Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ocak '15

 
Kategori
Hukuk
Okunma Sayısı
3503
 

Hileli iflas suçuna bilirkişi rapor örneği

Hileli iflas suçuna bilirkişi rapor örneği
 

Görsel alıntıdır.


Mahkemece “Defterlerin kasıtlı olarak mal kaçırma işlemlerinin ortaya çıkmasının engellenmesi amacıyla sunulmadığı” yönünde değerlendirme yapılırsa hileli iflas suçundan hüküm verilebileceği, yönünde tesadüfi örneklemeyle hazırladığım bilirkişi raporudur. Takdir Yüce Yargı'nındır.

* * * * *

BİLİRKİŞİ HEYETİ RAPORU

AĞIR CEZA MAHKEMESİ

BAŞKANLIĞINA

Esas No: 2015/999                                                              

Sanık: A... B... (TC No: 156......28)

Katılan: Kamu Hukuku

Suç: Hileli İflas (TCK m.161/1-b, 53. Md.)

Suç Tarihi ve Yeri: 2010, Z... / Y...

I.              Bilirkişilere Verilen Görevler

Sayın Mahkemeniz huzurunda yargılamasına devam edilen, yukarıda esas numarası belirtilen mezkûr davanın 07.1...2013 tarihli duruşmasında ve ara kararında, “Y... ... İcra ve İflas Müdürlüğünün 2010/999İFLAS sayılı dosyasındaki belgeleri inceleme yetkisi verilmek suretiyle; olayda iflasın niteliğinin belirlenmesinin istenmesine” karar verilmiştir.

Dava dosyası, zikredilen maksat ve tarif edilen görevin icrası gayesiyle 03.0...2014 tarihinde; raporumuzu hazırlamak üzere tarafımıza tevdi olunmuştur.

II.           Yargılama Konusu Olayların Gelişimi ve İddialar

Yargılamaya neden olan soruşturma:

V... Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan 2012/9999 numaralı soruşturmanın 18.0...2012 tarihindeki yetkisizlik kararı ile Y... Cumhuriyet Başsavcılığınca 2012/66666 soruşturma nolu iddianamede soruşturma evrakının incelendiği:

“Yukarıda açık kimliği yazılı şüphelinin, D... Tekstil Paz. Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.’nin yetkilisi olduğu, şirketin V... … Asliye Ticaret Mahkemesinin 3...12.2010 tarih ve 2008 / 777 E. 2010 / 888 K. sayılı kararıyla iflasına ‘karar’ verildiği. İflasın tasfiyesiyle V... ... İflas Müdürlüğünün resen görevlendirildiği, müdürlükçe yaptırılan bilirkişi incelemesine göre taksirli iflas haline rastlanıldığı, şüpheliye yapılan usulüne uygun tebligata rağmen şüphelinin makul bir mazeret göstermeksizin İ.İ.K. Nizamnamesinin 39. Maddesi gereğince sorgulamaya gelmediği ve son üç yıllık ticari defterlerini iflas masasına ibraz etmediği” anlaşılmıştır.

Hazırlık evrakında mevcut şüphelinin beyanı, bilirkişi raporu, tutanaklar birlikte ele alındığında birbirlerini doğrular ve teyit eder nitelikte bulunduğu ve şüphelinin müsnet suçu işlediğine dair yeterli şüphe bulunduğu iddiası ile başlatılmıştır.

İflas kararı:

Sanık hakkında hileli iflas suçunu işlediği iddiası ile cezalandırılmak üzere kamu davası açıldığı, dava dosyasında mevcut imza beyannamesi, ticaret sicil memurluğu yazısı, iflas kararının V... ... Asliye Ticaret Mahkemesince verildiği ve V... ... Asliye Ticaret Mahkemesince iflasın kapatılmasına karar verildiği, sanığa yapılan ihtar üzerine defter ve belgelerin teslim edilmesi gereken yerin V... İflas Müdürlüğü olduğu anlaşılmaktadır.

III.        V... ... Asliye Ticaret Mahkemesine Sunulan 03.02.2012 Tarihli Bilirkişi Raporu

Yargılamaya dayanak oluşturan ve Y... ... İflas Müdürlüğüne verilen Müflis D... Tekstil Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şirketi ile ilgili olarak, V... ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008 / 777 E. ve 2010 / 888 K. sayılı kararı ile 3...12.2010 tarihi itibariyle iflasının açılmasına karar verilmiş, Mahkeme’nin 09.0...2012 tarihli ara kararında İİK 254 madde gereğince yapılan tasfiye işlemleri sonucu iflasının kapatılma koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin inceleme yapılması istenmesi sonucu hazırlanan 03.02.2012 tarihli bilirkişi raporunda:

“Taksirli iflas haline rastlanıldığı, şüpheliye yapılan usulüne uygun tebligata rağmen, şüphelinin makul bir mazeret göstermeksizin İİK. Nizamnamesinin 39. Maddesi gereğince sorgulamaya gelmediği ve son üç yıllık ticari defterlerini iflas masasına ibraz etmediği” hususuna yer verilmiştir.

IV.        Sanığın Savunması:

A... B... savunmasında özetle; “D... Tekstil Pazarlama San. Tic. Ltd. Şti.nin önce yetkili müdürü idim, daha sonra dayım H... B... şirketi benim üzerime geçirdi ancak daha sonra bu şahıs intihar etti. 2010 yılına kadar her şey düzgün gidiyordu. Ancak ondan sonra işler tersine gitmeye başladı, ben muhasebeciye bu işi bırakmıştım, ancak belge ve defterlerin nerede olduğunu bilmiyorum, bu yüzden ilgili daireye verme şansım da olmadı, kimseye borcumuz kalmadı, bir vergi borcumuz kalmıştı, onu da taksite bağlayıp ödüyoruz, suçsuzum, beraatıma karar verilsin” dediği anlaşılmıştır. 

V.           Taksirli İflas ve Hileli İflas Suçu Hakkındaki Değerlendirmelerimiz.

Huzurdaki davada sanığa isnat edilen hileli iflas suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 161. maddesinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 133. maddesinde ise hileli iflasın içeriği düzenlenmiş olup, bu maddede tanzim olunan eylemlerde bulunanlara TCK’nun ilgili hükmünün uygulanacağı belirtilmiştir. TCK 161. maddeye göre suçun konusu “mal varlığını eksiltmeye yönelik hileli tasarruflar”dır. Bu hileli tasarrufların iflastan önce veya sonra olması mümkündür. Dolayısıyla iflasın vuku bulması ise her halükarda aranacaktır. TCK 161. madde gerekçesinde de belirtildiği gibi “iflas olgusunun gerçekleşmesi, bir objektif cezalandırılabilme şartı niteliği taşımaktadır.” İcra İflas Kanunu 311. maddeye göre de hileli iflas suçunun konusu “iflasından evvel veya sonra… Hileli muameleler…”oluşturmaktadır. Her iki yasaya göre de iflasın mevcudiyeti gereklidir ve öncesinde veya sonrasında yapılan hileli tasarruflar suçun konusunu oluşturmaktadır.

İflasın gerekli olması suçun failinin iflasa tabi kişiler olmasına bağlıdır. Mevcut olayda D... Tekstil Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti. tüzel kişisi iflasa tabi olan kişidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 20. maddesine göre “Ceza sorumluluğu şahsidir.” ve “Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz.” TCK 161. Maddenin gerekçesinde de belirtildiği gibi bir tüzel kişinin tacir olması durumunda, tüzel kişiliğin organ veya temsilcisi olan, tüzel kişi adına tasarrufta bulunan gerçek kişiler de suç faili olabileceklerdir. İcra ve İflas Kanunu’nun 345. maddesiyle bu kanun kapsamında işlenen suçlardan kimlerin sorumlu tutulabileceğine açıklık getirmiştir. Buna göre “Bu kanunda yazılı suçlar, hükmi bir şahsın idare veya muamelelerini ifa sırasında işlenmiş ise ceza o hükmi şahsın müdürlerinden, mümessil ve vekillerinden, tasfiye memurlarından, idare meclisi reis ve azasından veya murakıp ve müfettişlerinden fiili yapmış olan hakkında hükmolunur.” Konuyla ilgili bir  Yargıtay Kararında (Y.C.G.K.nun 17.12.1990 Tarihli ve E. 1990/312 ve K. 1990/340 Sayılı Kararında) ise isabetli şekilde“tüzel kişinin birden fazla temsilcisinin bulunması halinde cezai sorumluluğun cezanın şahsiliği ilkesine bağlı olarak, temsil yetkisinin bölüşümündeki ağırlık ve sınırlar dikkate alınarak, suçun şekil sorumlusuna değil, ayrıntısını bilen ve oluşumunda rolü olan kanuni temsilciye ait olduğu” açıklanmıştır. (M. Tevfik Odman / Raşit Yılmaz, Ticaret Şirketlerinde Yöneticilerin Cezai Sorumluluğu, s.117).

Türk Ceza Kanunu’ndan farklı olarak İcra İflas Kanunu’nda hileli hareketlerin oluşması için failin özel kast ile hareket etmesi aranmıştır. Nitekim, mezkur madde metninde “alacaklılarını zarara sokmak kasdiyle ve hususiyle” ibaresine yer verilmektedir. Ancak bu noktada esas olarak TCK’daki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği suçların ve cezaların kanuniliği ilkesinin bir lüzumu olarak dikkatten kaçırılmamalıdır. Zira suç normu TCK’nın 161. Maddesinde yer almaktadır. Türk Ceza Kanunu’na göre ise iflastan önce veya sonra yapılan hileli davranışların malvarlığını azaltmaya yönelik olması gerekmektedir. Malvarlığını azaltmaya yönelik veya menfaat temini kastı olmadan yapılan hileli davranışlar hileli iflas suçunun konusu olarak değerlendirilmez. Yargılama konusu olayda şüphelinin böyle bir kastı olup olmadığı aşağıda incelenecektir.

Malum olduğu üzere hileli iflas suçu “seçimlik hareketli” bir suçtur. Bu suç Türk Ceza Kanunu’na göre dört şekilde işlenebilir. İddianamede sanığa isnat edilen eylemler bu seçimlik hareketlerden “Şüpheliye yapılan usulüne uygun tebligata rağmen şüphelinin makul bir mazeret göstermeksizin İİK. Nizamnamesinin 39. Md. Gereğince sorgulamaya gelmediği ve son 3 yıllık ticari defterlerini iflas masasına ibraz etmediği” olarak belirtilmiştir.

Taksirli iflas suçu ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 162. maddesinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 310. maddesinde ise taksirli iflasın içeriği düzenlenmiş olup, bu maddeye göre hareket edenlere TCK’nın ilgili hükmünün uygulanacağı belirtilmiştir.

03.02.2012 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi, şirket yetkilisi A... B...’ya İcra ve İflas Kanunu Nizamnamesinin 39. Maddesi gereğince, sorgusunun yapılabilmesi ve son üç yıllık ticari defterlerini iflas masasına ibraz etmesi için 18.07.2008 tarihinde muhtıra çıkarılmış olduğu anlaşılmaktadır.

V... İflas Müdürlüğünün V... Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben 27.12.2011 tarihli yazısında bildirilmiş olduğu gibi; müflis şirket yetkilisi A... B…’ye muhtıra tebliğ edilmiş olmasına rağmen sorgu için gelmemiş olduğu, son üç yıla ait defterleri teslim etmemiş olduğu,

Bu nedenle müflis şirket yetkilisinin İİK. 310 / 5 – 7 maddelerde yazılı taksiratlı iflas, iflasın açılması ile masaya giren ve tüm alıcıların müşterek rehni makamındaki şirkete ait malları teslim etmeyerek İİK.’nun 311/1 maddesindeki hileli iflas suçunu işlediği öne sürülmüştür.

A... B... hakkında anılan suçlardan kovuşturma yapılması talep edilmiştir.

Sonuç ve Görüşümüz:

Takdir, değerlendirme ve karar tamamen Sayın Mahkemeye ait olmakla, dosya üzerinden yapmış olduğumuz inceleme sonucunda bilirkişi heyeti olarak:

a.             Yukarıda açık kimliği yazılı şüphelinin, D... Tekstil Paz. Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.’nin yetkilisi olduğu, şirketin V... ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 3...12.2010 tarih ve 2008 / 777 E. 2010 / 888 K. sayılı kararıyla iflasına ‘karar’ verildiği. İflasın tasfiyesiyle V... ... İflas Müdürlüğünün resen görevlendirildiği,

b.             İncelenmek üzere tevdii olunan iflas dosyasında İİK hükümlerine göre 03.10.2011 tarihinde, V... ... İcra ve İflas Müdürlüğünce tasfiyenin tatiline karar verildiği ve bu hususun ilan edildiği, … tarafından tasfiye gideri yatırıldığından, tasfiyenin İİK 218. Madde gereğince “basit usulde iflas” tasfiyesi işlemlerinin yapıldığı, alacak taleplerinin sonuçlandırıldığı, sonuçlanmamış alacak talebinin olduğu hususunda alacaklılar tarafından açılmış bir dava, itiraz, şikâyet ve sair bilgisi olmadığı, tasfiyenin prosedürü İİK hükümleri uyarınca defterlerdeki mevcut durum ve ilanlar kapsamında tamamlandığı, tasfiyesi gereken müflise ait, masaya intikal eden mal mevcudu olmadığı hususları belirlenmiş olmakla tasfiye prosedürünün tamamlandığı,

c.              İflasın kapatılması koşullarının oluştuğu,

d.             Basit tasfiye usulüne göre yapılacak başkaca bir işlem olmadığı, tasfiyesi gereken masada mal mevcudu bulunmadığı, alacaklıların taleplerinin neticelendirildiği, aciz vesikalarının düzenlendiği,

e.              İnceleme konusu olayda alacaklılara aciz vesikaları verilerek, iflasın kapatılmasının anlamının müflis şirketin alacaklılarına olan borçlarını ödemediği şeklinde olduğu,

f.              Huzurdaki dava yönüyle yapılan incelemede, müflis şirket yetkilisi sanığın, sorgusu yapılmak üzere V... ... İcra İflas Müdürlüğüne müracaat etmediği, ticari defterlerini de teslim etmemesi gerekçesiyle hakkında kamu davasının açıldığı, bu fiilin işlenmesinde, suçun manevi unsuru olan “kasıt” yönünden takdirin mahkemeye ait olduğu,

g.             Bununla birlikte, müflis şirket hakkındaki iflasın aciz vesikaları düzenlenerek kapatılmasına karar verildiği. Sanığın, iflas dairesine çağrıldığı halde gelmeyerek ayrıca ticari defterlerini de incelenmek üzere mahkemeye sunmayarak, müflis şirketin mal kaçırıp kaçırmadığının incelenebilmesi mümkün olamadığından, sanığın açıkça İİK m. 310/5-7 fıkra hükmüne aykırı davrandığı, bu sebeple de sanık hakkında taksiratlı iflas suçunun oluştuğu,

h.             İİK m. 311/1 fıkra hükmü bağlamında, müflis şirketin mallarını tamamen kaçırdığı ya da gizlediği yönünden ticari defterler incelenememiş olması nedeniyle değerlendirme yapılamayacağı. Bu konuda kasıt unsuru yönünden takdirin tümüyle sayın mahkemeye ait olduğu. Sayın Mahkemece “Defterlerin kasıtlı olarak mal kaçırma işlemlerinin ortaya çıkmasının engellenmesi amacıyla sunulmadığı” yönünde değerlendirme yapılırsa hileli iflas suçundan hüküm verilebileceği. Öte yandan, Sayın Mahkemece; “Defterlerin incelenememiş olması nedeniyle mal kaçırma hususunun olmadığı” yönünde değerlendirme yapılması halinde ise, hileli iflas suçundan hüküm verilemeyeceği, bu konuda takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu.

Şeklinde oluşan kanaatimiz takdir ve değerlendirmelerinize saygı ile arz olunur.

Y... ... Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2015/999 Esas sayılı dava dosyasına ait Bilirkişi Heyeti Raporunu Sayın Mahkemenizin bilgi ve takdirine sunarız.

BİLİRKİŞİLER                                         

İcra – İflas ve Medeni Usul Hukuku Öğretim Üyesi,   

Yeminli Mali Müşavir,    

SMMM

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 276
Toplam yorum
: 141
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1039
Kayıt tarihi
: 19.11.12
 
 

Evli, 2 evlat babası, 1965'te doğdu, inançlı, müziksever, insansever, yurtsever, iyi yüzer, ünive..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster