Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Aralık '09

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
561
 

Hizmet İçi Eğitim Rezaleti,

Hizmet İçi Eğitim Rezaleti,
 

Öğretmenliğe başladığım 1997 yılından beri çok sayıda hizmet içi eğitim seminerine katıldım. Bunlardan gerçekten çok yararlandım dediğim bir seminer yok. Bu seminerler ya semineri verenlerin yetersizliği ve yasak savarcasına işlerini yapmaları ya da semineri veren kişilerin işlerine çok hâkim olmalarına rağmen katılan sayısının fazlalığı ve zaman olarak yetersiz olmasından hep zaman kaybı olarak geçti.

En son iki gün önce zorunlu almamız gereken Sivil Savunma Seminerine katıldım. Semineri veren kişiyi tanımıyorum, çünkü kendini tanıtmadı. Sivil Savunma deyince, bir öğretmene öğretilmesi gereken nedir? Acil durumlarda kendini, öğrencilerini, ailesini kurtarmak için ne yapması gerektiğidir diye düşünüyorum.

Seminerin içeriği çok kötüydü. Hadi onu geçtim, semineri veren kişi hepsi üniversite mezunu yetişkin insanlara seminer verdiğinin farkında değildi. Anlattığı konuları ondan daha çok bilen, bu konularda derslerde öğrencilere etkinlik yaptıran öğretmenlere bilmediğimiz bir şeyler söylemesini bekliyor insan. Ama nerde?

İlk gün deprem ve ilk yardımla ilgili iki slâyt izledik. Hepsi bildiğimiz konulardı. Bizim için değerli olan zamanı oradan buradan bir şeyler anlatarak geçirdi. Bazı arkadaşların uyukladığı, bazılarının soru kâğıdı okuduğu, bazılarının telefonlarıyla uğraştığı bir seminer. Üstelik katılımcı sayısı 30 ve herkes birbirini görecek şekilde oturuyor. Yani aktif katılımlı ve uygulamalı bir seminer yapmak için şartlar uygun.

İkinci gün ise rezalet son perdeden devam ediyor. Semineri sunan şahıs, yıllardır mail kutularını dolaşan, iç ve dış düşmanlarımızın olduğunu, yurdumuzun doğalgaz, petrol, bor, fosfat vs. zengini olduğunu anlatan, Türkleri öve öve bitiremeyen bir video izletti. Doğalgaz için yapılan 10 sondajın dokuzunda gaz bulunuyormuş vb. kaynağı belli olmayan bir sürü bilgiler. Neymiş hepimiz kardeşiz gösterisiymiş. Aslında biz Türkler mükemmel insanlarız, ülkemiz harika ama iç ve dış düşmanlarımız yüzünden sorunlar çıkıyormuş. Bunun sivil savunmayla ne alakası var diye düşünürken, bu tehditleri bilmemizin yararı üzerine kısa bir konuşma oldu. Benim homurdanmalarım sırasında bir de demez mi “bu konuda bir şeyler söylemek isteyen var mı?” diye. Kalktı öğretmenin biri demokrasinin beşiği Yunanistan’ın oradaki Türk halkına yaptığı haksızlıklardan girdi, Orta Asya’nın asıl demokrasinin beşiği olduğundan çıktı. Ayrıca ülkemizde her yerden daha çok özgürlük varmış. Bizim sivil savunma semineri siyasi görüş belirtme semineri oldu. Bu bir partinin yıllarca savunduğu fikirler ve bu fikirleri o seminere zorunlu olarak katılan herkes dinlemek zorunda kaldı.

Böyle rezalet olmaz. Seminer adı altında konuyla ilgisi olmayan fikirleri dinlemek zorunda değilim.. Benim zamanımı bu şekilde doldurmaya hiç kimsenin hakkı yok. İzlediğimiz videoyu siz mi hazırladınız diye sorduğumda valilikten geldiğini söyledi ki bu daha da kötü.

Benim "konuya dönelim" homurdanmalarımla yangın konusuna geçildi. Bir yangın söndürme tüpünü ortaya aldı. Tüp nerde durmalıymış vs. anlattı. Merak ettiğim tek konu o yerinden bile kaldıramayacağım koca tüpün nasıl çalıştığını sormak oldu. İşte iki günde bu seminerden aldığım tek bilgi bu. Bitmesini beklemeden çıktım zaten.

Milli eğitimde bu seminer işlerine kim bakar bilmiyorum. Bunların içerikleri kontrol edilir mi bilmiyorum. Bursa teftiş kuruluna bir mail atarak durumu bildirdim, ilgilenirler mi onu da bilmiyorum.

Devlet kurumlarında 12 yıldır dostlar alışverişte görsün tarzı yapılan uygulamalardan hiç hoşlanmıyorum. Benim zamanım değerli. Beni zorunlu tutup orada oturtuyorlarsa hakkını versinler.

Bu seminerde verilmesi gerekenler ana başlıklarla şunlar olmalıydı:

Afetlerden Korunma

İkaz ve Alarm İşaretleri

Yangın ve Korunma

Sığınaklar

Kurtarma Teknikleri

Halkın Alacağı Tedbirler

İlkyardım Bilgileri

Bunlar temel bilgiler ve çoğunu zaten öğretmenler biliyor. Asıl sivil savunma eğitimi, gönüllü öğretmenlere arama-kurtarma dâhil, pratik yaptırılarak verilmelidir. Bu eğitimi alan insanlar da en azından çevresindekileri ve kendini kurtaracak kadar eğitilmiş olmalıdır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

hizmetiçi eğitimlerin birçoğunun işlevi zaten tatil yapmak. Özellikle mersin bölgesini, yalovayı, vanı görmeyenler için devlet kesesinden uygun tatil fırsatı...haa bun söylerken bunlara çok gittiğim için de söylemiyorum...Keza böylesi tatil fırsatlarını edinmek için ya branş avantajınızın, ya çok iyi bir şansınızın hiçbiri yoksa her halükarda bakanlık merkez teşkilatından bir tanıdığınızın olması iyi olur...

Hedef Başarı 
 05.02.2010 16:39
Cevap :
Hiç il dışında eğitim faaliyetim olmadı. Benim üstünde durduğum okul zamanı yapılanlar. Yarım gün çalışıp yorgun argın evinize gitmeyip eğitime katılıyorsunuz ve hiçbir şey öğrenmiyorsunuz. Selamlar...  08.02.2010 19:02
 

Bizlerde bu rezaleti buralarda yaşıyoruz. Dikkat ederseniz daha çok işini sevmeyen insanlar bu seminerlerde..kendileri de sıkıntıdan patlıyorlar zaten. slaytı hazırlıyorlar, sonra açıp, ordan okuyorlar:)) e biz okumayı biliyoruz, madem okuyacaksın, biz kendimiz okuruz, sen susabilirsin. Bir de yanlış bilgi verenler bile oluyor. Celal Beyin dediği gibi, yangın tüpünü bile kullanmayı bilmiyoruz ama bizler mükemmeliz diye övünüyoruz:)) Üstelik siyaset neden karışmış onu hiç anlamadım.Siz iyi sabır göstermişsiniz. Ben olsam susamazdım:)) Doğru olan sizin yaptığınız tabii..konuşsanız ne değişecek, biz insanlığa bişey katamıyormuyuz diye, bazen çok üzüldüğüm olur.Kafa hep aynı kafa, hiç değişmiyor. Sevgi ve saygılarımla.

SINIR 
 25.12.2009 11:14
Cevap :
Bir kaç öğretmen aynı anda tepki verse bu kadar olmaz ama kimsenin sesi çıkmıyor ki. Ben zaten homurdanmasam daha çok uzardı bu konu. Rezalet işte başka bir şey değil. Katkı için teşekkürler. Selamlar, sevgilerle...  25.12.2009 13:58
 

Merhaba Hocam. Yazınızı okurken gülsem mi ağlasam mı bilemedim. Bu devirde bu kadar cehalet, çocukluk, içi kof hamaset de fazla artık. Lafa bakarsanız dünyanın en mükemmel insanlarıyız, hatta tek birimiz dünyaya bedel, ama iş gerçek hayata gelince bir yangın söndürme tüpünü nasıl çalıştıracağımızı bile bilmiyoruz. İnsanlarımız afetlerde heba oluyor. Başka ülkelerde birkaç kişinin yaralanmasıyla atlatılacak büyüklükteki depremlerde binalarımız yerle bir oluyor. İş kazalarında her gün insanlarımız ölüyor. Afet olmazsa boş durmayalım diye biz birbirimizi öldürüyoruz. Başka şeyleri bilmem ama yalanda ve kendimizi kandırmakta gerçekten tek birimiz dünyaya bedeliz. Valla yerinizde olmak istemezdim o seminerlerde. Zaten olay çıkarırdım büyük ihtimalle. Selamlar, sevgiler...

Murakami 
 24.12.2009 17:17
Cevap :
Olay çıkarmamak için seminerden çıktım ben de. Gördüğüm en rezil seminerdi. Hiç kimsenin gıkı çıkmadı üstelik. Bu öğretmenlerin yetiştirdiği çocuklar da ülkeyi yönetecekler. Yazık ki ne yazık. Selamlar, sevgilerle...  24.12.2009 18:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 111
Toplam yorum
: 741
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 5085
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

1997 yılında öğretmenliğe başlamış bir mühendisim. Bir oğlum var. Çocukları ve yaşamı seviyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster