Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Temmuz '09

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
704
 

İnebolu’da evin bahçesindeki erik ağaçları kurumuş

İnebolu’da evin bahçesindeki erik ağaçları kurumuş
 

Fotoğraf: Aydın Tiryaki (20-7-2009, İnebolu)


Eski evin arka bahçesindeki erik ağaçlarını yerinde göremeyince eski bir tanıdığın ölüm haberini almış gibi duygu sardı içimi, bir parça koptu sanki.

Altmışlı yıllarda, büyükbabamın bu erik ağaçlarını diktiği günleri anımsıyorum. Erik ağaçlarının aşılatıldığı gün dün gibi gözlerimin önünde… Büyükbabam birisini getirmiş, elinde bıçağıyla kesip fidanın dallarına başka dalları kumaş parçalarıyla bağlamış ve gitmişti.

2006 yılında o iki ağacı anlattığım yazımı şöyle bitirmişim (1): “Çok kar yağan kışlarda dalları kırılırdı, ana gövde de yıllar içinde çürümeye başladı. Şimdi ağaçlar hala var, meyve de veriyorlar ancak çok fazla ömürleri kalmadığı bakınca anlaşılıyor. Kırk yıl meyve veren, yetiştirenleri iyiliklerle anmamıza vesile olan ağaçlar onlar...”

3 yıldır İnebolu’ya her geldiğimde o ağaçların yerinde olup olmadıklarına bakardım, artık sonlarının geldiğinin görmek bu yıl olacakmış demek ki…

O iki erik ağacı, çocukluk yıllarımda dallarında dolaştığım, daha sonraki yıllarda o dallara çıkamayınca eski günleri andığım, anılarımın parçası olan ağaçlardı.

O ağaçları büyükbabam yetiştirmişti. 1989 yılında büyükbabamı yitirmeden iki yıl önceydi, o ağaçların birinden düşmüştü ve çok korkmuştuk ama önemli birşey çıkmadığı için rahatlamıştık. Ağaçları, büyükbabamdan sonra 20 yıl daha yaşadılar ve artık yoklar…

Yerde iki ağacın izleri, bahçe duvarının dibinde ise üst üste yığılmış odunlar olarak gövdeleri ve dalları duruyor.

Kuruyan yalnızca o iki erik ağacı değil, başka ağaçlar da kurumuş bu kış. Dut ağacı kurumuş ama henüz kesmemişler. Kuru dallarına saran üzümlerin mevsimi geçince o dut ağacı da artık olmayacak. 2005 yazında bir mektubumda bu ağaçtan sözetmişim (2):

“Şu anda Pazartesi’nin ilk dakikaları ve evin önünde dut ağacının altında oturmuş birşeyler yazıyorum. Karadeniz geceleri serin oluyor. Geçen yıl yine böyle bir Temmuz gecesi aynı yerde yazmaya dalıp saatlerce kalınca fena halde hastalanmış ve günlerce yatmıştım.”

Komşu bahçede çocukluk yıllarımdan buyana duran ulu bir dut ağacının da bu kış kuruyup kesilen ağaçlardan olduğunu öğrendim. Geçen yaz o ağaca tırmanan bir kedi yavrusunun fotoğraflarını çekmiştim saatlerce… Başka bir komşunun bizim kesilenlere benzeyen bir erik ağacı da kurumuş, keseceklermiş.

Anılarımın ağaçları birer birer kuruyup kesiliyorlar… Ağaçların anılarını yazıyorum, onlar unutulmasın diye…

(1) 40 yıllık iki erik ağacı (22.11.2006): http://blog.milliyet.com.tr/blog.aspx?BlogNo=14604

(2) Gökyüzüne bakınca yıldızlar görünüyor burada (16.10.2006): http://blog.milliyet.com.tr/blog.aspx?BlogNo=10232

İnebolu, 20 Temmuz 2009

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1735
Toplam yorum
: 2342
Toplam mesaj
: 230
Ort. okunma sayısı
: 2383
Kayıt tarihi
: 22.09.06
 
 

27 Mart 1959'da İnebolu Yeşilöz Köyünde doğdum. Yeşilöz Köyü İlkokulu, Yeniyol İlkokulu, İnebolu ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster