Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mayıs '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
1425
 

Kendinize güven testine hazır mısınız?

Kendinize güven testine hazır mısınız?
 

.


Bir insanın kendisine güven duyup duymadığını değerlendirirken hangi ölçü esas alınmalıdır?
Tersinden de sorabiliriz.
Yâni hangi kriterleri esas alarak, bir kimsenin kendisine güven duyup duymadığına karar verebiliriz?

Genel olarak, insan davranışlarındaki minik detaylar, aslında kişinin kendisine güven duyup duymadığı hususunda çok önemli ipuçları verir.

Kendisiyle barışık bir insanın kendi kusurlarıyla ya da yetersizlikleriyle rahatlıkla alay etmesi gösterilen en bilindik örneklerdendir. Bu anlayışa göre kişi, kendi kusurları ya da yetersizlikleri ile rahatlıkla alay edip, dalgasını geçebiliyorsa, kendisine güveniyordur.

Doğru.

Ama kısmen.

Çünkü; kendisiyle alay edebilen kişi, bu kusurlarını ve yetersizliklerini ön plana çıkararak kendine özgü bir savunma stratejisi de geliştirmiş olabilir.

Kişi kendisiyle alay edecek ve bunu da herkesin gözü önünde yapacaktır.

Yapacaktır ki; gelebilecek olası eleştiri oklarını, daha karşı taraf yayı germeden kendisine saplamış, bu sayede de, şartları kendi lehine çevirmiş olabilsin.

Bir de diğer kesim vardır.

Onlar da öncekilerin aksine, değil kendisi hakkında eleştiride bulunulması, kendisi ile ilgili bir yetersizlik ya da eksiklikten bahis açılacak diye paranoya bile yaşayabilmektedirler.

İşte bu noktada, giriş kısmında tanımladığımız kendisiyle alay edebilen ve okları kendisine saplamayı göze alabilen kişi, öz güven konusunda, paranoya yaşayan kişiden yine de fersah fersah ileridedir.

Gelelim en kritik noktaya.

Bir kimsenin kendisine gerçekten güven duyup duymadığını anlamanın altın formüllerinden bir tanesi de, o kişiyi hapsetmektir.

Nereye?

Teste tabi tuttuğunuz kişiyi, sözgelimi ekonomik, kültürel ya da bir başka açıdan, daha ileri düzeyde birisinin yanına hapsetmektir.

Elbette hapisten kastımız, bu kişilerin birlikte olabilmelerini, baş başa kalabilmelerini, birlikte bir iş yapma durumunda kalmalarını sağlayabilmektir.

Çünkü kendine güvensiz kişiler yetişkin yaşlarına rağmen, aslında olgunlaşamadıklarından çoğu kez hata yapabilirler.

Açık verirler.

Hülâsa; bir kişinin kendisine güven duyup duymadığını anlamanın bir diğer yolu da, o kişinin kendisinden daha ileri düzeydeki kişilerin yanında rahat olup olamadığını incelemekten geçer.

Bir kişi, kendisinden daha donanımlı kişilerin yanında özgürce hareket edebiliyor ve ezilip büzülmeden, o donanımlı kişiye karşı sempatiyle karışık bir hayranlık duyabiliyorsa işte o kimse için gerçekten de kendine güveniyor diyebiliriz.

Çünkü böyle bir durumda, kendisi başaramamış olsa da, karşı tarafın, **yaşamına anlam kazandıran üreticilik, yeteneklerini harekete geçiren yaratıcılık faaliyeti içinde olduğunu bilir.(1)

O kişi gibi olamasa da ona saygı duyar.

En önemlisi, onun gibi olamasa da onunla birlikte omuz omuza olmak bile ona yetecektir.

Kendine güven işte budur.

Güven dolu günler dileği ve sabrın sonu ile.

Bibliyograyfa :

** (1) 'Neden Yetkin Yetişkinlik ?', Erdal Atabek, Cumhuriyet, 18 Eylül 2006 Pazartesi, Sayı 29566, sf.4

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merak ettim de sorayım dedim; acaba bu yazınıza gelen yorumların çoğunluğunda neden özgüven denilince akla sadece kadınların makyajı, dekolte giyinme ölçüsü yada stili gelmiş? Özgüven sadece dış görünüşle mi sağlanır? Özgüven sadece kadınlara mahsus bir duygu mudur? Göbekli bir erkeğin özgüvenden yana hiç problemi yok mudur? "Erkek göbeği ile zengin görüntü verir, kadın aynı göbekle özgüvenini yitirir" şeklinde mi düşünmeliyiz? Saygılar.

Nilgün Akad 
 03.08.2007 2:31
Cevap :
Sevgili Nilgün, aslında bu soruyu yorumculara sormak lazım. Dikkat ettim de mesele nedense oraya kaymış:) Eh bu da biraz bilincimizin altı üstü ile ilgili birşey herhalde. **Teşekkkürler yorumun için..  03.08.2007 18:54
 

Kestirme bir test örneğide benden. Aracı, işbitirici,siyasetçi yada toptan "Hamili kart sahibi yakınımdır"'ın bu güven ile ilgisini mutlaka kurabiliriz. Kendine güven için bireyin özgüveninin olması gerekir. Özgür olması gerekir...

Necati TÜFEKCİ 
 02.06.2007 18:26
 

doğru bir yaklaşım:) Peki bir şeyi merak ettim; güven duygusu, gelir- gider bir duygu mudur? Yani içinde bulunduğun koşullara göre değişebilir mi? Sence?

Zeyno 
 01.06.2007 0:12
Cevap :
Zeyno'cum bence diye cevaplamak isterim sorunu: Koşullara göre minik sapmalar olsa da, güven duygusu bir maden gibidir. Doğru kişinin, doğru zamanda, doğru kazmayı sallaması ve o cevheri çıkarabilmesi gerekir. Evet makina değiliz ve bulunduğumuz koşullara göre ara ara güvenimizi kaybetmemiz sanırım en insani tepkimizdir de aynı zamanda...Yorumun için teşekkürler**İzmir'i kazı alanına çevirmişler yazık bu aralar:)  01.06.2007 7:11
 

Aslında Hepimiz Stil İkonu Olabilir miyiz?başlıklı bir yazım var blogda, bi nevi kendine güven de var içinde. Ama tabii sonuçta o bir moda yazısıydı.:) Ama dediğin gibi makyaj , botoks, ve kendine güvenle ilgili bi şeyler hazırlanabilir.Bence erkek gözüyle de olabilir çünkü erkekler daha gerçekçi olabiliyor, hatta cuk oturtuyor çoğu zaman.İş başa düşse ortaya keyifli bir yazı olacağına eminim.:)Sevgilerimle....

Bettyboopben 
 31.05.2007 23:51
Cevap :
Yazını okudum. Şahsen stil ikonunu hiç duymamıştım. Yerinde ve güzel isimlendirilmiş bir kavram.**Erkek gözüyle yazmak keyifli olur kanaatindeyim. Ama sonra bayanlar kızabiliyorlar bazı şeylere??*Not: Baktım ki birileri bu konuyu işlemiş bile. :) Herkesin 'hepimiz stil ikonu olabilir miyiz?' yazını okuması dileğiyle...sevgilerimle  01.06.2007 7:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 260
Toplam yorum
: 1368
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1869
Kayıt tarihi
: 08.01.07
 
 

Kabataş Erkek Lisesi Matematik, Marmara Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Makine ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster