Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Mart '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
360
 

Karanlık provokasyon

12 Mart 1971'in arefesindeki günlerdeydi. Bursa'nın şirin kasabası İnegöl'de kulaktan kulağa bir şayia dolaşıyordu. "İstanbul'dan komünistler gelecek, mübarek cuma saatinde camilere bomba koyacaklarmış."

Bu şayia halk arasında derin kaygı ve öfke uyandırmıştı. Cuma günü camiden çıkan halk bir takım malum ama meçhul kişilerin yönlendirmesiyle önce T.Ö.S.(Türkiye Öğretmenler Sendikası) binasını, daha sonra da komünist bilinen bazı esnafın işyerlerini harabeye çevirdiler. Hatta o arada yanlışlıkla hiç alakasız bir vatandaşın dükkanı da taşlardan sopalardan nasibini aldı.

Öyle bir sürü psikolojisi oluşmuştu ki; O zamanlar şehir içinden geçen Ankara-Bursa otobüslerindeki uzun saçlı, favorili gençler zorla berbere götürülüp sıfır numara traş ettirilmişti. Takip eden günlerde, olaylarda fazla gaza gelen çaycı, at arabacısı, sandalyeci.. vs esnaf gözaltına alındı. Pek uzun sürmeyen mahkemeler sonunda çeşitli cezalar aldılar. Ama esas olayları yönlendiren o karanlık yabancı tipler bir daha hiç ortalarda görünmediler. Olan benim çaycıma at arabacıma oldu.

Martta havalar puslu olur.İnsanlar sıkıntılı olur. Eskiler "Mart ayı dert ayı" derlerdi. Her kesimden insanımızın gayet temkinli, tedbirli, soğukkanlı olması gereken günlerden geçiyoruz. Karşılıklı sevgi ve saygıyla çözülemeyecek meselemiz yoktur. Herkes bir adım geri çekilmeyi bilmelidir.

Bana göre Türkiye'mizin en büyük noksanlıklarından biri, eskilerin"Akil adam"dediği şimdilerde "Ombudsman"denilen her kesimde sözü dinlenen bilge insanımızın azlığı veya değerlendirilmemesidir. Şu sıkıntılı mart günlerinde
memleketimizin böyle insanlara öyle ihtiyacı var ki.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnegöl Olayları,çok çabuk geçen yılların,toplumsal bellekte bir izdüşümü olsa da,31 Mart Vakası'ndan,Tan Matbaası baskını ve yakılması, ordan da Sivas Olayları'na kadar giden çeşitli tarihsel provakatif süreçlerden biri olma özelliğini de devam ettiriyor... Batı'ya bağımlı siyasetlerin devam ettirilme zorunluluğuna paralel olarak da farklı şekillerde devam edeceğe benzer!... Önemli olan; demokratik ve yurtsever ülke insanlarının ,mazlum halkımızın dertlerine çare olabilecek yaklaşımı bularak,bu ülkeyi ve Cumhuriyeti yok edici tehlikenin kaynağını tam teşhis edip,günlük hesapların ötesinde,ülkede demokrasi ve hukukun gelişmesi ve Cumhuriyet'te kazanılmış hakların korunması için; bir düşünce ve siyasi demokratik eylem birliğinin koşullarını yaratmaya çalışmasıdır!...Dostça selamlarımla.Zeki Etferat

zeki etferat 
 22.03.2008 16:42
Cevap :
Yorumlarınıza aynen katılıyorum.Demokrasi, Hukukun üstünlüğü ve Cumhuriyetin kazanımları vazgeçilemez değerlerimizdendir. Nereden gelirse gelsin baskıcı zihniyetle mücadele edilmelidir.Selamlar.  22.03.2008 18:31
 

Yalnız, aynı karanlık tiplerin hala aramızda dolaşıp durduğunu, her fırsatı değerlendirip, durumdan vazife çıkardıklarını gözden uzak tutmamalıyız. Selamlarımı sunarım.

Hüseyin Atacan 
 18.03.2008 12:06
Cevap :
O karanlık tipleri karanlıkta bir yakalarsam...Sandığın gibi değil canım...Sadece ifşa edeceğim.Haberini Cheriff'ten aldım.Selamlar.  18.03.2008 15:27
 

yine bir mart ayında 7 üniversite öğrencisi o karanlık yüzler tarafından beyazıtta ketledilmişlerdi. bunlar geri kalmış ülkelerin yazgısı haline geldi.

Yapukay 
 18.03.2008 11:22
Cevap :
Evet maalesef öyle gibi. Tabii sadece Beyazıt değil Sivas,Başbağlar,Çorum,Malatya,Maraş...hatırlanmalı ve iyi analiz edilmeli.Selamlar.  18.03.2008 15:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 39
Toplam yorum
: 74
Toplam mesaj
: 41
Ort. okunma sayısı
: 519
Kayıt tarihi
: 07.03.08
 
 

İlahiyat Fakültesi mezunu emekli İmam-Hatibim. Emekli olunca yazarlık uğraşına ağırlık verdim. İlk k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster