Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Nisan '07

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
3758
 

İmkansız !

İmkansız !
 

Hikayemiz, göreceli olan imkansızın bireye ne ifade ettiğini kısaca anlatmakta... Dr. David J. Schwartz ''Bir Şeyin imkânsız olduğuna inanırsanız, aklınız bunun neden imkânsız olduğunu size ispatlamak üzere çalışmaya başlar. Ama bir şeyi
yapabileceğinize inandığınızda, gerçekten inandığınızda, aklınız yapmak
üzere çözümler bulma konusunda size yardım etmek için çalışmaya başlar" der.

Bilim adamları pirelerin farklı yükseklikte zıplayabildiklerini görürler.
Birkaçını toplayıp 30 cm yüksekliğindeki bir cam fanusun içine koyarlar.
Metal zemin ısıtılır. Sıcaktan rahatsız olan pireler zıplayarak kaçmaya
çalışırlar ama başlarını tavandaki cama çarparak düşerler. Zemin de sıcak
olduğu için tekrar zıplarlar, tekrar başlarını cama vururlar.
Pireler camın ne olduğunu bilmediklerinden, kendilerini neyin engellediğini
anlamakta zorluk çekerler. Defalarca kafalarını cama vuran pireler sonunda
o zeminde 30 santimden fazla zıplayamamayı öğrenirler.
Artık hepsinin 30 cm zıpladığı görülünce deneyin ikinci aşamasına geçilir ve
tavandaki cam kaldırılır. Zemin tekrar ısıtılır. Tüm pireler eşit
yükseklikte, 30 cm zıplarlar! Üzerlerinde cam engeli yoktur, daha yükseğe
zıplama imkânları vardır ama buna hiç cesaret edemezler.

Kafalarını cama vura vura öğrendikleri bu sınırlayıcı 'hayat dersi'ne sadık
halde yaşarlar. Pirelerin isterlerse kaçma imkânları vardır ama kaçamazlar.
Çünkü engel artık zihinlerindedir. Onları sınırlayan dış engel
kalkmıştır ama kafalarındaki iç engel varlığını sürdürmektedir.
Bu deney canlıların neyi başaramayacaklarını nasıl öğrendiklerini
göstermektedir.

Bu pirelerin yaşadıklarına 'cam tavan sendromu' denir. Bir insanın
gelebileceğine inandığı en üst nokta, onun cam tavanıdır. Cam tavanınız
hayallerinizin tavan yüksekliğini gösterir.

Kıssadan Hisse...

İnsan inandığına denk, yapabileceğini düşündüğü kadardır.
Herşey beynimizde başlar, beynimizde biter.
Her birey kendi vizyonu ölçeğinde, yaşam misyonunu kendisine biçer.
Ümit sevgiden sonra en kıymetli değerdir.
Kendi engellerimizi, kendi dogmalarımızı kendimizden başka yıkacak kimse yoktur.
Resimdeki çocukler gibi ulaşmak istediğiniz yaşam merdiveni hangisi ise, yolculuğunuz da odur.
Bireyin hayattaki en büyük başarısı kendi kendi ile başedebilmesidir.
Bunu başaran; birey olabilmenin, hayatını yönlendirebilmenin gücünü ellerinde hisseder ve kendini gerçekleştirir.

Dilerim öyle olur!

Berk Yüksel

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bunlar yanızca okunacak şeyler değil, okunduktan sonra yaşanması gerekli şeylerdir. Emek verenin YÜREĞİNE SAĞLIK.

sezar pan 
 30.08.2008 11:51
 

Güzel toparlamışsınız konuyu tebrikler...Hayat yolculuğumda anlattığınız gerçekleri öğrenip kabullenmem epey zamanımı aldı:) Ama değdi doğrusu. Tekrar düşünmemi sağladığınız için teşekkürler. Selamlar.

Doğa 
 16.04.2007 16:50
 

Yazınız harika,her kelimesine katılıyorum..Kutluyorum sizi.Hoşçakalın.

Nuray Yetkin 
 14.04.2007 9:19
 

Yzdığınız konular ezoterif felsefenin temel mevzuları olduğundan e tekamülümüze ışık tuttuğuna inandığımdan size öncelikle gönülden teşekkürlerimi iletmek isterim. Bu yazınızda da diğerlerinde olduğu gibi bir hakikate ışık tutmuşsunuz. keyif ve ilgiyle okudum. Aklınıza ve yüreğinize sağlık. Sevgi ve ışıkla, Ayna

Ayna 
 13.04.2007 20:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 241
Toplam yorum
: 421
Toplam mesaj
: 122
Ort. okunma sayısı
: 30233
Kayıt tarihi
: 09.03.07
 
 

21 Aralık 1973, Ankara doğumludur. Lisans ve yüksek lisansını “İşletme” alanında yapmıştır. Araşt..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster