Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Kasım '06

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
1062
 

Hora

Altı buçuk yaşındayım ve ilkokul ikinci sınıfındayım. Her gün sahilin yanındaki yoldan geçip iki kilometre ilerideki okulumuza gidiyorum. Fakat aklım hep sahildeki takalarda ve babamın tuttuğu hayal ettiğim balıklarda kalıyor. Herkesin takasında ailenin en küçük oğlu ya da kızının adı yazıyor ancak bizim takada bir isim yazmıyor. Ağabeyimlerden utancımdan benim adımı yazın diyemiyorum.

Sanırım bu hususu bizimkilere biraz hissettiriyorum ki bir gün arkadaşlarımın Hora diye bir şeyden, bizim takadaki bir yazıdan bahsedip benimle dalga geçtiklerini görüyorum. Heyecan, utangaçlık ve birazda korkuyla sahile kendimi zor atıyorum. Bizim takada balıkçı kahvehanesinden rahatlıkla görülebilinecek bir şekilde sahilde duruyor. Kahvehaneden görünemez tarafından tekneye çaktırmadan yaklaşıyorum. Bir de ne göreyim “HORA2” yazıyor. Aha bu da ne? Sonra diğer teknelerin bazılarında da Hora1, Hora3, Hora5 gibi yazılar yazıldığını görüyor ve bir anlam veremiyorum. Uzun yıllar Hora’nın anlamını bilmeden ve arkadaşlarımın dalga geçmelerinden utancımdan veya sırf ismim yazılmadı diye geçiyor.

Lisede olduğum yıllarda çevremde biraz araştırma yaptım. Bizim oralarda herkesin bildiğini sandığım Horon’un, Horan – Dik Horan gibi kullanıldığını ve HORA’nında buradan geldiğini öğrendim.

Hora’nın anlamı hususundaki merakım hala tam olarak giderilememişti. Geçenlerde Internette biraz araştırma yaptım. Sonuç olarak HORA’nın kendimce özetlemeye çalıştığım anlamını buldu.

HORA, Anadolu’nun birçok ve özellikle Karadeniz bölgesinin çoğu yöresinde, genellikle erkeklerin daire şeklinde ve omuz omuza dizilerek metanet – güç göstergesi olarak oynanan, Kafkas kökenli bir halk oyunu türünün adıdır.

HORA2 ise o zamanda da ilkokula giden biz çocukların sınıf numaraları dikkate alınarak ve ben de ilkokul ikinci sınıftayken yazıldığı için böyle ifade edilmiş.

Bir de bizim oralarda denizciler “MAYNA, VİRA, ŞIRA” gibi terimler kullandıkları için de HORA’yı da bunlara uygun bularak espri olarak kullanmışlar.

İşte çocukluğumun kâbusu bu kelimenin tarafımca özeti budur.

Oh be.

Not: Daha fazla bilgi için www.artvinansiklopedisi.com/index.php/Horon adresini ziyaret edebilirsiniz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 23
Toplam yorum
: 36
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 900
Kayıt tarihi
: 27.10.06
 
 

Ordu-Perşembe'nin Çerli Köyü'nün sahilinde doğdum. 23 yaşına kadar balıkçılık yapıp liseyi bitirdim...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster