 11.03.2008 22:30
Cevap :
Sevgili Gülden, internette anadilim konusunda savaş veriyorum yıllardır. Zaten çok az kelimeyle konuşan bir milletiz, o bildiğimiz kadarını da yanlış yazarsak neye yarar vatan ve dil sevgimiz? Asgari ücret yerine askeri ücret yazan mühendis gördüm ben. Ne acı değil mi? Elbette ben de hata yapıyorumdur. Ama, özellikle hatalarımın hatırlatılmasını rica ediyorum en azından. Benimle aynı cehpede savaşacak genç bir öğretmeni tanıdığım için çok mutluyum. Hoş geldin aramıza. Sevgi ve saygımla...  12.03.2008 14:18
 

İşin kötüsü, bu tür yazıları dili doğru kullanan kişiler okuyor, yanlış yazanlar dönüp bakmıyor bile. Buda-bu da örneğini ilk kez duydum ve çok sevdim, hatta not aldım bile. Teşekkür ederim, umarım arkadaşlar ciddiye alır.

Osman Ömer 
 27.08.2007 11:51
Cevap :
Anadilime saygı göstermek,vatanıma saygı göstermekle aynı benim için.Sizin gibi insanların olması, dil konusundaki umutlarımı hep canlı tutuyor.Saygılarımla...  27.08.2007 16:26
 

Yazınızda konuyu örneklerle çok güzel açıklamışsınız. Yalnız "ki" ekinin daha iyi anlaşılması için izninizle ben de bir-iki açıklama yapmak istiyorum. Bitişik ki: Bir isim tamlamasında, tamlanan ismin yerini tutan ki, bitişik yazılır. Bunun adı ilgi zamiridir. Benimki (benim arabam), seninki (senin saatin), Cihan'ınki (Cihan'ın elbisesi) gibi... Sıfat olan ve sanki "bulunan" gibi bir anlam veren ki eki de bitişik yazılır. Bu ki sıfat olduğu için önünde zaten mutlaka bir isim bulunur. Bahçedeki kedi (bahçede bulunan kedi), ağaçtaki kuş (ağaçta bulunan kuş), bendeki bilgisayar (bende bulunan bilgisayar) gibi. Sıfat eki ki'nin ünlüsü yuvarlanabilir. Yarınki, bugünkü gibi... Ayrı ki: Eğer "ki"den sonra gelen cümle, öncesine bir açıklama getiriyorsa, bir biçimde iki cümleyi veya iki anlamı birbirine bağlıyorsa, bu bağlaç olan "ki"dir ve mutlaka ayrı yazılır. Bu örnekleri vermeliyim ki, herkes kolayca anlasın; konuyu örneklerle anlatmalıyım ki, kimse yanlış yapmasın; sor ki söyleyeyim, gibi

Ahmet YILMAZ 
 23.08.2007 12:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 261
Toplam yorum
: 2348
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2074
Kayıt tarihi
: 23.07.07
 
 

1954 Antalya doğumlu ve Antalyalı'yım. Ülkemin ve özellikle bu şehrin sevdalısıyım. Sanatın pek çok ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster