Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Portakal Çiçeği ve FISILTI

http://blog.milliyet.com.tr/elvince

04 Mayıs '08

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
1477
 

Kimi arıyorum biliyor musunuz? (2)

Kimi arıyorum biliyor musunuz? (2)
 

İstanbul, hüzünlü şehrim...


Yaşamla kendi arasına, süregelen rutinliğe karşı durabilmesi için, ince bir çizgi belirlemiş, güzel bir kadın. Adını Firdevsinin "Şahname" sinde ki prensesten aldığı söylenir ki onu ilk kez gördüğümde "evet" dedim, " isim ancak bu kadar yakışır"

Denizi'ni özler sık sık. Hoşcakalsız bir ayrılıktır bu; darılmamıştır Denizi 'ne, en önde giden " o" oldu diye. İçi rahat olsun ister Deniz'i; çünkü ayrılıktan farklı bir yerdedir... Adımları gibi, nefesi gibi, her sabah uyandığında pencereden sızan gün ışığı gibi, martıların çığlık çığlığa okuduğu deniz üstüne bütün şiirler gibi yanındadır...

"önce martılar gider
kanatarak kanatları bulutu
ve sevda türküleri diner
geçmiş güzellikler çürür dökülür
küser baharlara
yağmurlara sırt çevirir
gözyaşında çiçek açmaz çakıllar
sulara kapatır kapılarını
ölür çölleşe çölleşe
bir denizin terk ettiği kıyılar "

Akıllı olmak nedir bizce? O akıllı biri olmadığını düşünür, üstelik "bu dünyayı çekebilmek için deli olmak lazım ama deli de değilim" diyerek serzenişte bulunur kendisine.

Aklı almaz, her açılan kapının, bir İstanbul sabahın şubat ayazında, neden ihanete açıldığına... Oysa, umuda acılan kapılar vardı, her ne kadar terkediş teorileri üretsede bu şehri, kimileri. O bencileyin garip bir hüzünle severdi istanbul’unu… Yaşamayı…

Bir roman okumuştum adı "hüzün" Genç bir kadının tek gününü anlatıyor, tasviri yoktu romanda genç kadının.Yakıştırdım ona... Kısa saçlarıyla ve İstanbul İstanbul bakan gözlerine. İstanbul ona, o İstanbula borçlu, ödeşecekler elbet...

“Gözlerine baktığında, ferinde ışık görüyorsan işte bu aşktır “demiş bir blogunda. "Haydaa!" Dedim "bu benim sözüm." Çalmış!!. Benden hiç duymadı ki. Yürek sesi benziyor işte bir yerinden.Sevdim…

Biriktirecekti hayallerini. Denize nazır bir evde, camekanlı bir odada, başını gömerek yazacağı kitaplara kadar- denize nazır camekanlı ev, bir hayaldi ona göre- En azından Milliyet blogdaydı ve iyi bir blogerdi. Bunu kendiside biliyor. Çok iyi…

“Güzin abla” vardı bir zamanlar az çok zülfi yaremize dokunmuştur. Eften püften dediğimiz; ama yansımaları arasında kalakaldığımız noktalara değinmiş yazılar yazardı. Okumayan var mıdır? Siz bir de arkadaşımızın yazılarına bakın. Okumayı bitirdikten sonra, uzunca bir süre pencere önünde gök yüzüne bakarken bulacaksınız kendinizi, ki ben hep öyle oldum…Bazen hayatı çocukca bir çoşkuyla sorgusuz sualsiz yaşamalı der. Der ama "sus!" der. Elini aç bak, sevgi ve amaçlarımız kaybolmuşsa biz de yokuz der. Yüreğinde ki çocuk avcunu hep sevgiyle açsın, yılmadan, İstanbul bakışlı kadın.

Kategorisi İstanbul olmasına rağmen; yazmadığı konu yok.. Çünkü o bir geveze kuş… Kanatlarını her çırpışında ne varsa içini sızlatan, aklına yatmayan, öfkelendiren, sevindiren… Hayata, insana, aşka dair. Bizimle paylaşan, geveze bir kuş. Onu ilk kez İstanbul'u anlattığı bir blogunda tanıdım. Şile'de rastladım, toplatımızda. Sordum balkonuna yumurta atan eli, "bulunmadı" dedi gülümseyrek ve ekledi, "Serap seni böyle düşünmemiştim" İyi ki kırmızı ayakkabılarım yoktu, dayanamaz giyer ve belki de "sende mi" diye söylendirirdim... İlk fırsatta soracağım edindi mi bir kırmızı ayakkabı...

Onu tanıtmaya çalışmamda ki en büyük etken bloger arkadaşlarımızdan birinin çıkarmış olduğu bir kitabı bizlere tanıtırken gösterdiği sevgi dolu, beğeni dolu haldir.Herkese kısmet olmaz bir yüreğin bu kadar çoşkulu ve sevgi dolu olması. Sevdim..

Bulabildiniz değil mi?

Bloger arkadaşlarımdan sevgili Şükrüye Kayhan'ın "Kimi arıyorum biliyor musunuz" başlıklı blogunda tanıttığı sevgili Haşim'i tanımamak olmazdı. Cevapladım. Kararlıydı sevgili ebemiz topu uzaklara atmaya, İzmirden çok uzağa Adana'ya. Yıldızlar saçarak gelen bir topu havada yakaladım. Merhaba...

Bakalım kim olacak ebe...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli Serap gerçekten ikinciye okuduğumda anladım. Gerçektende ben Fenerbahçeliyim..Kendine iyi bak, en derin sevgi ve saygılarımla..

Mehmet EREN 
 16.05.2008 23:16
Cevap :
Teşekkür ederim..  17.05.2008 11:03
 

ve şiir de çok güzeldi. Kırmızı ayakkabımı dedin, almaz olur muyum bir kaç gün sonra dayanamayıp hemen almıştım. sevgiler...

Ruksan İLDAN 
 16.05.2008 17:55
Cevap :
Güle güle giy kırmızı ayakkabını, benim hala yok bir kırmızı ayakkabım:) Şiir çok güzel, çokkkk severek okuyorum. sevgiler  16.05.2008 19:54
 

Can dost o, can dost.. Sevgimle...

Sema CURUK 
 16.05.2008 2:02
Cevap :
Ne güzel dost diyebiliyorsun..sevgimle..  16.05.2008 11:37
 

ama sanırım ruksanı anlatıyorsunuz... o ,o bir içten,samimi,can arkadaş diyebilirim sadece .selamlar ebecik..:))

CANSİN 
 16.05.2008 1:02
Cevap :
Evet Ruksanı anlattım.teşekkür ederim.  16.05.2008 11:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 76
Toplam yorum
: 1905
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 2472
Kayıt tarihi
: 06.11.06
 
 

"Yasamak sakaya gelmez,büyük bir ciddiyetle yasayacaksinbir sincap gibi mesela,yani yasamin disinda ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster