Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Şubat '07

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
4986
 

Hititler ve Kizzuwatna I

Hititler ve Kizzuwatna I
 

Hitit Krallarının yıllıklarında ve Hititlerin diğer ülkelerle yaptıkları anlaşmaların metinlerinde, Hitit İmparatorluğunun sınırları içinde yer alan ya da Hititlere komşu olan yüzlerce kentin ve ülkenin adı geçmektedir. Adı geçen ülkelerin çoğu Hitit İmparatorluğuna vassallık statüsünde bağlı olmakla birlikte, bir kısmı Hitit İmparatorluğu ile aynı seviyede olan büyük krallıklardı. Hitit metinlerinden ve diğer tarihsel, arkeolojik ve filolojik kaynaklardan anlaşıldığı kadarıyla Hitit İmparatorluğu ile eşit olan büyük devletler: Mısır, Assur, Babil ve Hurri-Mitanni krallıklarıydı. Waşuganni isimli başkentinin Mardin civarında olduğu tahmin edilen Hurri-Mitanni krallığının Hitit İmparatoru I. Şuppiluliuma tarafından ele geçirilip bağlı devlet statüsüne getirilmesinden sonra, söz konusu krallık büyük devletler arasındaki yerini terketmiş oldu.

Hitit metinlerinde adı geçen ülke isimlerinden biri de Kizzuwatna’dır. Çok sayıda arkeolojik ve yazılı belgenin kanıtladığı gibi genel anlamda Adana ve Mersin illerimizin bulunduğu bölgeyi kapsayan Kizzuwatna krallığının sınırları, politik gelişmeler neticesinde küçük değişikliklere uğrayabilmekteydi. Kizzuwatna, Kilikya’nın yani bugünkü adıyla Çukurova’nın yazılı kaynaklarda karşımıza çıkan ilk ismidir. İlk kez eski krallık dönemi Hitit hükümdarlarından Telipinu döneminde adına rastladığımız Kizzuwatna krallığı, olasılıkla Hitit devletinin iç çekişmelerle sarsıldığı ve çevre bölgelerde otorite kurmayı başaramadığı Telipinu öncesindeki Gasıp Krallar devrinde (I. Murşili’den Telipinu dönemine gelinceye kadar neredeyse tüm krallar birbirlerini öldürerek tahta geçtikleri için bu dönem gasıp krallar devri olarak tanımlanmaktadır) Çukurova bölgesinde kurulmuştu. Kuzeyi sınırı Toros dağlarıyla belirlenen Kizzuwatna ülkesinin, Toroslar üzerindeki Gülek geçiti yoluyla Orta Anadolu ile bağlantısı mevcuttu. Bunun yanısıra doğuda Kayseri üzerinden Kizzuwatna’ya ulaşmayı sağlayan bir yolda mevcuttu. Söz konusu yol üzerinde Fraktin, Hanyeri, Taşçı ve İmamkulu isimlerindeki Hitit kaya anıtları yer almaktadır. Kizzuwatna ülkesinin batısında Tarhuntaşşa ülkesi bulunmaktaydı. Tarhuntaşşa’nın lokalizasyonu problemli olmakla birlikte Konya’nın güneyinde olduğu düşünülmektedir. Kizzuwatna’nın güney kısmı ise Akdeniz kıyılarına kadar uzanmaktaydı.

Konunun uzmanı olan Hititologların neredeyse tamamı Kizzuwatna’nın Hurrice bir isim olduğu konusunda birleşmektedirler. Ancak gerek Hurrice’nin tamamiyle çözülememiş bir dil olması, gerekse dil bilimciler arasındaki çeşitli görüş farklılıklarından dolayı Kizzuwatna kelimesinin anlamı henüz net bir biçimde ortaya konulamamıştır. Bugune kadar Kizzuwatna ülkesinin arşivlerine ulaşılamadığı için söz konusu ülke hakkındaki bilgilerimiz genelde Hitit yazılı kaynaklarının verdikleriyle sınırlı kalmaktadır. Çukurova bölgesindeki eski Kizzuwatna yerleşimlerinin kazılarından elde edilen arkeolojik veriler de, Kizzuwatna ülkesinin tarihinin ve kültürünün tanımlanmasında büyük bir öneme sahiptirler.

Kizzuwatna ülkesinde tapınım gören ve Hitit metinlerinde isimleri zikredilen Tanrıların neredeyse tamamının Hurri kökenli olması, yer ve kişi isimlerinin de önemli bir bölümünün Hurri dilinde olması, Kizzuwatna ülkesinde Hurri ağırlıklı bir nüfusun yaşadığını göstermektedir. Hurriler dışında Luviler ve Sami kökenliler Kizzuwatna ülkesinin etnik yapısını oluşturmaktaydılar.

Kizzuwatna ismine ilk kez Hitit kralı Telipinu döneminde rastlandığını daha önce belirtmiştim. Hititli Telipinu ile İşputahşu isimli Kizzuwatna kralı arasına yapılan anlaşmanın metninden, o dönemde Kizzuwatna’nın bağımsız bir krallık olduğu anlaşılmaktadır. Anlaşmada adı geçen İşputahşu’nun, Hitit çağındaki adı Tarşa olan Tarsus’daki Gözlükule höyüğünde bulunan mühür baskısı da bu yargıyı doğrulamaktadır: Çünkü bu mühür baskısında İşputahşu kendisini “büyük kral” olarak tanımlamaktadır. Telipinu döneminden sonra da çeşitli Hitit kralları Kizzuwatna ülkesiyle anlaşmalar yaptılar. Ancak ne yazık ki bu anlaşmaların yazılı olduğu kil tabletlerin çoğunun kırık olarak ele geçmiş olması içeriklerinin ayrıntılı bir biçimde anlaşılmasını engellemektedir.

Şunaşşura isimli bir Kizzuwatna kralıyla yapılan anlaşmadan sonra Kizzuwatna ülkesi tamamiyle Hitit İmparatorluğunun sınırları içine dahil olmuş ve Hitit İmparatorluğu’nun yıkılışına kadar da Kizzuwatna, Hitit İmparatorluğunun ayrılmaz bir parçası olmaya devam etmiştir. Şunaşşura ile anlaşma imzalayan Hitit Kralının kimliği, anlaşmanın bu kısmının kırık olması nedeniyle tartışmalıdır. Ancak anlaşmanın içeriğinden dolayı çoğu bilim adamı ilgili anlaşmanın M.Ö. 1450 yıllarında tahta geçen Hitit Kralı II. Tuthaliya döneminde yapıldığını düşünmektedirler. Hitit devletini İmparatorluk haline getiren ve M.Ö 1380 yılında tahta geçen kral I. Şuppiluliuma döneminde, Kizzuwatna’nın Hitit İmparatorluğu’nun bir parçası olduğu kesin olarak bilindiğinden Kizzuwatna’nın I. Şuppiluliuma’nın saltatından önce yani II. ya da III. Tuthaliya dönemlerinden birinde Hitit İmparatorluğuna katılmış olması gerekmektedir.

Kizzuwatna’nın Hitit kültürü ve özellikle dini hayatında çok büyük bir etkisi olmuştur ve bu etki Hitit İmparatorluğunun bir parçası haline geldikten sonra da devam etmiştir. Ancak bu bir iki kelimeyle geçiştirebilecek bir konu olmadığı ve benimde yerim bitmek üzere olduğu için devamını başka bir yazıya bırakıyorum.

Blog Resim: Kayseri'de bulunan Fraktin kaya anıtı. Bu anıtta Hitit kralı III. Hattuşili ve Kizzuwatna kökenli Hitit kraliçesi Puduhepa, Hurri kökenli Tanrı çifti Teşup ve Hepat'a sıvı sunu yaparken resmedilmişler. Bu Tanrılar, özellikle Puduhepa'nın kraliçeliğiyle birlikte Hitit ülkesinde de Hurrice isimleriyle Baş Tanrı ve Baş Tanrıça olarak tapınım görmeye başlamışlardır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

köyün geçmişini anlatırsanız sevinirim

mustafa telli 
 19.04.2007 21:42
 

inatla hititlerin, orta asyalı olduğunu belirtmekten kaçınıyorsunuz. neden? peki bende soruyu şöyle sorayım, Atatürk neden Etibank adıyla banka kurdu? "hepimiz azeriyiz" başlıklı yazımı okumanı istiyorum. çünkü yanlış yoldasın. diaspora senin ismini bir kağıda yazacak ve o kağıdı buluşturup çöp sepetine atacak? dikkatli ol. bir kardeş tavsiyesi.

Serkan Dilek 
 28.02.2007 9:38
Cevap :
Serkan Bey, Öncelikle bir yanılgıyı düzelteyim. Hititler Türk ya da Orta Asyalı değildir! Hititler, Hint Avrupa dili konuşan Hint-Avrupalı bir topluluktur. Hatta yazısı ve dili bilinen ilk Hint-Avrupalı topluluktur. Atatürk döneminde Hititler, Sümerler ve diğer bazı toplumlar Türk sanıldıkları için ülkemizde kısa bir dönem için böyle bir yanılgı oluşmuş. Ancak bilimsel gerçekler açık bir biçimde ortaya çıktıktan sonra Hititlerin Hint-Avrupalı oldukları ve Türklerle bir ilgileri olmadığı net bir biçimde ortaya konmuştur. Sizin gibi doktora eğitimi almış bir insanın bu konudan hala haberinin olmaması ilginç bir durum tabii. Eğer benim verdiğim bilgiye güvenmiyorsanız size en yakın kitapçıya gidip Hititlerle ilgili bir kitap alınız ve okuyunuz. Hatta ona bile gerek yok liselerde okutulan bir tarih dersi kitabında bile Hititlerin Hint-Avrupalı oldukları konusundaki son derece basit bilgiye ulaşabilirsiniz. Bu arada bilgisiz olduğunuz konularda yorum yapmayın buda benden size kardeş tavsiy  28.02.2007 12:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 130
Toplam yorum
: 273
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 4893
Kayıt tarihi
: 08.08.06
 
 

Ege Üniversitesi Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi bölümü mezunuyum. Şu anda Marmara Üniversitesi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster