Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Kasım '14

 
Kategori
Sağlık
Okunma Sayısı
40
 

Hipnozla Doğum

Hipnozla Doğum
 

Dr. Ulusoy, hipnoz,doğum


DOĞUMDA HİPNOZUN KULLANIMI

Doğumda hipnozun kullanımını iki ana başlık altında inceleyebiliriz.

1- Doğrudan ağrının kaldırılması, hipnoanaestezi

2- Aşamaların ve karşılaşılacak durumların öğretilmesi ve imajinasyonla yaşatılması

2. Tekniğin öğretim kısmı aslında, Lamaze Tekniği olarak bilinir. Öncelikle bu tekniği aşağıda okuyalım;

“Lamaze tekniği 1960 yıllardan beri dünyada kullanılıyor. Doğuma bilinçli yaklaşımdır temeli. Dr. Lamaze bu yöntemi ilk olarak Fransa’da kendi kliniğinde kullanmaya başladı. Daha sonra Amerika’da ve dünyada yaygınlaştı. İnsanlar Lamaze tekniğini nefes eğitimi olarak düşünüyorlar. Ama Lamaze nefes tekniklerinin de içinde olduğu bir doğum felsefesidir. Kadın bilinçlidir, doğum seyrinin içindedir ve vücudundaki değişimin farkındadır. Doğumun nasıl ilerlediğinin, ağrıya nasıl cevap vermesi gerektiğinin bilincindedir. Bu bir yolculuğa benzer. Örneğin siz Ankara’dan İstanbul’a giderken nerelerde, ne kadar mola vereceğinizi, yolculuğun ne kadar süreceğini bilirsiniz. “Az daha sabredeyim, şurada mola vereceğiz” diyebilirsiniz. Bunun gibi… Doğum ağrılarınızın farkındasınızdır. Ağrıları dalgaya benzetiriz. Siz sürekli dalgalara karşı koyarsanız yıkılırsınız. Ama karşı koymak yerine dalga geldiğinde kendinizi bırakır, dalgayla birlikte hareket ederseniz, işiniz kolaylaşır.

Doğumun aşamalarında, ıkınma arifesinde ağrıyı nasıl tanımlıyorsunuz? Ağrıyı baş edilecek bir şey olarak mı görüyorsunuz, yoksa ağrının rahim kaslarının kasılıp bebeği çıkarmak için güç oluşturduğunu mu düşünüyorsunuz? Lamaze eğitimi alan insanlar bu işin bilincinde olarak doğuma katılır. Ağrılar geldiğinde ne yapılacak? Eğitimde bunları öğretiyoruz. Gevşeme tekniklerinden hangisini uygulayacak, nefesi nasıl olacak, odak nokta oluşturma, bir sonraki aşamaya hazırlanma, sevdiği insanı da doğuma katma gibi… Bilinçli doğuma katılma kadının hem daha rahat hissetmesini hem de kendini sağlık personelinden biri olarak görmesini sağlar. Doktor, ebe, kadın ve eşi, bir ekip çalışması…
Eğitim almamış, doğumu bilmeyen bir kadın ne yapacağını bilemez. İnsanı en çok korkutan şey ise bilinmemezliktir. Doğum öncesi eğitimin en önemli amaçlarından bir budur. Bilgiyle korkuyu yenmek…

Fiziksel olarak baktığınızda korku, gerginlik ve ağrı üçgeni vardır. Bu kısırdöngü halinde devam eder. Siz bu üçgeni kırmayı başarırsanız, ağrıyı hissetmeyeceksinizdir. Lamaze eğitimi ile odak noktanız ağrıdan farklı bir noktaya yöneltilir, ağrıdan uzaklaştırılır. Ağrı geldiğinde de bilirsiniz ki bu mutlu sona bir adım daha yaklaşmanız anlamına geliyor.”

Görüldüğü gibi bu bir anlamda psikoeğitimdir.

Batıda kadın korkularla beslediği doğum olayında acılar çeker.
Mardin / Midyat Devlet Hastanesinde mesleğimin ilk günlerini icra ederken dikkatimi bir şey çekmişti. Gebe kadın birkaç kadının kollarından destek alarak doğumhaneye çıkar, kısa süre sonra bebeği kucağında yine kadınların desteği ile yürüyerek hastanenin merdivenlerinden inerdi. Doğuda kadının, çocuk doğurmayı kabullendiğini, bildiğini ve davranışlarını da ona göre şekillendirdiğini görmüştüm. Üniversite yıllarımda ise kadın doğum stajı yaparken yine birçok kadın sancılardan dolayı acı çekerken ve kendini kontrol edemezken; Çocuk Ana Bilim Dalı öğretim üyemizin, kendinden emin doğuma girdiğini ve huzurlu bir doğum yaptığına da şahit olmuştum.

Hipnozla doğuma hazırlama da öncelikle, bu konuda çalışacak olan hipnoterapist, doğumun evrelerini, nelerle karşılaşacağını bilmek durumundadır. Bu psikoeğitimi, hastaya bilinçli düzeyde verdikten sonra takibinde hipnoz altında olmak üzere imajinasyonla da adım adım aşamaları deneyimlettirmek gerekir.

Eğer hamilenin derin transa girme durumu söz konusu ise, doğrudan ağrının kaldırılması da mümkündür. Ancak iyi bir süreç öncelikle doğum aşamalarının eğitimi ve ardından ağrı üzerine çalışmayı içermelidir.

Ağrının kaldırılmasında;

1- El sırtında ağrısız bir alan oluşturup, hem hipnoz altında hem de posthipnotik olarak iğnenin tekrar batırılması deneyimlettirilir. Kişi ağrıyı hipnoz altında ve uyanık iken kontrol edebildiğini görür.

2- İmajinasyonla hipnoz altında, elini içi buz dolu kovaya soktuğu deneyimlettirilirken, el sırtında, soğumanın, uyuşmanın olduğu hissi yaşattırılır.

3- Direk telkinle karın ve alt karın bölgesinde, ağrı, acı duymayacağı telkinle sağlanabilir.

1 ve 2 yi kendimize yol seçersek, el sırtındaki ya da eldiven tarzı elde oluşan anestezik bölgeyi karın bölgesine telkinle aktarmamız gerekir.
Bu aktarımları verdikten ve karın bölgesine de iğne batırılıp ağrının olmadığı deneyimlettirildikten sonra kadın hazır hale gelir.

Bundan sonraki aşamada, önümüze iki yol çıkar;

1- Kadına posthipnotik anahtar telkin vererek öğretilen bilgileri doğumda kullanmasını sağlamak

2- Doğum sırasında kadının yanında hipnoz uygulayıcısının bulunması

Bu tercih hastayla aranızda olan diyaloğa, güvene, zamana ve anlaşmaya bağlıdır.

Eğitim ve hipnoz uygulamaları tercihen ilk 3 ayda aşamalı olarak yapılır. Sonraki aylarda pekiştirme seansları yapılabilir. Ancak kişinin istek ve beklentisi dahilinde doğuma yakın sürelerde de çalışmak mümkündür. Şu unutulmamalıdır ki ağrının kaldırılmasında ve doğuma hazırlamada etkin olan süreç gebenin arzu ve talebidir. Bu arzu ve talep güçlü ise doğuma çok yakın olan sürelerde bile kısa, net ve direk telkinler ile doğumu ağrısız yönlendirmek mümkün olabilir.

Süreç tamamlandığında, verilen posthipnotik telkinler ve ağrısız alan etkileri de doğumu takip eden gün içinde kaldırılmalıdır.

Hipnotik telkinlerle, annenin süt salgısının da arttırılması söz konusudur. Aynı zamanda ilk 3 ayda başlanan hipnoz uygulamalarında, annede genel olarak görülebilecek bulantı ve kusmalar da hipnoz ile kontrol altında tutulabilir.

Doğumun hemen ardından, göbek kordonu kesilir kesilmez, bebeğinde hipnozdan çıkarılması uygundur  11.11.2014 – Dr. Ulusoy, Kuşadası, 18.10 

 

http://www.drulusoy.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 131
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 241
Kayıt tarihi
: 22.10.06
 
 

DR. MURAT ULUSOY, 1969 Nazilli doğumluyum. İlk, orta ve lise eğitimimi Nazilli'de tamamladım. 199..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster