Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Adem Güngör/FETHİYE KÜLTÜR ETKİNLİKLERİ

http://blog.milliyet.com.tr/ademgungor

03 Ekim '12

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
212
 

Kırsal kesim İlköğretim çocuklarının 1970 yıllarındaki yaşamları...

Kırsal kesim İlköğretim çocuklarının 1970 yıllarındaki yaşamları...
 

KÖY OKULU ÇOCUKLARI


Hayat çok çetin şartlarda geçerdi ilkokul yıllarımda. Bir metre kar yağardı bizim oralara. Babam ve komşular ellerine aldıkları küreklerle, okula gidebilmemiz için elli santimlik ince bir yol açarlardı bize. Her gün elime bir odun parçası alır okula öyle giderdim ki öğretmen neden odun getirmedin diye kulağımı çekmesin diye. O soğukta odun parçasını  taşımak çok zor gelirdi bana. Babama bir alternatif getirdim. ''Baba bize her gün odun taşıtacağına, öğretmenimle görüşsen de bizim atla bir yük odun bıraksak okula. Biz de bu karda kışta odun taşımaktan kurtulsak dedim. Babam sert bir bakış attı; korktum! ''Bir konuşalım.'' dedi.  Odun derdi bitmiş gibiydi. Ben artık okula odun parçası götürmüyordum ama bu seferde arkadaşlarımın arasında dedikodular başladı. ''Yok, efendim sen torpilli misin? Sen neden odun getirmiyorsun?'' gibi laflardan bıkmıştım. Ne kadar da ''Babam okula bir yük odun bıraktı.'' desem de nafile. Sonunda baktım ki  hepsinin babası birer yük odun getirir oldular okula. Ben laflardan kurtuldum, onlar odun taşımaktan.

Soğuk, tipi, bütün kış kalkamayan kar... Kış aylarında aç kalan kuşların yaşam mücadelesi... Acırdım, onları eve alır yem, su verirdim. Onlar arkadaşım olurdu. Bahar ayı gelmeye görsün, selam bile verenim olmazdı. Ama ben yine de karşılıksız, dostluklarıma devam ettim.

Komşuluk ilişkileri çok farklıdır kırsal kesimde. Bizim evde bir gün diritme dediğimiz yöresel yemek pişirilmiş, koku mis. İçinde nohut, bakla, fasulye, buğday ve daha nice baklagiller... Piştikten sonra da ceviz, turunç ekşisi ve pul biberini koydun mu?.. Yemede yanında yat derler ya! O hesap. Tabi bir de komşulara dağıtmak gerek. Tabi ki iş evin küçüğü olarak bana düştü. Çocuğuz ya! ''Bana iki tane yumurta verirsen dağıtırım.''dedim, anlaştık. Gittim tek tek kapıları dolaştım, dağıttım ve yumurtaları hak ettim. Eve döndüm haklı olarak yumurtalarımı istedim. İstemez olaydım. Ablam ''Yok yumurta falan! '' dedi. ''Öylemi! Bende dağıttıklarımı toplarım.'' dedim ve koşarak evden çıktım. Baktım ki ablam da arkamda!
''Tamam! Hatta dört yumurta vereceğim.'' diyerek peşimden koşuyor. Hemen durdum tabi.  Eve geldiğimizde beni bir sürpriz bekliyordu. O kadar dayağı daha hiç yememişimdir herhalde. Küçüğüz tabi durur muyum o dayaktan sonra! Ablamın dokuduğu kilimin iplerinin bir bölümünü makasla kesiverdim. Tabi ki kaçamadım. Ablam beni tuttuğu gibi banyoya attı beni. Yine de pes etmedim. Banyodaki  koyun yünlerini tuvalete atmakla tehdit ettim ve kıvrak zekamla hapsedildiğim yerden de kurtulmuş oldum.  Muğla/Fethiye/ Seki Beldesi Temel Köyü devamı gelecek.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

YILLAR GERÇEKTEN ÇETİNDİ.GÜZEL BİR PAYLAŞIM.SAĞLIKLI MUTLU YAŞAM DİLEKLERİMLE SELAMLAR.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 03.10.2012 20:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 320
Toplam yorum
: 156
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 1696
Kayıt tarihi
: 16.04.09
 
 

Muğla Fethiye doğumluyum. Sanat okulu elektrik bölümü mezunuyum. Tarih ve Kültüre çok önem veriyo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster