Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ekim '14

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
283
 

Hayat bir masalmış... Bazıları tatlı bazıları acı yaşarmış!

Hayat bir masalmış... Bazıları tatlı bazıları acı yaşarmış!
 

internetten...


 

Mevsim dönüyor. Gitgide soğumaya başladı havalar. Erkenden de kararıyor artık. Günün geceye kavuşmaya başladığı saatlerde; pazarcı esnafında bir telaş, tezgâhları, çadırları toplama derdinde her biri.

Bir anne gördüm o telaşın arasında. Yanında biri kız, biri erkek sımsıkı tutunmuşlar annelerinin eteğine. Kadın iki büklüm, elindeki torbaya; pazardan arta kalanları doldurmaya çalışıyordu.

Gözümün önüne o upuzun masalardaki envaı çeşit kebapların başında oturanlar geldi. Masada yok yok! Salata, et ve daha neler neler... Ye yiyebildiğin kadar! Ne kadar yiyeceksin ki midenin alabildiği kadar! Sonra kral sofrasındakiler; yenmeyenler çöpe!

''O'' kadının evinde belki bu akşam lahana çorbası vardı. Atılan yapraklardan. Belki yarın gece de bir kaç dal kereviz ve havuç pişecek. Belki ertesi gece de doyacaklar zeytin taneleriyle. Hayat devam edecek, gece kör karanlıkta pazardan atılanları toplayıp, pişirmekle. Ya sonra? Allah Kerim! ''Aç mezarı yok ya!'' demiş, atalarımız. Aç mezarı yok da sürünenler çok! 

Pazar çıkışı kalabalık. Dolmuşun kapısına yaşlıca bir bey yanaştı. Üstü başı tertemiz, elinde bir iki torba yiyecek. Belli ki yol parasına verecek para kalmamış! Ya da yok! Kim bilir? ''Oğul beni götürür müsün?'' dedi. Dolmuş şoförünün'' Bre amca, tam para kazanılacak zamanda; git şimdi!'' demesine kalmadı. Sözlerini bitirmesine fırsat vermeden, o yaşlı bey duymadan, yavaşça ''Bırak binsin, ben vereceğim yol parasını'' dedim de, şoför ''abla, sen biliyor musun bunlardan ne çok var! Akşama kadar biri gelip, biri gidiyor'' diye söylendi. 'Olsun varsın, olsun! Yaşasaydı belki, babam da o yaşta olacaktı muhtemelen. Babama mı benzettim ne? Gözlerim dolu dolu oldu.

''Bir elin verdiğini, diğer el görmesin'' demişler ya! Bey amcanın haberi olmadı. O evinin yolunu tuttu. Ben de evimin. Kiminin evinde aş kaynarmış, kiminin dert! Kimse bilmezmiş, yaşayanlardan gayrı. 

Bacalar hep tütermiş! 

Ay Şen…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hay diline sağlık Ayşen Hanım. bazen ben de böyle olaylara şahit oluyorum. Sizler gerçekten görevinizi yapmışsınız. Aslında sizler kazandınız,o şoför de bilmeden kaybetti...Kim ne ekerse onu biçiyor...Duyanlara ve anlayanlara selam olsun...Dilinize de sağlık , ömrünüze bereket...

Abdülkadir Güler 
 10.11.2014 16:42
Cevap :
Ortalık dilenciden geçilmiyor hocam. Suriyeli kadınlar kucaklarında, eteklerinde en az 5 bebe, her köşe başında! Bizim insanımız ne sıkıntılar, ne zorluklarla yaşamaya çalışıyorlar. Ben bu Dünya'nın adaletinden şüphe duyar oldum.Her geçen gün derine batar olduk :( Sevgi ve saygılar sunuyorum.  12.11.2014 2:51
 

Ayşen hanım, çok etkileyici bir yazı yüreğinize sağlık. Bazı fırınlarda "askıda ekmek" uygulaması var. Parayı veriyorsunuz, ekmeği almıyorsunuz, fırıncı kapıya bir ekmek asıyor, ihtiyacı olan gelip alıyor. Veren alanı, alan vereni görmüyor. Üstelik alan da istemek zorunda kalmıyor, sadece alıp gidiyor. Çok insancıl bir uygulama. Ben de zaman zaman katılmaya çalışıyorum. Saygıyla

MEHMET ATAK 
 26.10.2014 0:26
Cevap :
Mehmet bey bizim burada da var o uygulama. Bizim fırıncı bir dolap koymuş kapıya alıp ekmeği koyuyoruz ve ihtiyacı olan gelip alıyor ve öyle bir yere koymuş ki dolabı, fırıncı dahi alanı görmüyor. İşin açıkçası her gün fırına gitme imkanım olmuyor ama her gidişimde ben de o dolaba katkı sağlamaya çalışıyorum. Aslında insanlar o kadar zor durumdalar ki gördükçe kahroluyorum. Kime nasıl yardımcı olacaksın? Ne kadar gücün yetecek ki? Zaten gerçekten ihtiyacı olan asla ve asla istemiyor. Hep derim ve diyorum. Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete. Allah sonumuzu hak getire. Selamlar...   27.10.2014 13:15
 

Ne mutlu size. Bazen ben de aynı durumlarla otobüste karşılaşıyorum ben kimliğimi gösterip para vermeden geçtiğimden sıkıldığım oluyor. Esen kalınız.

Şahin ÖZŞAHİN 
 23.10.2014 17:49
Cevap :
Aslında gönül neler neler gerçekleştirmek istiyor da hocam, şartlar kısıtlı ve bir de gerçekten yardım etmemiz gerekenleri bilemiyoruz hele hele son günlerde. Ortalık kadın ve çocuk kaynıyor on metrede bir. İçeri aldılar saldılar sokaklara... Saygılarımla...  25.10.2014 0:50
 

Sevgili Ayşen Kardeşim, insanların yaşamları değişik birbirine uymuyor. Evet "Kiminin evinde aş kaynar, kiminin evinde dert" ne güzel bir söz.Selam ve sevgiler.Allah dert vermesin canım.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 23.10.2014 10:18
Cevap :
Değerli öğretmenim, insanların yaşantıları farklı, düşünceleri, bakış açıları ve Dünya görüşleri iş ki menfaate dokunmasın;bir an duygularını yitiriveriyor insanlar.Hep mi bana denk geliyor veya Allah mı gösteriyor. Halimize şükredelim diye bilemiyorum.Sağlıklı günler diliyor, saygılar sunuyorum.  23.10.2014 22:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 533
Toplam yorum
: 2840
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 1360
Kayıt tarihi
: 14.11.10
 
 

Aydoğdu; kızgın güneşinde Ağustos'un, sararmıştı altın sarısı başaklar. Kırlangıçların göç dansın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster