Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Kasım '19

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
43
 

Kılıçdaroğlu Her Şeye İnanıyor

...VE BUNU HEP YAPIYOR....

Ama bu, bir siyasi partinin genel başkanının yapmaması gereken bir hatadır... Anlayıp, dinlemeden; soruşturup, araştırmadan, gördüklerini ve kendisine söyleneni her şeyi, "hemen doğru belleyip üzerine atılmak" ve vakit geçirmeden kamuoyu ile paylaşmak,  bir parti liderine yakışmayan bir zafiyettir... Önemli bir eksikliktir.

*

BİR HATIRLATMA...(1)

10 Şubat 2012'de, DİSK Genel Kurulu'na katılarak bir konuşma yapan Kılıçdaroğlu'na, konuşma sırasında birisi bir not uzatır. Kılıçdaroğlu, nota şöyle bir baktıktan sonra, dinleyicilere dönerek, "Arkadaşlarım şimdi şimdi elime bir not verdi, 'Tansu Çiller'e tutuklama kararı çıkmış" der... Bu açıklama salonda ve toplantıyı izleyen gazeteciler arasında şok etkisi yapar.

Aradan 10-15 dakika geçtikten sonra konu açıklığa kavuşur. Konuyla ilgili olan; yani tutuklama kararı çıkarılan Tansu Çiller değildir. Bu,CHP'nin iki üyesinin, yanlış anlamasından kaynaklanan, bir hatasıdır. Adlarını verip de, onların bu hatalarını yüzlerine vurmak istemem..

Ama, merak edenler, isterlerse; "Hürriyet.com.tr / 10 Şubat 2012 tarihli habere" ve benim bu konuda yazdığım 2 bloğuma bakabilirler.

*

BİR HATIRLATMA DAHA...(2)

-- Deniz Baykal'ı koltuğundan eden ve yerine Kemal Kılıçdaroğlu'nu CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturtan o meşhur--ama çirkin-- kaset olayı için, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, olayın açıklanmasına yardımcı olması için Kılıçdaroğlu'nu tanık sıfatıyla ifade vermeye çağırmıştı.

Bunun nedeni de, Kılıçdaroğlu'nun, gerek TBMM'nde gerekse bir televizyon kanalında bu konu ile ilgili olarak çok çarpıcı açıklamalarda bulunması, bazı iddialar ileri sürmesi ile Deniz Baykal'ın, konunun Kılıçdaroğlu'na da sorulmasını istemiş olmasıydı.

-- Örneğin, Kılıçdaroğlu, 28 Nisan 2016 günü CNNTURK kanalında kaset olayı ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, dönemin Başbakan'ı, "Tayyip Erdoğan'ı kaseti izlerken gördüğünü, ortada bir kaset olduğunu; ama bunun 'paralel yapının' işi olduğuna inanmıyorum" demişti.

-- Kılıçdaroğlu, bu kadarla da kalmamış; "Kasetle ilgili talimatın, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından verildiği iftirasını hiç çekinmeden söylemiştir

Bunlara rağmen, Kılıçdaroğlu, savcılığın ifade verme talebine olumsuz yanıt vermiştir. Sonradan öğrendik ki, savcılığa avukatı ile yazılı bir ifade göndermiş.

Bu hatırlatmalar, günümüz gündemini işgal eden ve farklı yorumlara yol açan "yalan haber" olayı ya da "komplosu" ile benzeşmiyor mu?

*

D Ü Ş Ü N D Ü K L E R İ M...

Önce, şunu vurgulamak isterim...

Kılıçdaroğlu'nun, bir "yalana" bu kadar çabucak sarılmasını ve bu "yalanı"; bu kadar çabuk "doğru" kabul etmesini anlamakta zorlanıyordum...

Ayrıca, CHP'nin ve özellikle de parti sözcüsü Faik Öztrak'ın, bu "yalanın" ya da "komplonun" üreticisi olarak, "Saray'ı" göstermesini de "akla ziyan" bir iftira olarak görüyorum...

Ancak, Muharrem İnce'nin, bugün(24 Kasım 2019) öğle vakti evinin bahçesinde yaptığı "basın toplantısını" dinledikten sonra, CHP içinde, Muharrem İnce aleyhine çalışan bir grubun(İnce'nin demesi ile "çetenin") olduğuna inandım...Ve de Kılıçdaroğlu'nun da, bunu bildiğini; ancak gelecek kurultayda parti başkanlığını garantilemek için buna ses çıkarmadığına hükmettim.

Anladım ki, CHP, tıkanmış kalmış. Artık politika üretemiyor...CHP gemisinin yelkenleri de rüzgar tutmuyor...Tayfaları da ahenkli kürek çekemiyor. Gemi rotasından çıkmış; sağa sola yalpalanıp duruyor...Karaya oturması ya da kayalara çarpıp parçalanması yakındır.

Eğer Kılıçdaroğlu, partisinin bölünüp parçalanmasını ya da başka bir partiye hamile kalmasını istemiyorsa, partisine çeki düzen vermelidir... Vakit geçirmeden bu hamileliği sonlandırmalıdır.

Çünkü doğacak yeni partinin "prematüre" olması muhtemeldir...

 

cdenizkent

 

  • ------------------- :
  • (1) Hürriyet Gazetesi haberine ilaveten, cdenizkent, "Kılıçdaroğlu'nun Twitter Ofisi Gafı", 16 Nisan 2014 
  • (2) cdenizkent, "Paralel Yapı ile ilgisi olanlar çıksın ortaya artık; kim olurlarsa olsun", milliyet.com.tr / 10 Nisan 2014

 

Yorum Dükkanı bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kılıçdaroğlu'nun bu gibi işlere balıklama atlaması elbette çok kötü. onun iyi bir lider olmadığınında kanıtı.**Muharrem ince CBaşkanlığı seçimi sonunda yapamadıklarıyla çoktan bitti. Kılıçdaroğlu'nun yanına bile (oylama) yaklaşamaz. Dolayısıyle bunun kurultaydan çok "ittifakı dağıtmanın" atışları olduğunu düşünüyorum. Bu işin kime yaradığına da bakmak gerekir. "İşin genelleme kısmı ise çok acıklıdır." Siyasette yalan dolan en yüksek seviyelerde. İnandırıcılık hiç bir dönemde bu kadar yerlerde sürünmemişti. Selamlar.

DurmuşGüler 
 25.11.2019 13:11
Cevap :
Merhaba Durmuş Bay...Önce, bloğum gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim. "Yalan" ve "komplo" sözcüklerinin ortalıkta dolaşması bence fazla önemli değil;önemli olan CHP'nin içindeki farklı düşünceye sahip olanların tavrıdır. CHP, "gezen tavuk" gibi önüne gelen "her yemi gagalayarak" oluşturduğu ittifak, bana göre sağlıklı bir ittifak değildir. Sırtlarını Kandil'e ve PKK'ya dayadıklarını hiç çekinmeden söyleyebilen bir partiyle ittifak ne kadar sağlıklı olur? CHP içindeki bazı ulusalcılar, CHP'nin, önüne geleni(kimi terör örgütleri dahil) partiye dahil etmesi yüzünden, partiden ya istifa ettiler ya da CHP tarafında partiden ihraç edildiler. CHP içindeki kaynaşma, daha bu ittifaklar kurulduğunda zaten başlamıştı. Elbette, CHP'in bu hali, karşısındaki ittifakın yararına olacaktır. Ama, bu durumu yaratan ne Saray ne de AKP'dir. Karşı ittifakın, bu konu ile ilgisi olduğunu sanmıyor ve de düşünmüyorum. Ama, önüne sürülen pastadan birkaç yudum almasa da olmaz...Siyaset işte!...Selamlar.  25.11.2019 17:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 917
Toplam yorum
: 2415
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1388
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster