Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Mart '10

 
Kategori
İzmir
Okunma Sayısı
816
 

Kader diyemezsin sen kendin ettin

Kader diyemezsin sen kendin ettin
 

Muazzez Ersoy'un seslendirdiği bu güzel şarkı, Göztepe yönetiminin durumunu belki de en iyi anlatan parça durumunda. Puan fakiri, futbol ve mücadele yoksulu Göztepe' nin yarı seçilmiş yönetimi takımın şu anki durumunu kesinlikle şanssızlık, kısmetsizlik, aksilik gibi bahanelerle açıklamaya kalkamaz. Çünkü bu takımı kendileri yaptı. Olayın bu boyuta geleceği de belliydi. Herkes yazdı, söyledi. Herhalde bir tek Göztepe yönetimi ileriyi göremedi veya görmek istemedi.

Takımı aldığınızda amatördeydi. Formalar icralık, tesislerdeki su ve elektirik de kesikti. Gerçekten de çok kötü bir enkaz aldınız. Amatörde işler iyi giderken son anda Üçüncü Lige çıkmayı başaramadınız. Ama siz bunu da iş dünyası kurallarına göre çözdünüz ve Aliağa Belediyespor'un yarışmacı haklarını alarak Göztepe' yi Üçüncü Lige çıkardınız.

Çok basit bir kural vardır. Oynadığın ligin bir üst ligine göre takım kuracaksın. Tabi bu hedefi olan takımlar için geçerli. Göztepe' nin hedefini de sayın İmam Altınbaş belirlemişti: Barnebau' da Real Madrid'i yenmek!

Ama yönetim iyi bir takım kurmadı. Sıkıntılı bir sürecin sonunda Göztepe, son maçta Menemen Belediyespor' un kendi sahasında Bandırmaspor' a yenilmesiyle Play - off' a kaldı.

Yükselme grubu maçları öncesinde Teknik Direktör ve takımın neredeyse tamamı gönderildi. Ancak takım İkinci Lige çıkmayı başardı. Hem de şampiyon olarak.

Allah var. O takım iyi olmuştu. Herkes, o takımın üzerine çok iyi takviyelerle İkinci Ligde rahat bir şampiyonluk alınacağını düşünürken siz elinizdekileri gönderdiniz. Nedeni de belirlediğiniz transfer politikasıydı. Neydi o politika? '' Biz bonservisi elinde olan oyuncularla anlaşacağız. Bonservis sorunu olan oyuncu da bize gelmek istiyorsa sorununu kendisi çözecek. ''

Böyle Zihni Sinir projesi ile yapılan transferlerin hayır getirmeyeceği açık seçik belliydi. Öyle de oldu. Üstelik Emre İşçiler gibi bir oyuncu Göztepe' ye imza atmışken sizin bu cebinizdeki akrep yüzünden Balıkesirspor' a gitti.

Ama yine şans Göztepe' nin yanındaydı ve bu sefer Turgutluspor' un son maçta evinde Akhisar' a yenilmesiyle Göztepe İkinci Lig Yükselme Grubuna kalmayı başardı. Evet aynı hafta Göztepe de istanbul deplasmanından galibiyetle dönmüştü ama eğer Turgutlu kaybetmeseydi sarı- kırmızılı takım Yükselme Grubuna kalamayacaktı.

Kapasitesi sınırlı oyuncularla resmen Allah' ın lütfu olarak gelen bu mucize yükselişin ardından hemen transfer muhabbetleri başladı. Ancak yine dağ fare doğurdu. Yükselme grubu maçları Göztepe için, daha doğrusu Göztepe taraftarı için kahır maçları oldu.

Bugün Alsancak' ta Çorumspor karşısında alınan mağlubiyet işte bu perspektif içerisinde değerlendirilirse doğru bir sonuca ulaşılabilir. Şunu da belirtmek gerekir ki Çorumspor yenilgisi bardağı taşıran damla olmuştur ve artık sözün bittiği yerdir.

Her iki kanattan yapılan ortaların hiç biri ceza sahasına ulaşamadan rakip oyuncuların sırtından dönüyor. Göztepeli futbolcular iki pas yapamıyor. Bir tane organize atak yok. Pozisyon yok. Kademe yok. Dönen toplar hep kalende tehlike yaşatıyor ve sonunda gol oluyor. Aslında futbol yok. Göztepeli oyuncular kendi oynadıklarına ne diyorlar bilmiyorum ama biz buna futbol demiyoruz.

Bu maçta artık taraftar tepkisi yönetime yöneldi. Hatta tepki protokol tribününe direkt müdahale şekline döndü.

Şu andaki başarısızlığın tek nedeni yönetimdir. Bu saatten sonra yeni transfer yapılamayacağına göre herhalde kahır maçları sürüp gidecek. Yönetim de büyük ihtimalle şapkasını önüne alıp düşünecek. Alacakları kararlar çok önemli. Eğer Göztepe böyle giderse yönetime tepkinin şiddeti artacaktır.

Aklıma İmam Altınbaş' ın bu işe girdiğinden dolayı pişman olduğu ve bırakmak için bahane olsun diye böyle bir transfer politikası güttüğü de gelmiyor değil. Bilmiyorum belki abartılı bir komplo teorisi bu benimki. Ama ortam insanlara bunları düşündürtüyor.

Ekonomik kaygıları yok. Çok değerli Bülent Buda' nın dediği gibi '' su sıcak sabun Komili. '' Ama yapılan icraatlar bunun gereği şeklinde yapılmıyor. Hatta sürekli tüketime, yani para kazanmaya yönelik politikalar uygulanıyor. Futbolcuyla, transferle uğraşacaklarına onlar Store mağazaları, forma, tişört gibi şeyleri satmaya daha çok önem veriyorlar.

Sonuç olarak Göztepe çok bilinmeyenli bir denklem gibi ve muamma sürekli büyüyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 964
Toplam yorum
: 64
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 318
Kayıt tarihi
: 02.03.08
 
 

Yazmak benim için bir tutku, bir yaşam kaynağı. Sadece basit bir hobi olarak açıklanamaz yani. Be..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster