Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Eylül '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
863
 

Herşey zıddıyla var...

Herşey zıddıyla var...
 

Bir adam sokağa tükürdü. Bir kadın yanındaki ufacık çocuğuna bir tokat patlattı. Bir kaç genç adam parktaki ağacın dallarını kırarak içlerindeki isyanı gösterdiler birbirlerine. İki genç kız yüzlerindeki masumiyeti paramparça eden parlak kırmızı dudaklarla anlaşılmaz bir şeyler söyleyip geçip gittiler. Sokak tükürür gibi attı onları üzerinden.

Geçip gittim ve bir daha orada olmak istemedim. Başımı iki yana sallayıp yürümeye devam ettim. Düşüncelerimi başka yöne kaydırmak için uğraştım ama az önceki sahneler yanıp sönen flaşlar gibi birbirini izleyerek beynimin kıvrımlarında dolanmaya devam ettiler.

Vakit öğleni buldu. Gereksiz bir dolu laf, gereksiz ve yapılması gerektiğine inanılan işler,geçmeyen saatler, önümde parlayan ekran, masamda tüm masumiyetiyle okunmayı bekleyen kitabım, yüksek ökçeler yüzünden bana terliklerimi özleten ayakkabılarım, gazete boyalarından kirlenmiş beyaz gömleğim, hala geçmeyen saatler, öğle sonrası sessizliği, insanların gözlerindeki bıkkınlık ve huzursuzluk.

Vakit doldu. Boş ve hüzünlü bir günün ardından kaldırımların taşlarını sayarak yürüyen bir ben. Huzursuz. Nedenini bilmeyen ben."Kaldırımdan daha görülmeye değer bir şeyler var sokakta kaldır kafanı" dedim kendime.Ama sabahki gördüklerimden sonra ikna etmem biraz vakit aldı kendimi. Bu ikna çabası neden? O görüntülerin gerçek olmadığına, gerçek olsa bile zıddının da mevcut olacağına inanma çabası mı? Umut mu? Neden insanların yaptıkları beni bu kadar etkiliyor? Neden bu kadar kızıyorum ya da neden beni gülümsetiyor yaptıkları? Ben ki kendimi münzevi ilan etmiş, pılımı pırtımı toparlayıp kaçmış biriyim hala içinde bulunduğum bu toplumun üyeleri tarafından nasıl bu kadar incitilmeyi becerebiliyorum? Neden "ne halleri varsa görsünler" diyemiyor neden omuz silkip geçemiyorum?

Başım yukarda yürüyorum.Ama çenem gökyüzüne doğru değil. Gözlerim tam hayatın içine odaklı.Deliler gibi tarıyorum. "Herşey zıddıyla var" diyorum. Bu akşamki iç huzuru için o zıtlıkları görmeye ihtiyacım var.

Parka bakıyorum umutsuzca. Ellili yaşlarda bir adam, bankta oturuyor, elinde gazetesi dünyayı unutmuş gibi. Bir. İşte sabahki adamın zıddı. İki lise öğrencisi geliyor karşımdan. Sırtlarında ağır çantalar. Boyasız masum dudakları ellerindeki Reşat Nuri Güntekin romanı üzerine bir kaç laf ediyor. "Bu gece mutlaka okuyacağım" diyor diğerine "Başka kitapların varsa getirir misin?" .İki. Evet herşey zıddıyla var. İşte buna inanmam için bir sebep daha. Ellerinde basketbol topu, bir grup kan ter içinde genç adam. Yüzlerinde zaferin gülümseyişi. Coşku ve heyecan saçarak yürüyorlar. Ve üç. Sokak bir anne gibi kucaklıyor onları.

Artık kaniyim. Her şey zıddıyla var....

Resim: Paul Klee

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ya nihayet yüzünü güler görebildim be Sevgili Fulyaaa. Cok hos. Niye biliyor musun? Bu kez cok fena diyalektik takilmissin ondan... Siyah-beyaz, yüksek-alcak, kisa-uzun... tez-antitez... Yasamin bunlarsiz olmasi mümkün mü? Insanin oldugu her yerde "zitlik" olacak. Hatta o "zit"lar birbiriyle her zaman catismak zorunda da degil. Cogu kez -insan yasaminin icinde ve insanin hizmetinde-birbirlerine alternatif bile olabiliyorlar. Seni bir süre degerli yorumlarimdan mahrum birakacagim. Yarin sabah erkenden Abbas yolcuyum. Alternatif dedim, aklima bir fikra geldi. Busatirlari gönderdikten hemen sonra o fikrayi anlatacagim sana. Gülümsemen gülmeye dönsün diye:-)))

pirmete 
 29.09.2006 16:19
Cevap :
Sevgili Pirmete, Elbette her şey zıddıyla var ve iyi ki öyle. Bu aslında bir bütünlüktür. Ve zıddını gördüğünde daha iyi anlarsın değeri. Güzel bir tatil diliyorum Sevgili Pirmete. Sevgiler...  29.09.2006 17:53
 

Olumsuz zıtlıkları değiştirecek bir güç olmasını isterdim. Sokağa tükürme eyleminde olanları geri hamle ile karşılaştırıp, ağaç dallarını kıranların kollarını çekiştirip acı hissettiklerinde bir canlıya zarar vermenin ne demek olduğunu hissetmelerini uygulamalı olarak yaşatarak...Ya anneye ne demeli...çocuğun şımarıklığı mı çıldırttı, tokat atmak kolayına mı geldi, ya da alışkanlık mıydı ? yine anneye, yetiştirme tarzına dayanıyor diye düşünüyorum...Eksiler yanında artıların olması teselli sadece. Belki alakasız oldu ama paylaşmak istedim. Sevgiler.

Tuğba 
 29.09.2006 14:05
Cevap :
Sevgili Tuğbacığım, İnan bana ben de böyle bir güç istiyorum bazen. Hele de olan biteni, davranışları aklımın almadığı zamanlarda. Elbet herkes farklı birbirinden, kimse kimseye benzemiyor ama bu benim çıldırmamı önlemiyor yine de :) Sevgiler...  29.09.2006 18:00
 

kendiliğinden yoktur bence. bunları öyle görüp tarif eden bizleriz. öyle tarifler yapabilmek için karşıtlıklara ihtiyacımız var. yoksa kavramlarımızın ya da değerlerimizin hiç bir anlamı olamazdı. sevgiyle.

Başak ALTIN 
 29.09.2006 11:32
Cevap :
Sevgili Başak, Tarifler yapabilmek için zıtlıklara ihtiyacımız var. Evet doğru. Ayrıca iyi olanın değerini anlamak için de karşıtlığa ihtiyacımız var.Sevgiler...  29.09.2006 17:54
 

yazının içinde "ben inzivaya çekildim" sözü dikkatimi çekti nasıl münzevi oldun anlamadım hem bu genç yaşta nasıl becerdin bunu bu konuyu işlesene

Ahmet Fuat EREN 
 29.09.2006 11:08
Cevap :
Sevgili Ahmet Bey, Münzeviliğin biraz da ruhunla ilgili olduğuna inanırım ben. Sanırım kendimle, düşüncelerimle başbaşa kalmaktan hoşlanan bir yapım var. İnsanları çok seviyorum ama çok uzun zamanları ancak bazılarıyla geçirebiliyorum. Toplum içinde ne kadar münzevi olunursa o kadarım işte. Yoruluyorum insanlardan, hayattan bazen. Huzur ve sükunet arayışı da diyebilirsiniz. Onun için odam bir mağara gibi benim için. Orada dağ başındaki bir münzeviyim. Hepsi bu.Sevgiler...  29.09.2006 17:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 408
Toplam yorum
: 4068
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1085
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster