Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Şubat '18

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
540
 

Kılıçdaroğlu Kazandı da Sevinen Kim

Kılıçdaroğlu Kazandı da Sevinen Kim
 

Aylardır kamuoyunu meşgul eden CHP Kurultayı sonuçlandı ve Sn. Kemal Kılıçdaroğlu bir kez daha CHP Genel Başkanı seçildi.

Genel Başkanlık döneminde girdiği hiçbir seçimde ve referandumda partisini bir adım dahi ileri götüremeyerek  umutlarını CHP’ye bağlamış olan geniş halk kitlelerini defalarca hayal kırıklığına uğratmış olan Sn. Kılıçdaroğlu beklendiği üzere koltuğunu kaptırmadı.

Beklendiği üzere diyoruz çünkü 36. Kurultayın sonucunun bu şekilde tecelli edeceğini, delegelik sistemine dair araştırmamızı paylaştığımız blogumuzda[1] açıklıkla ortaya koymuştuk.

Delegelik sistemi parti içi oligarşik yapının demokrasi diye sunulmasının köklü aracıdır. Ve bu gerçek 36. CHP kurultayında da değişmedi.

Delegelik uygulamasının geçerli olduğu siyasi sistemlerde Genel Başkanların kurultaylarla, seçimlerle değiştirilmesine olanak bulunmadığı bir kez daha tescillenmiştir.

Atatürk’ün 6 okta somutlaşmış ilkelerinin fanatik gönüldaşı olarak Atatürk ilkelerinden uzaklaşmış olduğunu düşündüğümüz CHP’nin belki bu kez Sn. Ümit Kocasakal veya o olmazsa Sn. Muharrem İnce’yi Genel Başkan seçerek  bu paradokstan kurtulmasını dilemiştik ancak bunun olanaksızlığını da ön görmüş ve kayda geçirmiştik.

Böyle olacağı sürpriz değildi çünkü “delege” öncelikleriyle halkın beklentileri farklıydı.

Peki, Kurultay kararının orta vadeli sonuçları ne olabilir?

Odatv, hürriyet.com.tr gibi haber altlarında okuyucu yorumlarına yer veren medya organlarında ulusalcı diyebileceğimiz CHP tabanının tepkilerine bakılırsa ulusalcı tabanın CHP’den kopuş sürecine girileceği görülüyor.

Sn. Kılıçdaroğlu’nun, Ekmeleddin İhsanoğlu’nun çatı aday yapıldığı süreçte CHP tabanına ilişkin olarak “tıpış tıpış gelip oy kullanacaklar” şeklindeki söylemine rağmen, yüreklerine taş basarak CHP adaylarına oy vermek zorunda kalan ve elleri MHP ve AKP’ye oy vermeye gitmeyen insanların İyi Parti ve Meral Akşener seçeneği ortamında eskisi kadar “çaresiz” olmadıklarını düşündükleri hissediliyor.

Bu Kurultay’da Sn. Kılıçdaroğlu ve onu tercih etmelerinde etken olan beklentileriyle kendisini seçen delegelerin kazançlı çıktıkları anlaşılsa da, onlardan daha kazançlı çıkanın İyi Parti ve Meral Akşener olduğu öngörümüzü kayda geçirmekte yarar görüyoruz.

 

Kenan IŞIK

 

 

 

Şahin ÖZŞAHİN bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Son iki paragrafa aynen katılıyorum..;)

Selda Çakmak 
 11.02.2018 7:27
Cevap :
Yani öngörümüzde isabet kaydetmişiz Selda kardeşim... Teşekkürler, sağlıkla...  11.02.2018 14:02
 

Kocasakal gibi bir şovmenin, nasıl olur da, İnce'den önce seçilebileceğini düşünürsünüz hayret. Kılıçdaroğlu elbette hak etmiyor, ama tv ekranlarında boy gösteriyor diye de şovmenlerin kurumsal partilerin başına gelmesi allahtan mümkün olmuyor.

Erdal Aydın 
 10.02.2018 19:54
Cevap :
Sn. Ümit Kocasakal hakkındaki düşüncelerinize katılmıyorum sn. Aydın. Muharrem İnce hakkındaki görüşlerinize de ve hatta CHP hakkındaki görüşlerinize de ... Ama bütün bunlar size saygı duymama engel değil. Dünyaya farklı pencerelerden bakıyoruz, bu yüzden farklı siyasi tercihlerimiz olabiliyor. Bu da son derece doğal. Ben böyle düşünüyorum. Saygılarımla...  11.02.2018 0:11
 

Merhaba Kenan Bey...CHP Kurultay'nda galip çıkanın Kılıçdaroğlu olacağı zaten söyleniyordu. Buna neden olarak da Kurultay delegelerinin önemli bir kısmının Alevi olması gösteriliyordu. Ama, bu arada da, iktidar yanlısı gazetelerin kimi köşe yazarları da Kurultay'ın esas galibinin AKP olduğunu yazıyorlardı; bir alıntı: "Kılıçdaroğlu, kripto HDP'li(ne demekse, CD) HDP'li ve Fethullahçı ekibiyle partinin başında kaldıkça Erdoğan'ın yenilmesi mümkün değildir. Eğer, CHP'liler Tayyip Erdoğan'ı yenmek istiyorlarsa genel başkanlarını mutlaka değiştirmelidirler"...Ben de aynı şeyi düşünüyorum...Kılıçdaroğlu'nun partisi(Özellikle Atatürk'ün partisi demiyorum). Bana göre, CHP'nin Atatürk'le ve Atatürkçülükle hiçbir ilgisi kalmamıştır. CHP, özünden ve tarihi kimliğinde soyutlanmış bir parti olmuştur. Kılıçdaroğlu'nun CHP'si, Okyanusun yosunlu kokusu ile sarhoş olmuştur...Selamlar.

cdenizkent 
 04.02.2018 12:21
Cevap :
Çok partili demokrasinin oligarşinin kukla oyunu olduğunu düşünürüm. Muhalefetin de iktidarın da tek merkezden yönlendirildiğini, amacın, sanki demokrasi varmış gibi gösterilerek oligarşik egemenliği sürdürmek olduğu kanaatindeyim. İzlediğimiz kurultay da bu oyunun bir parçasıydı gibi geliyor bana. Teşekkürler katkınız için sn. Cdenizkent, sağlık dileklerimle...  04.02.2018 15:47
 

Öngörüde haklı çıktığınız yazılarınızı keyifle okuyorum Kenan bey, keşke diyorum etkin olabileceği yerlerde ve insanlar tarafından okunup değerlendirilebilse, milliyet blog yazarlarından çok değerli fikirler hepimiz adına, yaşananlar parti falan gözetmeksizin herkesin tek millet, tek vatan çatısı altında akıl yürüterek değiştirilebilir. Emeğinize sağlık saygılar

Cemile Torun 
 04.02.2018 11:13
Cevap :
Nazik iltifatlarınız için teşekkürler Cemile hanım, saygı ve sevgilerimle...  04.02.2018 15:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 430
Toplam yorum
: 633
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 1988
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

Mülkiye mezunuyum. Emekli müfettişim. Ankara'da yaşıyorum. S'oligarşi isimli kitabı yazdım. Kitap..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster