Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ekim '11

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
148
 

İnşaallah yanılırım

İnşaallah yanılırım
 

Bu akşam böyle bir sevinç yaşayabilecek miyiz? Ne yazık ki biraz şüpheli...


EURO 2012 elemelerinin son maçında bu akşam Azerbaycan'la karşılaşıyoruz. Finallere gidebilmemiz için, bugüne kadarki maçlarda şansımızı iyi kullanamadığımızdan, bu akşam mucizeler beklemek zorundayız. Almanya Belçika’yı yenecek de, biz de Azerbaycan’ı yeneceğiz de, sonra grubunda ikinci olan bir başka takımla karşılaşıp onu da eleyeceğiz de, finallere kalacağız.

Şansımızın bu kadar üstüste yaver gideceğine inanıyor musunuz? Doğrusu bana bu hesap pek tutmazmış gibi geliyor ve ne yalan söyleyeyim, içimden bir his, Polonya-Ukrayna turnuvasında olmayacağımızı söylüyor.

İnşaallah yanılırım.

 *****

 Almanya’nın bugüne kadar Belçika’yı çok fazla yenmesi, istatistik olarak Belçika’nın şansı yokmuş gibi görünmesi, bu akşam Belçika’nın sürpriz yapamayacağı anlamına gelmiyor. Şu anda onlar da bizimle aynı yarış içindeler ve üstelik matematik olarak da bizden öndeler.

Bizse Azerbaycan’ı çantada keklik görsek de –ki böyle düşünmek çok yanlış,- kaybedecek hiçbir şeyi olmayan Azerbaycan karşısında stres küpü halindeki millilerimizin bize olumsuz bir sürpriz yaşatması hiç de sürpriz olmaz.

İşimizi her seferinde böyle son maçlara, şansa, başkasının alacağı neticelere bağlamaktan kurtulamadıkça, başarılı bir takım hüviyetine bürünemeyiz.

*****  

Bizim için tehlike zilleri ilk olarak Azerbaycan yenilgisini aldığımız zaman çalmaya başlamıştı. Avusturya beraberliği ise üstüne tuz biber ekti. Bu oyun ve bu sonuçlarla Avrupa Kupası finalinde oynamaya layık mıyız? Doğrusu “evet” demek çok zor.

Almanya maçıyla ilgili çok şey söylendi. Benim söylemek istediğim tek şey var. O da takımımızdaki milli duygu eksikliği... Futbolcularımızda "Bizim bu maçı kazanmamız lâzım" hissini hiç görmedik. Sanki sıradan bir lig maçı gibi, oyun sonunda klasik olarak “artık bundan sonraki maçlara bakacağız” demeci vermeyi planlamış bir ruh yapısındaydılar. Oysa bundan sonra yapılacak maçlar yoktu. Tek bir maç vardı, onu kazanmamız bize yetmiyordu.

Bence milli takımımızın “millilik” vasfına uygun mücadele edecek futbolculara, aynı duyguyu yüreğinde taşıyacak bir teknik direktöre ihtiyacı var. “2-0’dan sonra maçı artık döndüremeyiz” sonucuna varan bir yabancı teknik direktörle ancak bu kadar olurdu herhalde...

Hamit Altıntop’un, “2-1’den sonra beraberlik için yeterli çabayı gösteremedik” tespitiyle hocanın düşüncelerini yanyana koyarsanız, sonuç zaten ortaya çıkmış olur.

 *****

Bu saatten sonra söylenecek bütün sözler boş aslında... Herhalde yeni bir hoca, yeni bir ruhla 2014 Dünya Kupası elemelerine konsantre olmalıyız.  Çıkmayan candan ümit kesilmez ama, sonuç bizim elimizde olmadığı ve bu akşamki galibiyetimiz bile her şeye yetmeyeceği için, hayli umutsuzum.

Umarım, inşaallah yanılırım... .

**********************************************************

Edit: Çekirge bir sıçrar, iki sıçrar diye bir söz vardır biliyorsunuz. Bu yazıyı yazdığım gün Belçika Almanya'ya 3-1 yenildi.. Zor bela biz de Azerbaycan'ı yendik. Play-off oynamaya hak kazandık. Ama karşımıza bizimle bir kuyruk acısı olan Hırvatistan çıktı. Maalesef futbolumuz kötü bir dönem geçiriyor. Şike iddiaları ile başlayan süreçte, kabul etmek gerekir ki, bir kaos başladı. Yabancı hoca sıkıntısı da buna eklenince, 11.11.11'de kendi sahamızda 3-0'lık bir hezimet yaşadık. Yanılmayı çok  istemiştim ama, ne yazık ki, hislerim doğru çıktı. Bu yüzden bu akşam maçı seyrederken iki kere kahroldum.

Bu arada seyircinin tepkisi ise tek kelime ile rezaletti. Her takım yenilebilir, elenebilir. Hele bir milli maçta seyircinin kendi takımını yuhalaması, kendisine saygı göstermemesinin bir göstergesidir. Daha öğrenecek çok şeyimiz var. Önce insan olacağız ki, insanlara layık özelliklere de kavuşabilelim.

Neyse, dünyanın sonu değil... Milli Takım ekibi baştan sona değişir ve bizi daha iyi anlayacak bir yerli hoca gözetiminde milli takımımız Dünya Kupası maçalrına hazırlanır. Belki yeni bir zafer yaratır da bizim de burukluğumuz geçer.

(Hırvatistan'a 3-0 yenilince yeni bir yazı yazmak yerine, buraya ilave yapmakla yetinmek istedim)

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnşaallah; Aziz Dost! Esas olan bu! Lâkin hükümlerinize de iştirak ediyorum. Bu arada maçı da takip ediyorum. Ne alâ Almanya Belçikayı3-1yenme durumunda ki; maç bitti ve yendi de! Oh be! 1-0 lehimize devam ederken biz de yenmez miyiz! Hemen şimdi o anons da geçti. Bu neticeleri alıncaya kadar yorumda geç kalmasaydım; yazınızı okumuş ve ne yazacağımı kafamda şöyle kuruyordum: Mevcudun doğru yorumu olarak; Sizin, özetle: O yenecek de, biz de yeneceğiz de; ki, bizim elimizde -önümüzde- tek bir maç var o kadar! Gerisinde başkalarının becerisine, başarısına bağlı bir neticeye intizaren, kendi elimizde olmayan muvaffakiyeti umma tarzında *beklenti içindeki bir takım ruhu ve teknik yöneticiden kurtulmadan böyle bir ümit 2014'e kalır* vicdanî kanaatinize iştirakle beraber; *herşeyde neticenin mutlak Yaratan'ın tecelliyi murad ettiği OL emrine bağlı olduğu Hakka teslimiyet* inancım dahilinde, bidayetteki *İnşaallah* sığınışına cevâben tahminde yanılma tecellisinde şükür düştü bize! Slm. Sygı.

Mustafa Benkli 
 11.10.2011 22:53
Cevap :
"İnşaallah" temennisi, Kur'an'da bize Tanrı'nın bir buyruğudur. "Herhangi bir şey için sakın bunu yarın yapacağım deme. Ancak Allah dilerse, o izin verirse, onun iradesinin tecellisine uygunsa yapacağım de!" (el-Kehf 18/23-24). Fakat bizde "inşaallah" demek, ya karşımızdakini atlatmak, ya da olacağına inanmadığımız bir şeyi anlatmak için kullanılır. Aslında bu anlam çok da yanlış sayılmaz. Yani olacak şey değil ama, Allah takdir ettiyse olur, anlamına da gelir. Sizin temenniniz de biraz öyle olmuş Mustafa bey. Görünen köy kılavuz istemiyor. Bu akşamki 3-0'lık sonuçtan sonra internette 2012 Avrupa Şampiyona'sına katılmamız mucizelere kaldı şeklinde başlıklar gördüm. Evet top yuvarlaktır, her sonuç mümkün, biz de orada belki galip gelebiliriz. Bütün bunlar olmayacak şeyler değil elbette ama, herhalde 4-0 kazanıp finallere gitmemiz de beklenemez. Vuslat bir başka bahara kaldı. Umarım 2014 Dünya Kupası elemelerinde şansımız yaver gider. Katkılarınız için teşekkürler selam ve saygıyla..  11.11.2011 23:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 859
Toplam yorum
: 1414
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 945
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, ekonomik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster