Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mart '17

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
58
 

İnsanlardan kaçarak sorunları çözemeyiz

İnsanlardan kaçarak sorunları çözemeyiz
 

İnternetten (Logo) Alıntı


Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlarmış” ata sözüne bakıyorum da ne kadar doğru ve ne kadar yerinde söylenmiş bir söz. İsterlerse, değil dokuz köyden kovmak, yüz köyden de kovsalar, doğruluktan asla şaşmayacağım. Başıma ne iş gelirse gelsin, ama yeter ki doğruluğumdan ve doğru yaptığım bir işten gelsin. Ben onları göğüslerim. Ama yanlış bir işimden dolayı gelecek en ufak bir dokunuşu bile kaldıramam. Bu bağlamda vurgulamak istediğim konu her işte ve her konuda dürüst olmak, doğru olmak. "Doğruluğa ve dürüstlüğe yeter olmaz! " Demiş atalarımız.

Belki de merak edeceksiniz, durup dururken Recep Altun neden böyle bir yazı yazmak ihtiyacını hissetti diye. İçimden geldi, inanın öylesine içimden geldi. Yaşanmış hiçbir olumsuzluk yok, öylesine aklıma takıldı, ben de erinmedim geçtim klavyenin başına ve işte bu cümleler döküldü öylesine...

Şu anda acaba ben gerçekten hiçbir şeyden etkilenmeden böyle bir yazı yazabilir miydim? Asla! İşte ben burada doğru değilim, dürüst değilim. Durup dururken ben bu yazıyı kaleme almadım. Kafam ve gönlüm bazı şeylere takıldı ve ben de yazdım. Ama bu kafama ve gönlüme takılan şeyler, müsaade edin de bende kalsın.

Görüyor musunuz bakın, ikinci parağrafta nasıl da kıvırttım ve gerçeği yansıtmayan yalan cümleler kurdum. Ondan sonraki parağrafta gerekli açıklamayı yapmasaydım, bana inanacaktınız ve gerçekten hiçbir şeyden etkilenmeden bu yazıyı kaleme aldığıma kanaat getirecektiniz.

Şimdi insanlara nasıl güveneceğiz, kendimizi onlara nasıl emanet edeceğiz? Gelin de çıkın işin içinden. En güvendiğiniz ve “Bu böyle şey yapmaz!” dediğiniz insanın altından bile bir kalbur b.k çıkıyor. Yani en güvendiğiniz insanlar bile sizi hayal kırıklığına, düş kırıklığına uğratabiliyor. Bu sorunun çözümü, eğitim ve terbiyenin dışında, insanların refah ve mutluluğunu da sağlamaktan geçiyor. İnsanların refah ve mutluluğunu sağlayamadığımız sürece, en yakın ve güvendiğimiz insanlardan bile darbe yiyebiliriz.

Nitekim 2005 yılında ben böyle bir darbeyi en yakınımdan hem de çok acı bir şekilde yedim. Hem de bu yakınım; doğruluğuna, dürüstlüğüne ve insanlığına kefil olduğum biriydi. Onun da içine düştüğü çıkmazdan, bataklıktan kurtulmak için, başkalarının canını yaktığını sanıyorum. Tabi bu içinde bulunduğu çıkmaz; onun yaptıklarının bağışlanmasına ve hoş görülmesine asla bir gerekçe olamaz! İnsanlardan kaçarak sorunları çözemeyiz. İnsanlarla beraber yaşamak ve bu sorunları çözmek için de her insan üstüne düşeni, yani elinden geleni yapmak zorundadır. Aksi halde, milletçe bataklığa doğru sürüklenir gideriz.

Hani atalarımız “Su akar, yolunu bulur” demişler ya, kaleme aldığım bu yazı da nereden başladı ve nereye doğru akıp gitti. Ben de bu yazının buralara kadar uzanacağını hiç tahmin etmemiştim. Başınızı ağrıttıysam, gereksiz yere zamanınızı aldıysam ve de en önemlisi sürç-ü lisan ettimse affola.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"İnsanların refah ve mutluluğunu da sağlamaktan geçiyor..."Ne kadar doğru bir tespit.Dünyayı düzeltmek için insanlara makul ve mantıklı isteklerini vermekten başka çözüm yok.

Kerim Korkut 
 16.03.2017 10:49
Cevap :
Merhabalar Kerim Korkut, Hoş geldiniz. Blog sayfama yapmış olduğunuz ziyarete ve değerli yorumunuza çok teşekkür ederim. Refah ve mutluluğu sağlanamayan insanlar, "kaybedeceğim bir şey yok" diyor ve topluma her türlü zararı verebiliyorlar. Selam ve dualarımla.   16.03.2017 16:08
 

Kafana gönlüne takılan şeyler keşke sende kalmasaydı, sorun burada zaten. Valla ben her şeyi söylüyorum kimse de umurumda değil.Sitenin kabul etmediği yazılarımda neler söylediğimi bir bilseniz...Kendimi de açıklarım, insanları da, devleti de toplumu da...

Kerim Korkut 
 16.03.2017 10:46
Cevap :
Merhabalar kerim Korkut, Hoş Geldiniz. Blog sayfama yapmış olduğunuz ziyarete ve değerli yorumunuza çok teşekkür ederim. Öyle çok önemli ve bahse değer şeyler olmadığı için, onları öylesine o cümlenin içine hapsettim. Gerçekten bahsetmeye değer bir konu olsaydı, çekinmeden paylaşırdım. İşte bana bir ilham verdi ben de bu yazıyı yazdım. Selam ve dualarımla.   16.03.2017 16:06
 

Merhaba, Allah için daima doğruyu söylemek gerek ve hakkı savunmak gerek, insan zarar görecek olsa da bundan asla taviz vermemeli. Allah sonuçta herşeyi biliyor ve görüyor, onun adaleti hepimize yeter. Mutlaka blog sayfama uğramanız dileğiyle, saygılar.

Mert Arslanoğlu 
 15.03.2017 20:50
Cevap :
Merhabalar Mert Arslanoğlu, Hoş Geldiniz. Blog sayfama yaptığınız ziyarete ve paylaştığım yazıyı daha bir anlamlı kılan ve değer katan o güzel yorumunuza çok teşekkür ederim. İnşAllah en kısa zamanda blog sayfanızı ziyaret edeceğim. Selam ve dualarımla.   16.03.2017 1:00
 

Merhaba, Doğru, yanlış gibi sıfatlar görece kavramlardır. Size yanlış gelen pek ala başkasına doğru gelebilir. Naçizane üzerinde durmaya değmez derim. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 14.03.2017 15:31
Cevap :
Merhabalar İzmirli97, Hoş Geldiniz. Blog sayfama yapmış olduğunuz ziyarete ve değerli yorumunuza çok teşekkür ederim. Evet, maalesef sizin dediğiniz gibi oldu artık. Herkesin kendi doğruları ve yanlışları var. Ben de sizin dediğiniz gibi kafama takmıyorum asla. Tekrar teşekkürlerimi sunarım. Selam ve dualarımla birlikte en Güzel'e emanet olun efendim, saygılarımla.   14.03.2017 21:46
 
 
Toplam blog
: 100
Toplam yorum
: 428
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 402
Kayıt tarihi
: 12.01.12
 
 

Bölümü dil ve edebiyat olan liseyi dışarıdan okuyup bitirdim. Bir kamu kurumu emeklisiyim.  Edebi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster