Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Sonsuzluk (Osman Özeker)

http://blog.milliyet.com.tr/yasev

14 Ekim '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
820
 

İzmir isterse olur!

İzmir isterse olur!
 

Son günlerde yoğunlaşan terör olaylarına ve küresel krize rağmen yaklaşan yerel seçimler de artık gündemi oluşturmaya başladı.

Siyasi partiler, özelliklede iktidar partisi AKP, 2009 Mart ayında yapılacak yerel seçimlere büyük önem vermektedir.

Muhalefet mahalli seçimlerde, iktidar partisine iyi bir ders vermek için, AKP de son zamanlarda sarsılan prestijini yeniden kazanmak için ve genel seçimlere kadar rahat etmek için var gücüyle çalışmaya başlamıştır.

Daha şimdiden muhalefet partileri ve iktidar partisi özellikle de büyük şehir belediye başkan adaylarını açıklama ve alanlara inmeye başlamış gözükmektedir. Özellikle de daha önceki yerel seçimlerde başarısız ve zayıf görülen yerlerde söz sahibi olabilmek adına “güçlü aday” bulma yarışına kendilerini kaptırmış görünüyorlar.

İktidar partisi AKP genel başkanı ve başbakan Recep Tayyip Erdoğan bu yerel seçimlerde özellikle İzmir’e, Diyarbakır’a ve güneydoğudaki DPT’nin elinde bulunan belediye başkanlıklarına gözünü dikmiş, ne pahasına olursa olsun bu başkanlıkları da AKP ‘li başkanlara teslim etmeyi kendisine hedef seçmiştir.

Sayın başbakan üç büyük metropolden birisi olan İzmir’i elde edememeyi bir türlü içine sindirememiş, İstanbul, Ankara gibi İzmir’inde AKP tarafından yönetilmesini hep arzu edegelmiştir.

İzmir’de geçmiş dönemlerde gösterilen büyük çabalara rağmen başarı elde edilememesi, birilerinin ağzından dökülen ve İzmirlileri halen üzen “Gâvur İzmir” yakıştırması ise bu zihniyettekilerin “bir türlü bastırılamayan duyguları” olarak algılanmalıdır.

Yerel seçimlerin yaklaştığı şu günlerde özellikle İzmir’le ilgili siyasi partilerimizde hummalı bir çalışma başlatılmıştır.

İzmir Büyük Şehir başkan adayını aylar öncesinden açıklayan ve alana inen MHP bu yarışda şimdilik bir adım önde görülüyor.

MHP il başkanı Sayın Musavat Dervişoğlu parti genel merkezinin onayıyla da MHP olarak “adaylığı kesinleşen ilk aday” olarak siyasi arenada yerini almış ve çalışmalarına başlamıştır.

MHP adayı Sayın Dervişoğlu kendisine güzelde bir slogan bulmuş:

“İzmir isterse olur!”

Bu slogandaki incelik “İzmir birilerinin istemesiyle başkanını seçmez, İzmir halkı kimi isterse onu bu koltuğa kendisi oturtur, asla zorlamalara ve dayatmalara İzmir’in halkı prim vermez” gerçeğinin ifadesidir.

CHP‘de ise halen büyük şehir belediye başkanı olan Aziz Kocaoğlu bu göreve yeniden talip olduğunu belirterek “aday adaylığını” açıklamış durumda.

Mevcut başkan için “aday adayı” ifadesini özellikle kullanıyorum. Zira CHP ‘de görünen o ki yeni başkan adayları da ortaya çıkmaya hazırlanıyor. Mevcut il başkanı Kemal Karataş’ında aday dayı olacağı gelen bilgiler arasında.

Sonuç olarak halen CHP İzmir adayını ortaya koyamamış, bu konudaki çalışmaları ise hızlı bir şekilde devam etmektedir.

Halen iktidarda olan AKP’ye gelince;

AKP genel başkanı ve başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan, muhtelif zamanlarda açıkça dillendirdiği “İzmir’i istiyorum!” sözlerine rağmen adaylıkla ilgili bu partimizden “ne bir ses, ne de bir seda” bugüne kadar duyulmadı.

İktidar partisinin İzmir adayı ile ilgili çalışmaları büyük bir gizlilik ve sessizlik içersinde yürütülmekte, AKP bu konuda “ser verip sır vermemektedir.”

AKPde ilerleyen zaman dilimi içersinde adayını açıklayarak siyasi arenadaki yerini alacaktır.

Siyasi partilerimizin İzmir için göstereceği adayların “kimlik ve yapıları” büyük önem arz etmektedir.

Türkiye’nin üçüncü büyük kenti olan ve devamlı aldığı göçlerle büyüyen İzmir’de başkanlık koltuğuna oturmak öyle pek de kolay görünmüyor.

İzmir “Türkiye’nin batıya açılan güler yüzü” olmasına rağmen bugüne kadar “vizyonunu ve misyonunu yakalayamamış”, iktidara gelen hükümetlerden hak ettiği yardım ve desteği bir türlü görememiş bir kentimiz.

Artık İzmir önümüzdeki yerel seçimlerde CHP’ye mahkûm, AKP’ye de muhtaç olmamalıdır.

İzmir bu seçimlerde “sürekli kavga ve çatışmalardan” uzak durmalıdır

Bugüne kadar başkanlığı yürüten CHP ile iktidar partisi arasındaki kavgadan, çatışmadan en büyük zararı İzmir ve İzmir halkı görmüştür.

İktidarla muhalefet arasındaki akıl almaz çekişme ve kavga İzmir’e yapılacak yatırımlarda, İzmir’le ilgili projelerde kendini açıkça ortaya çıkarmış, özellikle de son zamanlarda İzmir halkının burnundan gelen “arsenikli su” meselesinde yine zarar gören ve sıkıntıyı çeken İzmir halkı olmuştur.

CHP’li başkan “arsenikli su meselesinde iktidarı: “istediğimiz yatırımlar bilerek ya engellendi, ya geciktirildi” diyerek suçlamış, hükümet ise CHP’li başkanın “İzmir halkından gerçekleri sakladığı ve halka arsenikli su içirdiği” suçlamasında bulunmuştur.

Bu örnekte de görüldüğü gibi CHP ile hükümet arasındaki kavgadan zarar gören yine İzmir halkı olmuştur.

İzmir’i yönetmeye talip olan adayların çok güçlü olmaları, kavgadan değil, diyalogdan yana olmaları ve İzmir’i İzmir’e ve geçmişine yakışır bir şekilde “Efece ve yiğitçe” bu koltuğu doldurmaları gerekmektedir.

Ege’nin incisi İzmir’imizin geçmişine baktığımız zaman;

İzmir, işgal güçlerine ilk kurşunun atıldığı “Hasan Tahsinleri” yaratan bir kentimiz;

İzmir, milletçe Kurtuluş mücadelesi verdiğimiz yıllarda efelerinin yiğitçe mücadele verdiği bir kentimiz;

İzmir, kurtuluş mücadelesi sonunda düşmanın denize döküldüğü bir kentimiz;

İzmir, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurtuluş mücadelesi sonrası başlattığı “İktisadi mücadele” kapsamında “İlk İktisat Kongresini” toplamak için tercih ettiği bir kentimiz.

Ve İzmir, Atatürk’ün kurduğu demokratik, laik, sosyal hukuk cumhuriyet devletine sahip çıkan, bu anlamda da “demokrasinin beşiği” sayılan ve “İnadına Türk olan bir kentimiz.

İşte böyle bir kenti yönetmeye ve başkan olmaya aday olacak siyasilerin işleri gerçekten de çok zor. Zira İzmir’i yönetecek başkanın mutlaka bir vizyonu olmalı, mutlaka demokrat, laik ve çağdaş olmalı, kavgadan değil, diyalogdan ve barıştan yana olmalıdır.

Sonuç olarak İzmir’e başkan olacak şahsın işi gerçekten çok zor.

Birilerinin çok istemesiyle ve arzu etmesiyle “İzmir’e asla başkan olunmuyor;”

İzmir’e başkan “İzmir isterse olunacak.”

Yerel seçimlerde siyasi arenada mücadele edecek partiler ve başkan adayları asla bu cümleyi unutmamalı:

“İzmir isterse olacak!”

Sonsuzluk (Osman Özeker).

Resim Kaynakça: resim com.Net.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Atatürk'ün ve cumhuriyetin sesidir, bu sesin kesileceğine dair bir görüntü de yoktur. Bir sembol de olan İzmir, demokrasiden, Mustafa Kemal ilke ve devrimlerinden ve de cumhuriyetten yana olacaktır, selamlar...

Yalnıztürk 
 15.10.2008 17:03
Cevap :
Sizin de ifade ettiğniz gibi İzmir her zaman olduğu gibicumhuriyetten, Atatürk'ten ve çağdaşlıktan yana olacak, seçeceği başkan da bu ilkelere uyan ve vizyon sahibi, liderlik özelliği taşıyan birisi olacaktır.  16.10.2008 13:13
 

İzmir istemez,Milliyetçi Hareket Partisi'ni:) Lafı döndürüp dolaştırmışsınız ama inanın hiç şansı yok:)

Ümit Culduz  
 15.10.2008 2:26
Cevap :
İzmir kimi isteyeceğine o koltuğa kimi oturtacağına yine yazımda da özellikle vurguladığım gibi İzmir halkı karar verecek. Bu kararı verirkende, Vizyonu ve misyonu olan kavgadan yana değil, barıştan ve diyaloğdan yana, İzmir halkının ve İzmir'inçıkarlarını savunan bir adayı sececek. Bu aday MHP'nin adayıda olabilir, CHP'ninde adayı.  15.10.2008 13:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 286
Toplam yorum
: 233
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 3021
Kayıt tarihi
: 11.07.08
 
 

1949 Konya Ereğli doğumlu olup, halen İzmir'de oturmaktayım. A.Ü. Eğitim Fakûltesi mezunuyum  Ata..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster