Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Temmuz '08

 
Kategori
Kent Yaşamı
Okunma Sayısı
12751
 

İnebolu’nun plajı var mı?

İnebolu’nun plajı var mı?
 

Fotoğraf: Yade Sıla Tiryaki (21-7-2008) İlişi


Altmışlı yıllarda İnebolu Limanı içinde iki plaj vardı. Birinin kabinleri vardı ve parayla girilirdi, herkese açık olan diğeri bu plajın bittiği yerden başlardı ve kısa mendireğe kadar uzanırdı. İki plaj da sığdı, ince kumu vardı. Çocukluk yıllarımızda korkmadan kendimiz denize gelebilirdik. O zamanlar limana çok büyük gemiler gelemezdi, deniz kirliliği gibi kavramlar henüz yaşamımıza girmemişti.

Plajda kumlarda yatarken, üzerimizden geçen, Küre’den İnebolu’ya maden taşıyan teleferiğin dakikada bir gelen-giden kazanlarını izlerdik.

Yıllar sonra limanda çalışmalar başlayınca liman içinde bulunan plajlar kapatıldı. Limanın kısa mendireğinin dışındaki alan İnebolu’nun plajı oldu. Kabinler yapıldı, duşlar konuldu, zaman zaman giriş ücretli oldu.

O yıllar geldiğinde artık büyümüş, yüzmeyi öğrenmiştik ve bu sığ plajların bize göre olmadığını düşünüyorduk. Boyranaltı’nda kilometrelerce uzanan çakıl taşlı sahil, derin deniziyle daha cazip olmuştu.

Yıllar geçip aileye yeni çocuklar katılıp da, yeniden sığ plajlara gereksinim duyduğumuzda artık İnebolu’da sığ, ince kumları olan hiçbir plaj kalmadığını farkettik.

İnebolu’nun en son plajın yokedilişinin tarihi çok eski olmadığı için herkes biliyor. Doksanlı yıllarda plajımızı İnebolu Limanı inşaatı için şantiye alanı yaptılar ve İnebolu’nun son plaj şansını da öldürdüler.

İnebolu’nun son plajı değildi, tek yokedilen buralarda. Karadeniz kıyısı boyunca yerleşim yerlerinden yürüyerek ulaşılabilen birçok plaj bu şekilde limanların veya balıkçı barınaklarının inşaatları için şantiye alanları yapıldı. Kimileri sahil yolu dolguları yapılıp katledildi. Onları denizden kopartarak, sahil insanlarının denizle tanışık olmalarından gelen özgür düşünce yapılarından gelecek tehlikeleri(!) önlediler. Ülkemizde geriye doğru gidişin planlı eylemlerinden birisidir bu kapatılan plajlar...

Bir haftadır İnebolu’da denize girmek için 10-15 km. uzaktaki Evrenye’ye ve İlişi’ye gidiyoruz. Geçen Pazar ben yoldayken bizimkiler İlişi’delermiş. İlişi Köyündeki plajda 36. Yüzme yarışlarını gördüklerinde, İnebolu’nun bir köy kadar olamadığını konuşmuşlar. İnebolu'nun plajıyla ilgili bu yazıyı yazdığımı söylediğimde hemen o gün konuştuklarını anlattılar ve Evrenye'yi ve İlişi'yi övdüler.

İnebolu’nun şu anda bir plajı var mı?

Plaj dediğim, bir sahil şehri olan İnebolu’da herkesin yürüyerek ulaşabileceği, denizi sığ, çocukların korkmadan oynayabileceği, ince kumu olan, isteyenin kullanabileceği kabinleri, duşları bulunan bir plaj. Hani bundan 40 yıl önce İnebolu’da iki tane olan, hani bundan 20 yıl önce İnebolu’da bir tane bulunan plajlardan var mı şu anda İnebolu’da?

Amaç İneboluluya hizmetse, amaç İnebolu’nun gelişmesiyse turizme yatırım yapacaksınız. Turizme yatırım yapmak, İnebolu ile Karadeniz’in arasında sıra sıra binalar yapıp denizi görünmez yapmak değildir.

İnebolu’da limanın kısa mendireğinin arkasının betonları kırılıp, şantiye alanı olmadan önceki görünümüne kavuşturulması İnebolu’ya en son plajını yeniden kazandırır.

İnebolu güzel bir plaja kavuşsun, ben de bu güzel plajı yazayım. Artık Evrenye’ye, İlişi’ye gitmek zorunda kalmadığımızı yazayım.

BOYRANALTI

Boyranaltı sahili iki adım sonra derinleştiği için yüzme bilenler için en güzel deniz. Her yerinde başka başka boylardaki çakıl taşları, Karadeniz’in sakin günlerinde sütliman, hırçın günlerinde sahili döven dalgalarıyla, akşamları güneşin batışındaki kızıllığın güzelliğiyle bir başkadır Boyranaltı. 40 yıl önceki kadar geniş değil Boyranaltı sahili ve birgün deniz yola kadar gelecek diye korkuyorum. Sahile bir çok tesisler yapıldı, onlar korumak için Karadeniz’e bariyerler konuldu. Kimi yerde duvarlar, kimi yerde beton kazıklar. O bariyerler Karadeniz’i çok kızdırıyor. “Sen misin bana engel koyan, ben de üzerine üzerine gelirim” diyor. Hırçın dalgalar geri dönmek için yeterli mesafeyi bulamayınca sahili içine çekiyor. Denizin bariyerlere kadar gelmesinin nedeni bu kadar basit.

Karadeniz’e bariyer koymaktan vazgeçelim, yoksa sahillerimizi hep yitireceğiz.

VE GELECEK YILLAR

Küresel ısınma nedeniyle önümüzdeki yıllarda Karadeniz kıyılarında turizmin önemi çok artacaktır. Bu değişime ayak uyduramayan yerler geç kaldıklarını anladıklarında iş işten geçmiş olacak.

10 yıl sonra, İnebolulu şöyle demesin:

“Abana çok gelişti, Cide çok gelişti, biz neden böyle kaldık?”

“Biz nerede hata yaptık?”

Bu duruma gelmek istemiyorsa, İnebolu, sahillerini korumalıdır, betonlaşmanın gelişme olmadığını öğrenmelidir, güzel bir plajı olmalıdır.

İnebolu’yu çok sevdiğim için bu endişelerimi paylaşmak istedim. Ben doğduğum, büyüdüğüm İnebolu’yu hep sevdim. Siz de görün, siz de seveceksiniz.

İnebolu, 24 Temmuz 2008

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnebolu'nun yeşili Karadeniz'in mavisi ve limanın oradaki plajın kumu, Boyranaltı'nın çakıl taşlarını anımsadım. Zaman mı bizi tüketiyor biz mi zamanı tüketiyoruz? Güzelliklerimizle birlikte...

Müyesser Saka 
 04.08.2008 17:41
 

Yazınızı okuyunca anılarım canlandı. Size çok teşekkür ederim. 1968'de yüzmeyi liman içinde öğrendim. Daha sonraları da hem liman içinde, hem de liman arkasında defalarca yüzdüm. Bilenler hatırlar, limanda "Kaptan Kahraman" gemisinden denize atlamak büyük keyifti. Yüzmeyi geliştirenler için en büyük sınav iki mendirek arasında yüzmekti. Yine orada büyükler denize dalıp koca koca salyangoz kabuğu çıkarırdı. Kısa mendirekte midye toplayıp, teneke üzerinde haşlayıp, tuza banarak yemek en büyük keyifti. Daha yazılacak çok şey var ama maalesef bunlar artık hayal oldu. Limanın arkasının yeninden plaj yapılması artık mümkün değil. Daha yeni Resmi Gazetede yayınlandı ve liman içi yaklaşık 30 bin m2'lik alan bedelsiz olarak tersaneye tahsis edildi. Tersane tam kapasite devreye girince bırakın liman arkasını, bırakın Boyranaltı'nı, İlişi ve Evrenye'de bile denize girmek, İstanbul-Yenikapı'da denize girmekle eşdeğer olacaktır. İnebolu tercihini çoktan yaptı ve tersaneyi seçti. Geçmiş olsun.

hasan ergün 
 25.07.2008 12:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1735
Toplam yorum
: 2342
Toplam mesaj
: 230
Ort. okunma sayısı
: 2401
Kayıt tarihi
: 22.09.06
 
 

27 Mart 1959'da İnebolu Yeşilöz Köyünde doğdum. Yeşilöz Köyü İlkokulu, Yeniyol İlkokulu, İnebolu ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster