Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Şubat '08

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
526
 

İkilem

İkilem
 

Gone Baby Gone


Evet, izleyicisini bir ikilemin orta yerinde bırakıveriyor film genç dedektif Patrick Kenzie'yle birlikte: 'Yasaların gerektirdiği'ni yapmak ya da 'doğru' yu yapmak. Bu ikisinin her zaman 'aynı şey' olup olmayacağını sorgulamaya itiyor bizleri...

Ben Affleck ilk yönetmenlik deneyiminde bir ustanın serinkanlılığıyla inşa ediyor filmini. Sessiz ve sakince akıp gidiyor film. Kaçırılan bir küçük kız, onunla ilgili gerçekler, bunların peşindeki farklı kollardan kanun adamları. Tam sonuna kadar bu iş böyle gider düğüm finalde çözülür diye düşünmeye başlamışken filmin ortalarında küçük kızın durumu aydınlanıyor. Sonrasında ise rahatsız edici bir finale doğru uzanacak yolumuz başlıyor.

Mystic River'ın da yazarı olan Dennis Lehane'in bir başka romanından uyarlanmış olmasından olacak, film Mystic River tadı da veriyor yer yer. Karakterler o filmdeki kadar çok boyutlu olmamakla birlikte bu filmin ve öykünün gerektirdiği ağırlığı kaldırmaya yetecek derinliğe sahipler, senaryo da film boyunca rotasını şaşırmadan ağır ama kendinden emin bir biçimde ilerliyor. Affleck, bir yönetmen olarak izleyicisini sona kadar avucunun içinde tutmayı bildiği gibi yine sona kadar karakterleri önemsemesini de sağlamayı beceriyor. Görsel anlamda da Boston'ı kullanışı çok başarılı gerçekten de. Elbette şu noktayı da gözden kaçırmamak gerekiyor. Lehane'in romanları gerçekten öncelikle iyi bir hikayeyi de beraberinde getiriyor. Küçük insanların trajedileri, ahlaki ve kanuni ikilemler... Bu noktayı da elbette gözden kaçırmamak gerek. Bu anlamda Affleck 'in yönetmenlik açısından ulaşacağı noktayı görebilmek için önümüzdeki ve daha farklı tecrübelerini de görmemiz gerekecek. Ancak kuşkusuz ki bu 'iyi' bir öyküye sahip romandan her halükarda iyi bir film çıkacağı demek değil. Affleck'in bu filmdeki başarısından zaten söz ettik.

Oyunculara da biraz değinelim. Filmin inandırıcılığı ve sürükleyiciliğini sağlayanlar biraz da onlar çünkü burada. Oscar adayı Amy Ryan, sıradan bir oyunla çok klişe ve karikatürize bir şeye dönüşebilecek bir karaktere mükemmel bir derinlik katıyor. Morgan Freeman ve Ed Harris her zamanki gibiler aslında. Filme dahil oldukları noktada mutlaka çok şey katıyorlar. Casey Affleck'in buradaki oyunu, Korkak Robert Ford'un Jesse James Suikasti'ndeki kadar olmasa bile yeterli düzeyde. Bir oyuncu olarak bu yıl önemli bir çıkış yaptığı ortada.

Film bittiğinde geriye en çok da finali kalıyor akıllarda. Belki de bir daha hiç çıkmamak üzere. Casey Affleck'in oynadığı Patrick Kenzie'nin küçük kızın evinde kızın annesiyle olan sahnesi ve o evden çıktıktan sonra evin içindeki bir anlık bakışı, herşeyi anlatmaya yeten, mütevazi ama güçlü bir final. Evet, Gone Baby Gone 'iyi bir film' izlemişlik hissini veriyor bittiğinde...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 10
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 754
Kayıt tarihi
: 05.02.08
 
 

1982 yılında İzmir'de doğdum. Halen İzmir'de yaşamaya devam ediyorum. 2007 yılında CBÜ İktisat Böl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster